FutureBright Group ve Yüzyıllık Markalar Derneği ortaklığında araştırma: Türk tüketicisine göre “köklü marka” için 54 yıl şart

FutureBright Group ile Yüzyıllık Markalar Derneği’nin ortak araştırması, Türk tüketicisinin “köklü marka” algısını ortaya koydu. Türkiye genelinde 18-60 yaş arası 600 kişiyle yapılan çalışmaya göre, bir markanın köklü sayılması için ortalama 54 …

FutureBright Group ve Yüzyıllık Markalar Derneği ortaklığında araştırma: Türk tüketicisine göre “köklü marka” için 54 yıl şart
Yayınlama: 23.04.2026
A+
A-

FutureBright Group ile Yüzyıllık Markalar Derneği’nin ortak araştırması, Türk tüketicisinin “köklü marka” algısını ortaya koydu. Türkiye genelinde 18-60 yaş arası 600 kişiyle yapılan çalışmaya göre, bir markanın köklü sayılması için ortalama 54 yıllık geçmişe sahip olması gerekiyor.

Araştırma, köklülüğün yalnızca kuruluş tarihiyle değil; nesiller boyu deneyim, güven ve tutarlı kaliteyle ölçüldüğünü gösterdi. Tüketiciler, slogan ya da logodan çok markanın geçmişini, hikâyesini ve kuşaklar arası bağ kurabilmesini önemsiyor.

Katılımcıların büyük bölümü, köklü markaların mirasını kanıtlaması gerektiğini belirtirken, bu mirasın en önemli göstergesi olarak değişmeyen kalite öne çıkıyor. Öte yandan, köklü olmadığı halde tarihî bir imaj yaratmaya çalışan markaların güven kaybı yaşadığı ifade ediliyor.

Her 4 tüketiciden 3’ü bir markanın mirası olduğunu kanıtlaması gerektiğini söylüyor. Miras kanıtı olarak ise en başta kaliteyi gösteriyor. Tüketicinin ürünü her satın aldığında aynı kaliteyi yakalaması markanın mirasının en önemli göstergesi olarak düşünülüyor.

Tarihî görünmeye çalışmak ters tepiyor

Bir diğer çarpıcı bulgu ise; tarihî görünmeye çalışan markaların güven unsurunu aşındırması. Araştırmaya katılanların çoğunluğu “Bazı markaların köklü olmadığı halde tarihî bir algı yaratmaya çalıştığını düşünüyorum” diyor. Büyük bir oran ise “Köklü olmadığı halde böyle bir algı yaratmaya çalışmak güvenimi olumsuz etkiler” diye düşünüyor.

Bu alanda yapılan ilk araştırma

Araştırmanın lansman toplantısında konuşan Yüzyıllık Markalar Derneği Başkanı Gürsel Arseven “Köklü marka algısı üzerinde yapılan araştırmanın Türkiye’de bir ilk olması dolayısıyla gururluyuz. Benzer alanda pek fazla çalışma yok. Bu tarz çalışmalar dünyanın kaotik durumunun aşılması için gerçekten büyük önem taşıyor. Hız yüzünden her şeyin hızlıca yıpranıp tüketildiği dünyamızda yüzyıllık markalar 19. yüzyıldan bu yana kadim uğraşlarını devam ettiriyorlar. Kaotik süreçler ve güvensiz ortamlar, köklü kurumlara yönelme eğilimini artırıyor. Bizler de yazılı kayıtlarla daha geniş kitle oluşturmak için gayret ediyoruz. Ülkemizde milli mirasın oluşması için gereken ekonomik ömür ortalama 34 yıl olarak düşünülüyor, oysaki bu rakam İtalya’da yaklaşık 100 yıl. Bu yüzden bu FutureBright Group ile gerçekleştirdiğimiz bu araştırma çok kıymetlidir. Toplumsal dokuyu kalıcı ve sürdürülebilir kılmak, duygusal bağ oluşturmak ve aidiyet yaratmak konusunda çalışmalarımız devam edecektir” dedi.

Logonun başına tarih koymak bir şey ifade etmiyor

FutureBright kurucu ortağı Akan Abdula ise markanın köklülük algısındaki önemli kriterin aslında yaşanmışlık olduğunu belirterek “…. tarihinden bu yana” başlığının tüketici nezdinde çok fazla bir şey ifade etmediğini söyledi. Abdula sözlerine şöyle devam etti:

“Araştırmada yabancı markalarda olan köklülüğün bizim köklülüğümüz olmadığını ve çok da önemsenmediğini gördük. En köklü markamızın ise İstanbul olarak belirtildiğini gözlemledik. Köklü olmak için nostalji kelimesi ise bazen yük olabiliyor; inovasyon yoksa nostalji herhangi bir işe yaramıyor. X, Y ve Z kuşaklarının da köklü marka algısının değişiklikler gösterdiğini belirledik. Köklü marka olmanın temelleri; tutarlı kalite, kurumsal kimlik ve itibar üçlüsünde yatıyor.”

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.