Müsavat Dervişoğlu: Öcalan’ın bir çağrı yapması istendi

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Abdullah Öcalan’ın davetine ilişkin değerlendirmede bulundu. Dervişoğlu, “Öcalan’ın bir davet yapması istendi” dedi.

Müsavat Dervişoğlu: Öcalan’ın bir çağrı yapması istendi
Yayınlama: 07.03.2025
A+
A-

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Sözcü TV’de gündeme ilişkin açıklamalar yaptı.

Öcalan’ın davetine ilişkin olarak, “Abdullah Öcalan davet yapmadı. Abdullah Öcalan’ın bir davet yapması istendi. Buradan anlaşılıyor ki replikleri diğeri yazıyor” dedi.

‘YAPILANLAR HERKESİN MALUMUDUR’

ABD Başkanı Donald Trump ile Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy arasında Beyaz Saray’da yaşananlara işaret eden Dervişoğlu, “Emperyal güçlerin hedef tahtasına koyduğu ülkeleri ve onları yönetenleri kuşattıklarına dair önemli kaygılar taşıyorum. Zelenskiy’e Beyaz Saray’da yapılanlar herkesin malumudur. Zelenskiy’e aleni biçimde yapılanın kapı arkasında bize yapılmış olması telaşını bile taşıyorum” tabirlerini kullandı.

‘TAKVİMİN AYARLANDIĞI KANAATİNİ TAŞIYORUM’

Barış içinde yaşamayı herkesin isteyeceğini dile getiren Dervişoğlu, şöyle devam etti:

“Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz. Yaklaşık yarım asırdır Türkiye’ye bela olmuş bir terör örgütünün kurucusu ve İmralı’da ağırlaştırılmış müebbet mahpusa mahkum edilmiş terörist başıyla çözülecek süreç değildir. Büyük Ortadoğu Projesi kapsamında birtakım rollerin yüklendiğini, repliklerin hazırlandığını, kimin ne zaman, neyi söyleyeceğini planlandığını ve bütün bunları niyetten eyleme dönüştürecek takvimin ayarlandığı kanaatini taşıyorum. İmralı canisinin yol göstericiliğinde tasarlanmış hiçbir plana ve projeye inanmam. Öncelikle, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin bu husus ile ilgili problemlerin tahliline yönelik doğru adımlar atmasının yaşama geçirilmesi gerek… Telaffuzlarımız tarafıyla güya toplumun bir bölümüyle karşılık oluşturuyoruz cinsinden korku yaratıyorlar. Bu yanlıştır. Türkiye’deki her sorunun odağına özne olarak Kürtlerin yerleştirilmiş olması halini kabullenemiyorum. Bir taraftan bu adımları atıyoruz, diğer taraftan kayyum uygulamalarına gidiyoruz. Türkiye Cumhuriyeti Devletini yönetenlerin görevi, bu toplumda yaşayan insanların kendisini buraya ait hissetmesini temin etmektir. Bu ayrılıklardan ve farklılıklardan siyaseten beslenerek ondan sonuç almaya çalışmak değildir. Bu ülkede yaşayan insanların, bu toprakların yabancısı olmadığını onlara ispat etmek zor bir şey mi?”

‘ANAYASAL ATILIMLARIN YENİDEN HAYATA GEÇİRİLMESİ ARZULANIYOR’

“O zaman terör örgütüyle ilişkilendirmek için düzmece dokümanlar hazırlamaktan, montaj sinemalar yapmaktan geri durmayan hükümet, bugün kendi sonlarında terör devletinin inşasını temin edebilecek yanlış adımlar atıyor” diyen Dervişoğlu, şu sözleri kullandı:

“Türkiye kendi sınırında teröristan oluşturuyor. Bundan Ötürü ne değişti sorusu çok açık ve net. O dönem kazanmak için o gerekiyordu, bu dönem kazanmak ve melun fikirleri yaşama geçirebilmek ismine değiştirilmesi düşünülen anayasal atakların yeniden hayata geçirilmesi arzulanıyor. Ve Tayyip Erdoğan bu vasattan, bu ülkeyi yönetebilecek tek kişi imgesiyle çıkmayı arzuluyor. Bu son derece tehlikeli bir şey.”

‘UMUT HAKKINDAN BAHSEDİLİYOR’

“Öcalan çıkarılır mı” sorusuna Dervişoğlu, “Her şey yapılmaya teşebbüs edilebilir. Erdoğan bu durum gündeme geldiğinde bunu cevapladı. ‘Öcalan’ı affedeceğimize dair birtakım savlar var, adam çıkmak istemiyor’ dedi. Demek ki o şahsa çıkıp çıkmaması ile alakalı birtakım görüşler ifade edilmiş. Kendisi güvenliği için ömrünü İmralı’da sürdürmesinin daha uygun olacağını söylemiş. Ama demek ki birileri Öcalan’a ‘çıkmak istiyor musun?’ diye sormuş. Buna yönelik adımların atılması olasıdır. Zira son birkaç gündür umut hakkından bahsediliyor. Planlanan düzenlemelere İYİ Parti olarak karşı duruş sergileyeceğimizi ifade etmek isterim” karşılığını verdi.

‘REPLİKLER HAZIRLANMIŞ, ZAMANLAMA PLANLANMIŞ’

Dervişoğlu, DEM Parti ile MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli arasındaki diyalogların anımsatılması üzerine, “Uygulanmak istenen bir şey var. Roller dağıtılmış, replikler hazırlanmış, zamanlama planlanmış. Adeta set kuruldu. Bundan Ötürü herkes vakti geldiğinde kendi rolünü oynuyor. Bir sinema setindeymişim benzeri hissediyorum kendimi. Bu kadar insan birbirine bu derece komplimanlar yapıyorlarsa, anlaşılan aynı senaryonun bir kesimi ve hazırlanmış replikleri okuyorlardır. Bu türlü sıkı fıkı ilgilerde biliyorsunuz set aşkları doğar. Ben bunun süreç aşkları olarak tanımlanmasını ve siyasetten çok magazin konusu olmasını arzuluyorum” diye konuştu.

(ANKA HABER AJANSI)

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.