Ekmek ve Gül, 15 ilde yaptığı “Türkiye’de Kadın Yoksulluğu Panoraması” başlıklı anketin sonuçlarını açıkladı. Kadınların yoksullukla mücadele ederken yaşadıkları özgün sorunları, geliştirdikleri baş etme yöntemlerini ve çözüm önerilerinin ortaya …
Ekmek ve Gül, 15 ilde yaptığı “Türkiye’de Kadın Yoksulluğu Panoraması” başlıklı anketin sonuçlarını açıkladı. Kadınların yoksullukla mücadele ederken yaşadıkları özgün sorunları, geliştirdikleri baş etme yöntemlerini ve çözüm önerilerinin ortaya konduğu anketin temel amacının 1 Mayıs’a giderken kadın yoksulluğuna dikkat çekmek ve emekçi kadınların yoksullaşmaya karşı taleplerini görünür kılmak olduğu belirtildi. Kocaeli Ekmek ve Gül Kadın Derneği Temsilcisi İzel Gözde Meydan, “Kadınlar hem iş yerinde hem de yaşam alanlarında ‘taciz, kötü muamele, şiddet ve yoksulluk sarmalı’ içinde” dedi.
Ekmek ve Gül, 15 ilde yaptığı “Türkiye’de Kadın Yoksulluğu Panoraması” başlıklı anketin sonuçlarını Mimarlar Odası Büyükkent Şubesi’nde düzenlediği basın toplantısı ile açıkladı. 9 kadın dayanışma derneği ve 23 Ekmek ve Gül grubunun toplam 2 bin 804 kadınla gerçekleştirdiği anketle ilgili toplantıya, çok sayıda kadın örgütü ve sendika temsilcisi katıldı. çalışması; kadınların yoksullukla mücadele ederken yaşadıkları özgün sorunları, geliştirdikleri baş etme yöntemlerini ve çözüm önerilerini ortaya koydu. Açıklamaya çok sayıda kadın örgütü ve sendika temsilcisi katıldı. Çalışmadaki temel amacın ise 1 Mayıs’a giderken kadın yoksulluğuna dikkat çekmek ve emekçi kadınların yoksullaşmaya karşı taleplerini görünür kılmak olduğu vurgulandı.
Anket sonuçları başlıkları ise şöyle:
“Kadınların 5’te 1’i iş bulamıyor”
Katılımcıların yüzde 42,6’sının 35-50 yaş arasında, yüzde 34,5’inin lisans mezunu ve yüzde 33,7’sinin lise mezunu olduğu aktarıldı. Anket sonuçlarında, çalışmayan kadınların yüzde 28,1’inin çocuk/yaşlı bakımı ve ev işleri nedeniyle istihdam dışında olması öne çıktı. Kadınların 5’te 1’inin istihdama katılımlarının önündeki en büyük engellerden birinin ise “iş bulamamak” olduğu kayıtlara geçti. Ankete katılan kadınların yüzde 61,7’sinin ücretli bir işte çalışmadığı tespit edildi.
“Çalışan kadınların yüzde 65.7’si örgütsüz”
Katılımcı kadınların yüzde 14,8’inin hane geliri 28 bin liranın altında. Ayrıca hane geliri 28 bin liranın altında olan kadınların sendikalı olma oranı yüzde 1,4. Hane gelirinin 28-40 bin arasında olan kadınların sendikalı olma oranı yüzde 6, 40 bin 100 bin arası geliri olanların sendikalı olma oranı yüzde 27,2 iken hane geliri 100 binin üzerindeki kadınların sendikalı olma oranı yüzde 59,2 olarak kayıtlara geçti. Ortaya çıkan tablo anket katılımcısı çalışan kadınların yüzde 65,7’sinin örgütsüz olduğunu gözler önüne serdi.
“Kadınlar doktora gitmeyi erteliyor”
Her iki kadından birinin maddi imkansızlık nedeniyle temel ihtiyaçlarından vazgeçtiğini gözler önüne seren anket sonuçlarında, kadınların yüzde 87,5’inin gelirlerini en çok gıda ve beslenmeye harcadıkları ortaya çıktı. Ankete katılan kadınların yüzde 63,5’i tatil, hobi ya da spor giderlerini, yüzde 59,1’i giyim ihtiyaçlarını, yüzde 54,4’ü ise kişisel bakım harcamalarını ertelediğini ifade etti. Üstelik anket sonuçları kadınların yaklaşık 10’da birinin doktora gitmeyi ya da ilaç almayı ertelediğini ortaya koydu.
