Karar yazarı Beki: Davutoğlu Gazze yönetimine aday, Filistinli iki tarafın üzerinde uzlaşacağı tek isim olduğunu düşünüyor
Karar yazarı Akif Beki, Londra’da eski Başbakan ve Gelecek Partisi lideri Ahmet Davutoğlu‘nun katıldığı toplantılardan izlenimlerini aktardığı yazısında, Davutoğlu’nun Tony Blair‘in Gazze’de geçiş yönetiminin başına getirilmesi fikrine tepki gösterdiğini yazdı. Beki’nin aktardığına göre Davutoğlu, “Bu, modern bir sömürgeciliktir. Orta Doğu halkları nasıl yönetileceğini çok iyi bilir” ifadeleriyle, Blair’in olası görevlendirmesine karşı çıktı. Davutoğlu, Gazze’nin yönetimine bölgeden ve Müslüman dünyadan bir ismin atanmasının gerektiğini savundu. Beki’nin aktardığına göre Davutoğlu, BM kararıyla uluslararası meşruiyetin sağlanması halinde göreve sıcak bakabileceğini belirtti. Davutoğlu, kendi isminin İsrail’i rahatsız edeceğini kabul ederken, Filistin’de hem Abbas yönetimi hem de Hamas tarafından uzlaşılabilecek tek isim olduğunu da dile getirdi.
Beki, Davutoğluile görüşmesini şöyle aktardı:
“Davutoğlu, Blair’in adının geçmesine, Trump tarafından öne çıkarılmasına çok tepkiliydi. Blair’ın, uluslararası meşruiyet ve BM Güvenlik Konseyi kararı olmadan Irak’ın işgaline destek vermesinden girdi… Şimdi, 23 yıl sonra yine uluslararası meşruiyet ve BM kararı olmadan Gazze’yi yönetmeye gönderilmesinden çıktı… Özetle dedi ki: ‘Bu nedir? Bu, modern bir sömürgeciliktir. Orta Doğu halkları nasıl yönetileceğini çok iyi bilir. 600 yıl ayakta kalan bir devlet kurduk. Kimse bize nasıl yönetileceğimizi öğretemez. Orta Doğu’nun başka bir sömürge görevine ihtiyacı yok…’
Yoksa kendisini mi işaret ediyordu? Davutoğlu dururken Blair de kim oluyor, demeye mi getiriyordu? Akşam Oxford’daki otel lobisi sohbetinde direkt sordum. Aynı doğrudanlıkla cevap verdi.
Kendisinin olması şartına bağlamıyor. Fakat madem Gazze’ye geçiş yöneticisi atanacak, bir İngiliz validense bölgeden ve Müslümanlardan biri olmasını şart görüyor.
Peki, kendisine teklif edilirse kabul etmez mi? Mevcut koşullarda gerçekçi bulmamakla birlikte göreve hazır. Ancak bir şartla. İşe yaraması, kalıcı barış amacının başarılması için BM kararı ve uluslararası meşruiyeti olmazsa olmaz sayıyor.
Eski İsveç Başbakanı Carl Bildt’in, savaş sonrasında BM kararıyla Bosna-Hersek’e Yüksek Temsilci atanmasını hatırlattı. Davutoğlu, aynı modelin Gazze için de çalıştırılması gerektiğini savunuyor.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, isterse Trump’ı buna ikna edebilir mi? İhtimal veriyor mu, derseniz veriyor. Türkiye’nin bastırması hâlinde sonuç alabileceği kanaatinde.
Davutoğlu, kendi adının İsrail’i rahatsız edeceğinin, böyle bir göreve getirilmesine Netanyahu’nun şiddetle direneceğinin farkında. Ancak Filistinli iki tarafın, hem Abbas yönetimi hem de Hamas’ın üzerinde uzlaşacağı tek isim olduğunu vurgulamaktan da geri kalmadı.”
Yazının tamamı için .