Ekrem İmamoğlu: Yol arkadaşlarımın mal varlıklarına el konuldu

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, partisinin Cumhurbaşkanlığı adaylığı ön seçimi startını verdi. İmamoğlu, “Kimi yol arkadaşımın mal varlıklarına el koymuşlar” dedi.

Ekrem İmamoğlu: Yol arkadaşlarımın mal varlıklarına el konuldu
Yayınlama: 08.03.2025
A+
A-

CHP’nin 23 Mart’ta Cumhurbaşkanı adayını belirlemek için gerçekleştireceği ön seçime tek aday olarak girecek olan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu bugün İzmir’de ön seçim için startını vermek üzere kentte geldi.

İmamoğlu, havalimanındaki karşılamanın akabinde Üçkuyular Vapur İskelesi’nden feribotla Karşıyaka’ya geçti.

‘BARIŞ BİLDİRİSİNİN BUGÜNKÜ TEMSİLCİLERİYİZ’

Feribotta basına açıklamalarda bulunan İmamoğlu, “Hasan Tahsin’in ülkenin kurtuluş çabası için attığı ilk kurşunu biz bugün bir maraton koşusunun ilk fişeği diye tarifleyelim. Allah bu ülkenin her insanını kurşunlardan korusun. Şiddetten korusun, zulümden korusun. Hasan Tahsin o ilk kurşunu sıkarak hayatına mal olan mücadeleyi başlatarak vermiş olduğu mesaj bu ülke barış ülkesi olsun bildirisiydi. Biz de o barış iletisinin bugünkü temsilcileriyiz” dedi.ü

‘SANDIĞI ONLARA GÖSTERECEĞİZ’

Daha sonra İzmir Mustafa Kemal Atatürk Karşıyaka Spor Salonu’nda konuşan İmamoğlu’nun açıklamasından öne çıkanlar şöyle:

“Devlet, milletine hizmet eder. Milletine şefkat elini uzatır. Milletini korur. Milletine güler yüzünü gösterir. Vatan, vatan ve millet hepimiz için kutsaldır. Devleti yöneten yöneticilerin yüzü asık olmaz, vatandaşını korkutmaz, vatandaşına parmak sallamaz, vatandaşını ürkütmez. Bundan Ötürü yöneticiler vatandaş karşısında hadlerini bilmelidir. 23 Mart’ta işte bu inancı, bu özgüveni tüm ülkeye yayacağız. Yapacağımız ön seçimde iktidara en korktuğu şeyi, iktidar neden korkuyor biliyor musunuz sevgili dostlarım? Sandıktan korkuyor, sandıktan. Ne yapacağız? İktidarın en korktuğu şeyi, sandığı onlara göstereceğiz 23 Mart’ta.

‘HERKES ZULÜM ALTINDADIR’

Milletçe iktidarın giderek dozunu artırdığı bir zulüm ve baskı ile karşı karşıyayız. Kazandığı parayla geçinemeyen, borçlanmadan yaşayamayan milyonlarca fakir ve dar gelirli, kendilerini işe sayan bu iktidarın zulmü altındadır. Sevgili dostlarım, eğitim, sağlık, adalet benzeri devletin temel hizmetlerinden eşit olarak yararlanamayan milyonlarca vatandaşımız zulüm altındadır. Gençler, en kararlı şekilde yürümeye hazır mıyız? Bu gençlik marşını bu cennet vatanın her köşesinde söylemeye hazır mıyız? Milyonlarca güneşi var bu ülkenin, milyonlarca. Her birimiz güneş olmaya hazır mıyız? Değerli dostlar, ülkeyi yönetenler işlerini doğru dürüst yapamadığı için zelzelelerde, yangınlarda, afetlerde, ne yazık ki denetlenemeyen hastanelerde, güvenliği sağlanamayan ortamlarda canlarını, sevdiklerini yitiren bu millet zulüm altındadır. Gerçekleri dile getiren, iktidarı uyarıp eleştiren herkes zulüm altındadır.

‘HALKÇILIK VAADEDİYORUM’

Sevgili dostlarım, Halkçılık vaadediyorum zira çok iyi biliyorum nasıl yapılır. Sosyal adaleti sağlamak, kamu faydasını koruyup geliştirmek, vatandaşları piyasanın acımasız kaidelerine mahkum bırakmamak için yaptıklarımız saymakla bitmez. Bütün belediye liderlerimizle yaptık. Onun için halkçılık vaat ediyoruz. Şeffaflık vaat ediyoruz. İstanbul’da, İstanbul’da işe alımlarda, İstanbul’da meclis toplantılarımızda, her yıl bütçe değerlendirmelerimizde hep şeffaflığı gözettik. Attığımız her adımın hesabını çıkıp İstanbullulara yürek açıklığıyla verdik, tüm açıkla, dersimiz bu, vazifemiz bu.

