“175 milyonluk bağış farkı” tartışması | OYAK üyelerinin avukatı Üçok: Aynı yıl, aynı ülke, aynı muhasebe standardı uygulanıyorsa üç farklı ‘enflasyon artışı’ ortaya çıkması mümkün değil!

“175 milyonluk bağış farkı” tartışması | OYAK üyelerinin avukatı Üçok: Aynı yıl, aynı ülke, aynı muhasebe standardı uygulanıyorsa üç farklı ‘enflasyon artışı’ ortaya çıkması mümkün değil!

“175 milyonluk bağış farkı” tartışması | OYAK üyelerinin avukatı Üçok: Aynı yıl, aynı ülke, aynı muhasebe standardı uygulanıyorsa üç farklı ‘enflasyon artışı’ ortaya çıkması mümkün değil!
Yayınlama: 22.12.2025
A+
A-

Ordu Yardımlaşma Kurumu (OYAK), OYAK Çimento ve OYAK Yatırım’ın 2023 yılına ait Genel Kurul Kararları ile Bağımsız Denetim Raporlarında yer alan bağış tutarlarının uyumlu olmadığına yönelik iddialar gündemdeki yerini korurken, OYAK üyelerinin avukatlarından Ahmet Zeki Üçok, Aynı yıl, aynı ülke, aynı muhasebe standardı uygulanıyorsa yüzde 48, yüzde 26 ve yüzde 0 gibi üç farklı ‘enflasyon artışı’ ortaya çıkması mümkün değildir.” dedi.

Cumhuriyet yazarı Barış Terkoğlu, geçtiğimiz günlerde kaleme aldığı yazısında, “OYAK Çimento Fabrikaları AŞ’nin 29 Mart 2024 tarihli genel kurulu kararında 323 milyon 323 bin 416 TL bağış ve yardım yapıldığı belirtilirken bağımsız denetçi raporunda 477 milyon 937 bin 411 TL bağış ve yardım yapıldığı yazıyormuş. OYAK Yatırım Menkul Değerler AŞ’nin 29 Mart 2024 tarihli genel kurulu kararında 32 milyon 627 bin 859,51 TL bağış ve yardım yapıldığı belirtilirken bağımsız denetçi raporunda 53 milyon 760 bin 869 TL bağış yapıldığı görünüyormuş. Sadece iki şirketin raporlarının karşılaştırılmasında bir yıl için toplamda 175 milyon 747 bin 5 liralık yardım ve bağış farkı bulunmuş.” ifadelerini kullanmıştı.

OYAK’tan yapılan açıklamada ise “Genel kurul kararları ile bağımsız denetim raporları arasında yer alan rakamlardaki nominal farklar enflasyon muhasebesi gereği yapılması zorunlu olan düzeltmelerden kaynaklanmaktadır. (…) Başka bir anlatımla; ilgili bağışlar şirketin cebinden çıktığında 323 milyon TL iken, yüksek enflasyon nedeniyle 31 Aralık’ta yani yıl kapatılırken şirkete etkisi 477 Milyon TL’dir. (…) Dolayısıyla, ilgili şirketlerin genel kurul kararları ile bağımsız denetim raporlarında görülen farklar yazınızda ima edildiği gibi herhangi bir suistimalden değil, mevzuat gereği yapılması zorunlu muhasebe süreçlerinden kaynaklanmaktadır.” denilmişti.

Kurumun açıklamasından sonra OYAK üyelerinin avukatlarından Ahmet Zeki Üçok’u aradığını kaydeden Terkoğlu, Üçok’un açıklamalarını şöyle aktardı:

“Mesele muhasebe değil, yetki aşımıdır. Genel kurulun bağış ve yardımlar için belirlediği tutarlar; yönetim kurullarına verilmiş sınırsız bir takdir yetkisi değil, açık, sayısal ve bağlayıcı üst sınırlardır. Hiçbir muhasebe standardı genel kurul kararlarının bağlayıcılığını ortadan kaldıramaz.

TMS-29, yüksek enflasyonlu ekonomilerde; bilançoda yer alan parasal olmayan varlık ve yükümlülüklerin, gerçeğe daha yakın gösterilmesi amacıyla uygulanır. Bağış ve yardımlar ise bir varlık değildir, bir yükümlülük değildir, bilançoda taşınan bir kalem hiç değildir. Bağışlar; yapıldığı anda giderleşen, kayda alındığı anda kapanan, tek seferlik işlemlerdir. Bu nedenle TMS-29, bağışların yıl sonunda ‘enflasyonla büyütülmesi’ için hukuki veya muhasebesel bir dayanak oluşturmaz.

Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 298/A maddesi, enflasyon düzeltmesini, bilançoda yer alan parasal olmayan kıymetlerle sınırlandırmıştır. Bu maddeye dayanılarak çıkarılan 555 sıra numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği de enflasyon düzeltmesinin bilanço esaslı olduğunu, gerçekleştiği anda giderleşen işlemlere uygulanamayacağını açıkça ortaya koymaktadır.”

Üçok’un, “açıklama doğru kabul edilseydi dahi” açıklanan sayılardaki çelişkiye dikkat çektiğini belirten Terkoğlu, “OYAK Çimento Fabrikaları AŞ’nin genel kurul kararıyla denetçi raporu karşılaştırılmasında yüzde 48 enflasyon artışı hesabı olduğunu; buna karşın OYAK Yatırım Menkul Değerler’de yüzde 26, HEKTAŞ Ticaret TAŞ’da ise yüzde 0 olduğunu gösterdi.” bilgisini paylaşarak, Üçok’un sözlerini aktardı:

“Aynı yıl, aynı ülke, aynı muhasebe standardı uygulanıyorsa yüzde 48, yüzde 26 ve yüzde 0 gibi üç farklı ‘enflasyon artışı’ ortaya çıkması mümkün değildir. Bu tablo, tek ve tutarlı bir enflasyon muhasebesi uygulamasını değil; harcanan tutarların şirketten şirkete farklı biçimde ve sonradan gerekçelendirilerek raporlandığını göstermektedir.”

Yazının tamamını okumak için .

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.