Milliyet yazarı Belma Akçura: Dil en çok da Gazze’yi vurdu; gerçeği aktarmak için değil, gerçeğin ağırlığını hafifletmek için kullanıldı

Milliyet yazarı Belma Akçura: Dil en çok da Gazze’yi vurdu; gerçeği aktarmak için değil, gerçeğin ağırlığını hafifletmek için kullanıldı

Milliyet yazarı Belma Akçura: Dil en çok da Gazze’yi vurdu; gerçeği aktarmak için değil, gerçeğin ağırlığını hafifletmek için kullanıldı
Yayınlama: 14.12.2025
A+
A-

Milliyet yazarı Belma Akçura, “Modern savaşlarda artık sadece toprak, hava sahası ya da enerji hatları için mücadele edilmiyor; kelimeler de en az füzeler kadar stratejik bir rol oynuyor. Dil en çok da Gazze’yi vurdu. Dil, gerçeği aktarmak için değil, gerçeğin ağırlığını hafifletmek için kullanıldı.” diye yazdı.

Akçura, bugünkü “Savaşta dilin siyasallaşması” başlıklı köşe yazısında modern dünyada gerçekleşen savaşlarda dilin önemine dikkat çekti. Kullanılan kelimelerin hukuktan diplomasinin yönüne, medyanın dilinden tarih yazımına kadar her şeyi etkilediğini belirten Akçura’nın yazısının ilgili bölümü şöyle:

“Dil en çok da Gazze’yi vurdu. Öyle ki dilin bizzat kendisi, tarafların elinde yeni bir cephe hattına dönüştü. Dünyanın gözünün önünde yaşanan aynı görüntüye farklı kelimelerle bakan iki dünya oluştu. Bir taraf ‘bombardıman’ dedi, diğeri ‘operasyon.’ Kimi ‘yerinden edilme’ yazdı, kimi ‘güvenli bölgeye yönlendirme.’

Çocuklar öldüğünde bile dil, ‘patlama sonucu kayıplar yaşandı’ diye yumuşatıldı. Kimin öldürdüğü, neden öldürdüğü, nasıl öldürdüğü cümleden çekilip alındı. Dil, gerçeği aktarmak için değil, gerçeğin ağırlığını hafifletmek için kullanıldı. Bu cepheleşme en çok da ‘soykırım’ kelimesinde yaşandı.

Oysa Raphael Lemkin’in tanımında soykırım, bir halkın yaşam damarlarının kesilmesiydi. Yalnızca öldürmek değil; suyu, toprağı, okulu, evi, üretimi, geleceği yok etmekti. Gazze’de olan da buydu. Buna rağmen soykırım diyenler ‘taraflı’ olmakla suçlandı. Ağır suçlar ‘aşırı güç kullanımı’ diyerek perdelendi. ‘meşru müdafaa’ söylemi ise binlerce sivilin ölümüyle çeliştiği için sert tartışmalara yol açtı. Kelimeler bir siyasi pozisyon gibi damgalanmaya başlandı. Her kelime, saniyeler içinde taraf yaratan bir işarete dönüştü.”

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.