TÜİK anketini reddettiği için 19 bin lira ceza yiyen vatandaş Radyo Sputnik’e dert yandı

Mustafa Hoş’la Yol Arkadaşı’nın bugünkü konukları Saadet Partisi İletişim ve Tanıtmadan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Yılmaz ve Esnaf İbrahim Öngel oldu.

TÜİK anketini reddettiği için 19 bin lira ceza yiyen vatandaş Radyo Sputnik’e dert yandı
Yayınlama: 15.05.2026
A+
A-

Saadet Partisi İletişim ve Tanıtmadan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Yılmaz, Saadet Partisi’nin iletişimdeki yerini ve yapılan paylaşımları canlı yayında anlattı. Esnaf İbrahim Öngel ise TÜİK’ten yediği cezayı ve detaylarını paylaştı.

Saadet Partisi İletişim ve Tanıtmadan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Yılmaa şunları söyledi:

Ben de buna çalışırken hakikaten hiç haberim yoktu. Sizin de ifade ettiğiniz gibi benim de dilime o kadar takıldı ki… Bu akımdan da bu şarkıdan da öncesinde haberim yoktu. Ama gençler, genç bir ekiple çalışıyoruz, öncelikle onu ifade edeyim. Böyle bir akımdan bahsettiler. Mustafa hocam girerken dediniz ya “Benim de dilime takıldı”, hakikaten biz o gün gün boyu çalıştıktan sonra, gece geç saat eve giderken kendi kendime fark ettim ki sürekli bunu tekrarlıyorum. Hatta eve vardığımda eşime de böyle arada birkaç defa tekrarlamışım; “Tamam da kanka ne alaka?” diye. Hakikaten böyle çok dile pelesenk olmaya uygun bir fonetiği de var. Bu bir akımmış tabii. Gençlere, topluma mal olmuş, işte akım haline gelmiş şeyleri… Hani siyasetin bir soğuk yüzü vardır ya, öyle denir; ona böyle sıcak dokunuşlar, onları siyasetin biraz daha sempatikleştirmeye çalışmak ama siyasetin ve iktidarın içindeki çelişkileri de bunlarla örtüştürme… Bu çaba biraz oradan çıkıyor. O yüzden de bizim tahminimizin ötesinde de bir etkileşim oluşturdu. Şöyle bir etkisi de olabilir: Bizimle ilgili, Saadet Partisi ile ilgili maalesef kamuoyunda yanlış bir algı var. Genelde Saadet Partisi deyince eskiden beri “yaşlı parti”, “yaşlıların partisi”… Oysa biz Türkiye’nin en genç genel başkanlarından birine sahibiz. İkincisi hakikaten hem parti bünyesindeki gençlerimiz hem de parti yönetim kadrolarımız; hakikaten birkaç defa da hesapladık bunu, en genç yaş ortalamasına sahip partilerden birisiyiz. Ben bunun da, bu çelişkinin de; yani “yaşlı parti”, “muhafazakar parti”, “dindar parti” ama sosyal medyada böyle çalışmalar yapılınca sanki daha dikkat çekici hale geliyor, biraz da onun etkisi var diye düşünüyorum. Arkadaşlar aralarında ne söyleyebiliriz diye düşündü, hani çok da popüler olduğu için… Genelde şu soruyu soruyorlar Mustafa hocam: “Hangi ajansla çalışıyor acaba?” Hakikaten şunu tekrar söylemek istiyorum; partimizin içinde pırıl pırıl bir genç grup var. Onlar hakimler ama burada bence anahtar kelime gönüllülük. Bu arkadaşlar yüreklerini veriyorlar bu işe. Parayla değil de biraz yürekle oluyor.

Esnaf İbrahim Öngel, şöyle konuştu:

Bir şahsi bir numara aradı beni. Telefonu açtım, merhabalar, ben işte TÜİK’ten arıyorum. Dedim evet. Dedi işte yılın aile seçilmiş, örnek aile seçildiniz dedi. Ben dedim acaba herhalde başka bir insana falan söylüyor. Daha sonra dedim buyurun, işte müsait misiniz? Tabi buyurun, dedi evinize geleceğiz. Ya dedim kardeşim kapat telefonu falan. Ben işte kapattım, tekrardan beni aradı. Dedi işte katılmak istemiyor musunuz? Dedim katılmak istemiyorum. Tamam o zaman siz biliyorsunuz dedi. Telefonu kapattıktan sonra, 20 saniye sonra bana normal mesaj yolları TÜİK’ten 18.991 lira ceza yazdı. Yani ceza geldi oradan bir mesajla. Sonra ben tekrardan aradım. Yani bu gerçekten şaka mı diyorsunuz? Yoksa hayır beyefendi biz işte Türkiye İstatistikler Kurumu işte falan dedi. Yani bu ankete katılmak zorundasınız dedi. Dedim tamam o zaman ben bir aydına geleyim. Sonra görüşürüz dedim. Bunlar Denizli şeymiş galiba, böyle birkaç bölgesi falan varmış efendim bunların. İşte İstanbul falan işte bilmiyorum. Ben hayatımda ilk defa TÜİK’ten duydum. Yani tabii arada duyuyorduk ama ben ilk defa başıma geldiği için bilemedim daha doğrusu. Doğrusu ben Aydın’a geldiğimde ofiste oturuyorduk. Hatta yanımda da avukat arkadaşlarım falan vardı. Ben dedim ki buyurun kardeşim gene özel numaradan aradılar. Dedim avukatım yanımda, avukatım falan konuşsun. Sonra avukat böyle bir konuşurken telefonu sessize aldı. Dedi ki abi bunlar büyük dolandırıcı herhalde dedi ya. Deyince orada zaten şey koptu, sinkaflı falan işte biz nasıl dolandırırsınız şöyle böyle falan dedik. Sonra çok hızlı çalışan bir kurummuş. Ertesi gün evimize tebrikat geldi. Sonuçta Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıyım. Ben de güncel durumları falan takip eden bir bireyim. Ve yani hatta bundan 4-5 gün önce falan da hatta okumuştum haberlerde falan. Özellikle baktım işte İstanbul’da bir Cumhuriyet Savcısı dolandırılıyor yani. Evet evet o da dolandırılmıştır. Onun üzerine böyle bir şeyleri dolunca yani insan ister istemez inanmıyor. Yani ben hatta şeylere söylemiştim. Herhangi bir tebligat gelmesi lazım. Yani gelin işte bak bu şekilde bir şey olması lazım. Ve ben seçme ve seçilme hakkı olan bir insanım. Katılmaya da bilirim en doğal hakkım olabilir ya. Şimdi muhtar da beni 3 sefer arayınca. Son günmüş o gün. Sonra gittim ben tebligatı aldım. Tekrardan işte 258’li Denizli işte bir kod o şey telefonu aradım. Sonra dediler ki hatta yarın işte anketçilerimiz falan gelecekler dedi. Tamam dedim kardeşim artık yani bu kadar ısrarla süre gelin bakayım o zaman dedim. Ankete katıldık mecbur. Hayır çay bile ısmarladım biliyor musun üzerine bir kahve falan. Başımızdan böyle bir garip olay geçti hocam. Yani o kadar çok ısrar edince ben de tamam dedim artık sıradan arkadaşmış gibi karşıladım işte falan. Arkadaşını falan dinledim yani olay bayağı farklı boyutlara gitti. Dertlenir falan dinledim tabii.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.