CHP’li Rahmi Aşkın Türeli’den tarım politikası çıkışı: Çiftçi değil şirketler korunuyor

CHP İzmir Milletvekili Rahmi Aşkın Türeli, Türkiye’de tarım sektörünün uzun yıllardır uygulanan politikalar nedeniyle “ağır bir enkazla” karşı karşıya olduğunu belirterek, üreticiyi merkeze alan kamucu ve planlı bir tarım modeline dönülmesi …

CHP’li Rahmi Aşkın Türeli’den tarım politikası çıkışı: Çiftçi değil şirketler korunuyor
Yayınlama: 15.05.2026
A+
A-

CHP İzmir Milletvekili Rahmi Aşkın Türeli, Türkiye’de tarım sektörünün uzun yıllardır uygulanan politikalar nedeniyle “ağır bir enkazla” karşı karşıya olduğunu belirterek, üreticiyi merkeze alan kamucu ve planlı bir tarım modeline dönülmesi gerektiğini söyledi.

Türeli, AKP iktidarının 24 yıllık tarım politikalarının üretim alanlarının daralmasına, ithalat bağımlılığının artmasına ve kırsal nüfusun çözülmesine yol açtığını savundu. Tarımın yalnızca ekonomik değil aynı zamanda sosyal ve ulusal güvenlik açısından stratejik bir sektör olduğunu vurgulayan Türeli, “Dünyada en liberal ekonomiler bile tarımda kamucu politikaları öncelemektedir” değerlendirmesinde bulundu.

Türeli’nin paylaştığı verilere göre, 2002 yılında 23,9 milyon hektar olan işlenen tarım alanı 2024 itibarıyla 20,2 milyon hektara geriledi. Yaklaşık 3,7 milyon hektarlık alanın üretim dışına çıktığını belirten Türeli, tarımın Gayrisafi Yurtiçi Hasıla içindeki payının da yüzde 10,2’den yüzde 5,2’ye düştüğünü kaydetti.

Tarım sektöründeki istihdam kaybına da dikkat çeken Türeli, 2005 yılında toplam istihdam içinde yüzde 25 seviyesinde olan tarımsal istihdam oranının 2025’te yüzde 14’e kadar gerilediğini ifade etti.

“Türkiye temel ürünlerde ithalatçı hale geldi”

Türeli, Türkiye’nin buğday, arpa, pirinç, ayçiçeği, soya fasulyesi, kırmızı mercimek, canlı hayvan ve et gibi birçok temel üründe ithalatçı konuma sürüklendiğini belirtti. Tarımsal üretim yerine ithalatı önceleyen politikaların gıda arz güvenliğini tehdit ettiğini savunan Türeli, yalnızca gıda ürünlerinde değil gübre, tarım ilacı ve tarım makinelerinde de ciddi dışa bağımlılık oluştuğunu söyledi.

Açıklamada, tarımsal desteklerin yıllardır Tarım Kanunu’nda yer alan “milli gelirin yüzde 1’inden az olamaz” hükmünün altında kaldığına da dikkat çekildi. 2026 yılı için öngörülen 168 milyar liralık tarımsal destek tutarının Gayrisafi Yurtiçi Hasıla’nın yalnızca binde 2,2’sine denk geldiği belirtildi.

“Çiftçi borç yükü altında eziliyor”

Türeli, yüksek girdi maliyetleri ve düşük ürün fiyatları nedeniyle çiftçilerin ağır borç yükü altına girdiğini belirterek, “Tarlasını ipotek ettiren, traktörü haczedilen çiftçi üretimden koparak kentlerde ucuz iş gücü ordusuna dahil edilmektedir” ifadelerini kullandı.

Türeli, mevcut tarım anlayışının küçük üreticiyi tasfiye ederek sektörü büyük şirketlerin kontrolüne bıraktığını öne sürdü. “İktidarın tarım politikası, küçük üreticiyi tasfiye ederek tarımı endüstriyel holdinglerin tekeline bırakmıştır” diyen Türeli, küçük ve orta ölçekli çiftçilerin kendi tarlalarında güvencesiz ve düşük gelirli bir yapıya itildiğini savundu.

Kamucu ve planlı tarım çağrısı

Türeli, çözüm için ithalatı sınırlandıran, çiftçinin girdi maliyetlerini sübvanse eden ve kooperatifçiliği güçlendiren yeni bir tarım politikası gerektiğini söyledi. Bu kapsamda tarımsal desteklerin milli gelirin yüzde 1’ine çıkarılması, çiftçi borçlarının yeniden yapılandırılması, mazottan verginin kaldırılması, tarımsal KİT’lerin güçlendirilmesi ve ekolojik tarımın teşvik edilmesi önerileri sıralandı.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.