“Kadınlar geleceğe dair kaygılı ve belirsiz hissediyor”
Ankette geleceğe dair nasıl hissettikleri sorulan kadınların yüzde 43,3’ü kaygılı olduğunu vurgularken, yüzde 24,1’i belirsizlik, yüzde 16,9’u güvencesizlik, yüzde 6,3’ü mutsuzluk hissinin hakim olduğunu belirtti. Katılımcıların yalnızca yüzde 7,4’ü geleceğe dair umutlu olduklarını söyledi. Rapor sendikal korumanın uzağındaki hizmet ve sanayi işçilerinde güvencesizlik hissinin en üst düzeyde olduğunu ortaya koydu.
“Kadınlar taleplerini dile getirdi”
Ankette katılımcı kadınların talepleri de yer aldı. Kadınların talepleri şöyle:
“Her mahalleye ve iş yerinde ücretsiz, nitelikli ve 7/24 hizmet veren kamu kreşleri ve yaşlı bakım merkezleri.
Kadınların güvenceli ve tam zamanlı istihdama erişimini artıracak emek politikaları geliştirilmelidir.
Eşit işe eşit ücret uygulanması, kadınların yoğunlaştığı sektörlerde ücret iyileştirmesi yapılması ve kayıt dışı istihdamın ortadan kaldırılması.
Ücretler yoksulluk sınırının üzerine çıkarılmalı ve bu sınırın altındaki gelirler vergiden muaf tutulmalıdır.
Kadınların çalışma yaşamına katılımı önündeki en önemli engellerden biri olan bakım yükü kamusal olarak üstlenilmelidir. Her mahallede ve her iş yerinde 7/24 hizmet veren, ücretsiz ve nitelikli kreş ve yaşlı bakım merkezleri açılmalıdır. Çok sınırlı sayıda örnekleri bulunan halka yönelik yemekhane/aşevi ve çamaşırhane uygulamaları yaygınlaştırılmalıdır.
Özellikle tek ebeveynli haneler, işsiz kadınlar için kira, gıda, fatura ve eğitim masraflarını karşılamaya dönük düzenli sosyal yardımlar verilmelidir.
Sosyal güvenlik imkanları (sağlık, emeklilik, özlük hakları vb.) ebeveyn ya da eş aracılığı olmaksızın tüm kadınları kapsamalıdır.
Kadınların yoksulluğa karşı en önemli araçlarından biri olan örgütlenme mekanizmaları desteklenmelidir.
Sağlık, eğitim, barınma ve gıda gibi temel ihtiyaç alanları bireylerin parası kadar yararlanabileceği şekilde piyasalaştırılmaktan çıkarılmalı, kamusal hizmetlerin kapsamı genişletilmeli ve niteliği artırılmalıdır. Okullarda çocuklara bir öğün, ücretsiz ve sağlıklı yemek sağlanmalı.
Sermaye sahiplerine mülkiyetlerine oranla vergilendirme uygulanarak bu kaynaklar toplumsal refah için kullanılmalıdır.
Kadınlara yönelik politikalar istihdam, ücret, bakım, sosyal güvenlik, şiddetle mücadele ve örgütlenme hakkını birbirinden kopuk değil, birbirini tamamlayan alanlar olarak düşünmelidir.”
“Ankette ‘Tatile gidebildiniz mi’ sorusu karşılıksız kalıyor”
Esenyalı Kadın Dayanışması’ndan Adile Doğan ise sahada yapılan verilerini paylaştı. Doğan’ın verilerine göre çalışan kadınlar için “ek iş”in artık istisna değil, hayatta kalmanın zorunlu koşulu haline geldiğini ortaya koydu.
“Kadınların hem iş yerinde hem de yaşam alanlarında bir ‘taciz, kötü muamele şiddet ve yoksulluk sarmalı’ içinde”
Aradan geçen dört yılda yoksulluğun daha da derinleştiğini dile getiren Meydan, özellikle kadınlar açısından tablonun ağırlaştığını söyledi. Kocaeli’de ağırlıklı olarak emekçi mahallelerinde faaliyet yürüttüklerini belirten Meydan, görüştükleri kadınların büyük bölümünün sendikasız işlerde çalıştığını, çok azının sendikalı olduğunu aktardı.