Öldürülen Işıl Öykü’nün babası Yunus Dinç: Duruşma tarihini kızımın doğum gününe verdiler

Mustafa Hoş’la Yol Arkadaşı’nın bugünkü konukları CHP Ankara Milletvekili Umut Akdoğan ve yaşamını yitiren Işıl Öykü’nün babası Yunus Dinç oldu.

Öldürülen Işıl Öykü’nün babası Yunus Dinç: Duruşma tarihini kızımın doğum gününe verdiler
Yayınlama: 20.05.2026
A+
A-

AKP Aksaray Milletvekili Hüseyin Altınsoy’un eşi Serap Altınsoy’un, bir miras davasında mahkeme masraflarını ödememek için muhtarlıktan ‘fakirlik belgesi’ aldığı yönündeki haberler ortaya çıktı. Olayı duyuran CHP Ankara Milletvekili Umut Akdoğan, canlı yayında detayları paylaştı.

İstanbul Pendik’te 18 Mayıs 2025’te yolun karşısına geçmek isteyen 14 yaşındaki Işıl Öykü Dinç, otomobilin çarpması sonucu yaşamını yitirdi. Olayın ardından otomobilin sürücüsü olduğu öne sürülen Ömer Faruk Ballı tutuklanırken aynı hafta içinde serbest bırakıldı. Adalet arayışını sürdüren Baba Yunus Dinç, canlı yayın konuğu oldu.

CHP Ankara Milletvekili Umut Akdoğan şunları söyledi:

Yani rakamları kabaca söyleyeyim. Mahkemeye yapılacak ön ödeme 300.000 lira ve 4 kardeş açmışlar, 75.000 lira için. Zaten kısmi dava açmışlar. Açtıkları kısmi davanın bugünkü ödemesi 75.000 lira. Ama toplam bölüşecekleri miras 60 milyon lira. Yani 4 kardeş bir kardeşe karşı açmış. Demek ki 5 kardeşler. 60 milyon liralık bir malın 5’e bölümü 12 milyon lira yapar. 12 milyon liralık mal elde edecekler ama bu harçlardan kaçıyorlar işte yani. Ve hakim de zaten gereğini söylemiş. Hakim de duruşmada “Ya insanlar altın borç alıp getirip bu paraları veriyorlar, siz nasıl bunu yaparsınız? Utanmıyor musunuz?” da demiş. Davada avukat da milletvekilinin kızı. Yani milletvekili beni… Hayır zaten kızı halihazırda avukat. kızı avukatlığını yapıyor. davacı olan kişi annesi, yani milletvekilinin eşi. Şimdi milletvekili diyor ki “Benim bunlardan hiçbirinden haberim yoktu. Sen nasıl milletvekilisin? Yani iktidardaki, saray çevresindeki çürümüşlüğün bu bir göstergesi. Bir bütün olarak bakmak lazım meseleye. sadece bu örnek yoktur tabii, biz bunu bulduk ortaya çıkarttık. Allah bilir daha neler neler var bu 25 yıllık iktidar sarhoşluğunun üstüne.

Yaşamını yitiren Işıl Öykü’nün babası Yunus Dinç, şöyle konuştu:

Bizler birer dedektif olduk eşimle birlikte. Maalesef devlet kurumlarının yapması gereken, kovuşturması gereken, hazırlaması gereken tutanakları, evrakları hep biz bir şeyler soruşturarak, hep biz mahkemeden talep ederek temin etmeye çalıştık. Bizim dosyamız bomboştu. Hatta ilk bir ay boyunca dosya bomboştu. Sadece olay yeri tutanağı ve kızımın yanındaki 14 yaşındaki arkadaşının sözde karakolda alınan bir ifade tutanağı vardı. Sanki kızım intihar etmiş gibi kızın ağzından cümleler yazılmış. Ve biz buna istinaden de başka bir görüntü, bir fotoğraf karesi, bir video olmayınca da sadece eşimle kendi kendimizi yedik. Kızımız 15 metre geride yaya geçidi varken niye yaya geçidini kullanmadı da böyle bir yola fırlama yaptı, yaya geçidi olmayan yerden yola fırladı diye kendi kendimizi yedik. Biz neyi eksik yaptık diye kendimizi sorguladık. Ve baktık ki herhangi bir görüntü eklenmiyor. Olay yerinde MOBESE direği var ve biz MOBESE görüntülerinin dosyaya eklenmesini bekledik. Çünkü bir yandan da kızımızın vefat ettiği akşam hastane bahçesine kızımızın eşyalarını karakoldan getiren polis memurları bize dediler ki, söför kadınmış, durmamış, kaçmış, yolda frenizi dahi yok, bir saat sonra dönüp karakola teslim olmuş dediler. Ben de kendimle dedim ki, bu sonraki süreç ben yarın kızıma son görevimi yerine getireyim, hukuki süreçle zaten ilgileneceğiz dedim. Karakola gidip olay yeri tutanağını almak istediğimizde tutanak üzerinde bir erkek şahsın ismi yazıyordu. Bizim ilk kafamızda süpü uyandıran mevzu bu oldu. Verdikleri duruşma tarihi 23 Eylül. Yani kızımızın doğum gününe duruşma tarihi verilmiş. Çok vicdansızca bu. Biz şahsı iki haftadır cezaevinde zannederken dördüncü gün dışarı çıkmış bu. Serbest bırakılmış. Özellikle olay yerindeki MOBESE kameralarının girmesini bekledik. Emniyetten adliye, yani dava dosyanıza bir dilekçe geldi. Yirmi dördüncü günün sabahında. Olay yerindeki MOBESE’lerin o gün çalışmadığı yönünde. Kızımızın dosyasında. Bu erkek şahıs olayın ertesi günü, 19 Mayıs günü nöbetçi savcılık tarafından tutukladık, Maltepe cezaevine gönderiliyor. Maltepe cezaevine girdiği gecenin ertesi sabahı, yani 20 Mayıs salı günü bir avukata vekalet veriyor cezaevinden. Bu avukat AK Parti MKYK üyesi, TÜRGEV yönetim kurulu üyesi avukat Fatih Sadullah Selman. Bu avukat salı günü itibariyle dava dosyasına girdiği anda itibaren olay yerindeki MOBESE hiç çalışmıyor oluyor. Olayın bir kilometre gerisindeki ve bir buçuk kilometre gerisindeki İdo ve Marina önündeki MOBESE kameralarında da arabayı önden gören kameralar çalışmıyormuş. MOBESE’ler yok deniliyor. Bu MKYK üyesi avukat üç günde üç savcı değiştirtiyor dosyada. Bir günde iddianame yazdırtıyor. Bir günde. Ve o iddianameyle de tutuksuz yargılanıyor zaten. O MOBESE’leri önüme koysunlar. Şoför kadınsa kadın, erkekse erkek. Kızımın kusuru varsa var. Ben her şeye razıyım. Bugün yanlışlıkla bir kedi köpeğe bile çarpsanız durup bakıyorsunuz veterinere yetiştirsek yaşatabilir miyiz bu hayvancağızları diye. Ya kızıma çarpıyorsunuz, bir çocuğa çarpıyorsunuz. Dönüp arkanıza bakmıyorsunuz.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.