‘CUMHURBAŞKANI OLMA İDDİASIYLA YOLA ÇIKIYORUM’

Artık Türkiye’de kapalı kapılar arkasında işleyen mülakatlar yapmadık. Asla hesap vermeyen olmadık. Hesap sorulmayan yöneticilerinin dönemini bitirme vakti gelmiştir. Partizanlıktan, ayrımcılıktan tamamen arındırılmış adil bir yönetim vaat ediyoruz. Bu türlü bir anlayış hayata nasıl geçirilir iyi biliyoruz. Partisi, inancı, ömür şekli bundan ötürü dışlanmak, ayrımcılığa uğramak, tek bir kişi yahut kurum bunu yaşamayacak. Sevgili dostlar, bugün benim için çok özel bir gün. Ben önce aday, sonra cumhurbaşkanı olma iddiasıyla yola çıkıyorum. Elbette, elbette odalarını bile sayamayacağımız, sayamayacağımız, söylemeye bile utanacağımız bir sarayda oturup ülkeyi yönetmek benzeri bir hayalimiz yok. Ben bir makama değil, zorlu bir mücadeleye adayım. Tek derdim ve hayalim bu iktidarın yerle bir ettiği devlet yapısını, ekonomiyi, demokrasiyi, hukuku, eğitimi, sağlığı sizlerle birlikte inşa etmek.

‘YOL ARKADAŞLARIMIN MAL VARLIKLARINA EL KONULDU’

İktidar zalimliğine yeni bir sayfa ekledi. Dün öğrendim ki aralarında kimi yol arkadaşım, kimi tanıdığım, kimi hiç tanımadığım insanların mal varlıklarına, banka hesaplarına el koymuşlar. Dedim ya, aralarında tanımadıklarım da var. Herhâlde selam verdim diye yahut bana geçerken dokundu diye onları da yaktılar. Her geçen gün, her saat, günde 20 saat çalışıyorum. Her geçen gün bana ve arkadaşlarıma yeni bir saldırı uyduruyorlar. Son günlerde sizlerin karşısına çıkarak tekraren söylediğim bir şey var: Bu haktan ve hukuktan nasibini almamışların, bu iş bilmezlerin, bu makam ve mevkiye esir olmuşların hiçbir saldırısından korkmadım, korkmuyorum. Korkmadım, korkmuyorum, korkmayacağım. Sevgili dostlarım, benim yürüdüğüm bu yolda ben önce aziz Allah’a, sonra milletime güveniyorum. Kumpaslarla, kirli tezgahlarla, entrikalarla, fitneyle, fesatla kurdukları oyunu sizlere söz veriyorum başlarına yıkacağız, başlarına. Başlarına yıkacağız! Sanıyorlar ki bu insanların, sanıyorlar ki malına, mülküne, parasına çökerlerse korkarız, kaçarız. Sanıyorlar ki onların zulmünden yılarız, milletimizi yarı yolda bırakırız. Sanıyorlar ki ben yalnız kalacağım. Yahu, yahu siz 10-15 kişinin malına, mülküne el koyarak beni yalnız bırakacağınızı mı düşünüyorsunuz? Millet benimle, millet! Millet benimle. Millet benimle! Bunlar körleşmiş. Bunlar körleşmiş. Varsa yoksa varsa yoksa koltuk. O koltuk senin mi? O koltuk milletin. O koltuk Türkiye Cumhuriyeti’nin. O koltuk bir saltanatın değil ha. O koltuk, o koltuk bir ailenin değil, milletin evlatlarının, sizin, sizin! Hanımefendiler, beyefendiler, hepinizin! Ey ilgili şahıs, o biliyor kendini, seni gidi seni.

‘BEŞİNCİ VE SON YENİLGİYİ TADACAK, EVİNE GİDECEKSİN”

Türkiye’ye 5 senede 1.200 soruşturma, teftiş duydunuz mu? 1.200! Yahu, 2.200 yapsan ne olur? Dönelim geriye. 11 senede bulup buluşturduğunuz biri ahmak, biri bilmem ne davası, demek de istemiyorum isimlerini. Açık bir şey söyleyeyim mi? 2014’ten beri benim hatam var. Tek bir kabahatim var: Sandıkta yenilgi yüzü görmeyen Ekrem İmamoğlu olmak. Bize buldukları, esas suç bu. Bak, bu cümleleri aklına hafriyat. Bize, ben buradan söylüyorum Ekrem İmamoğlu olarak, size de söz veriyorum, namus söylediği söz veriyorum, bize yenilgiyi öğretemeyeceksin! Bize yenilgiyi öğretemeyeceksin. Dört defa yaşattığım gibi, bak, bu işareti biliyorsun. Dört defa yaşattığım benzeri beşinci ve son yenilgiyi tadacak, evine gideceksin. Evine gideceksin. Çok korkuyorlar bir sandık daha gelir diye. Çok korkuyorlar o sandıkta karşısında olur muyum diye. Ödleri patlıyor.”

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.