Rus uzman: Trump ticari oyununu sürdürdü, Pekin ilişkileri öngörülebilir zemine çekmeye çalıştı

Rusya Bilimler Akademisi’ne bağlı Çin ve Modern Asya Enstitüsü’nden Yekaterina Zaklyazminskaya, Trump’ın Çin ziyaretinde, Washington’un ticaret ve yatırım hedeflerine odaklandığını, Pekin’in önceliğinin ise “öngörülebilir ve yönetilebilir” ikili ilişkiler formülü oluşturmak olduğunu belirtti.

Rus uzman: Trump ticari oyununu sürdürdü, Pekin ilişkileri öngörülebilir zemine çekmeye çalıştı
Yayınlama: 15.05.2026
A+
A-

Rusya Bilimler Akademisi Çin ve Modern Asya Enstitüsü Dünya Politikası ve Stratejik Analiz Merkezi Başkanı Yekaterina Zaklyazminskaya, Sputnik’e yaptığı değerlendirmede, ABD Başkanı Donald Trump’ın Çin ziyaretinde tarafların farklı hedefler ve pozisyonlarla masaya oturduğunu söyledi.

Zaklyazminskaya, Trump’ın ziyareti boyunca “ticari oyununu” sürdürdüğünü, buna karşılık Pekin’in ilişkileri daha öngörülebilir ve yapıcı bir hatta yeniden konumlandırmaya çalıştığını vurgulayarak, şunları ifade etti:

Çin Dışişleri Bakanlığı yetkililerinin de belirttiği gibi, bu formülün ana fikri, daha öngörülebilir ve yönetilebilir ikili ilişkiler oluşturmaktır. Açıkçası, Çin son bir buçuk yılda Amerikan liderinin öngörülemeyen davranışlarından yorulmuştu ve bu nedenle öncelikli olarak siyasi diyaloğu yeniden kurmayı ve ikili ilişkilere bir miktar yönetilebilirlik kazandırmayı hedeflediler.

Çin’in görüşmelerde oldukça sert bir pozisyon aldığını vurgulayan Zaklyazminskaya, şunları söyledi:

Trump’ın beklentilerinin ne olduğu belirsizdi, zira Çin’in uzlaşmacı davranmayacağı ve tamamen taviz vermeyeceği, aksine nispeten sert bir çizgi izleyeceği başından beri belliydi. Görüşmelerde de bunu gözlemledik. Çin için bu görüşmede, Washington’un aksine kendisini çok öngörülebilir ve istikrarlı bir ortak olarak göstermek son derece önemliydi. Çin tarafının tüm eylem ve açıklamaları da bunu gösteriyordu. Trump’ın zaman zaman gösterişli ama altı çok dolu olmayan çıkışları karşısında Pekin dengeleyici bir aktör görüntüsü verdi.

Zaklyazminskaya, ABD yönetiminin Çin’e yaklaşımını da şöyle özetledi:

Liderler birbirlerine ne kadar gülümserse gülümsesin veya el sıkışırsa sıkışsın, ABD için durum bu, çünkü Çin dünyanın ikinci büyük ekonomisi. Liderler diplomasisi diye bir gerçek var ve Trump’ın kişisel düzeyde Şi Cinping’e büyük saygı duyduğunu söylemesi, onu övmesi bu gerçeği değiştirmiyor. Nitekim Trump, ülkesinin devasa nüfusunu yönettiği için ona birçok konuda saygı duyduğunu söylemişti. Ancak Çin’in yalnızca rekabetçi bir çerçevede algılandığı gerçeği ortadan kalkmıyor.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.