Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
BirGün yazarı Yaşar Aydın, Tamar Tanrıyar hakkında verilen gözaltı kararını değerlendirdiği bugünkü yazısında, “Bugünlerde AKP içinde ‘iç iktidar’ tartışmaları aldı başını gidiyor. Medyada mikrofonu gören mutlaka Cumhurbaşkanı Erdoğan dışında birini …
BirGün yazarı Yaşar Aydın, Tamar Tanrıyar hakkında verilen gözaltı kararını değerlendirdiği bugünkü yazısında, “Bugünlerde AKP içinde ‘iç iktidar’ tartışmaları aldı başını gidiyor. Medyada mikrofonu gören mutlaka Cumhurbaşkanı Erdoğan dışında birini daha övme gereği hissediyor. Şamil Tayyar, Cem Küçük, Mücahit Birinci, Tamar Tanrıyar, Dilek Güngör… Liste çok uzun. Bu isimler ve de diğerleri kavga etme pahasına ‘Erdoğan sonrası’nı tartışmayı sürdürüyor.” diye yazdı.
BirGün yazarı Aydın, “‘Cumhur’da Ne Oluyor’ dizisinde yeni bölüm: Akın Gürlek damada karşı” başlıklı bugünkü yazısında, “Tamar Tanrıyar’ın tehdidi ve sonrasında gözaltı kararını daha da ilginç kılan “arkasında kim var” sorusuna ilişkin öne çıkan isimler. Tanrıyar’dan AKP’lilerin de rahatsız olduğu ama dokunulmadığı çokça yazıldı. Bakanlara kadar uzanan geniş bir koruma ekibi olduğu söylendi. Bunları da dedikodu safına koyup üstünden atlamak mümkündü. Ama bu kez de Sabah gazetesinin “etkili” yazarlarından bir ismin sosyal medya paylaşımı geldi. Sabah gazetesi yazarı Dilek Güngör (iktidar içinden aldığı haberlerle bilinir) 15 Temmuz yaklaşırken FETÖ örgütünün propagandalarına dikkat çektikten sonra “Nedense, FETÖ gibi her türlü terör örgütüyle mücadele eden ve daima savaşacak olan Turkuaz Medya Grubu’nu hedef alıyorlar. O videoyu çektirenlerin boyu buraya yetmez” diyerek paylaşımını bitirdi. Dilek Güngör, “hedef alma”, “Turkuaz Medya” ve “boy” meselesini aynı cümle içinde kullanırken hiç kuşkusuz meselenin Bakan Akın Gürlek’e kadar ilerleyeceğini biliyordu. Hatta öyle tartışılsın istiyordu. Peki ama neden iktidarın en önemli bakanının Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ailesiyle sorunu olsun? Bu sorunun yanıtını ararken Tanrıyar’ın da damadı hedef aldığını unutmadan düşünmekte fayda var.” ifadelerini kullandı.
“Bugünlerde AKP içinde “iç iktidar” tartışmaları aldı başını gidiyor. Medyada mikrofonu gören mutlaka Cumhurbaşkanı Erdoğan dışında birini daha övme gereği hissediyor. Şamil Tayyar, Cem Küçük, Mücahit Birinci, Tamar Tanrıyar, Dilek Güngör… Liste çok uzun. Bu isimler ve de diğerleri kavga etme pahasına ‘Erdoğan sonrası’nı tartışmayı sürdürüyor.” diye yazan Aydın, şöyle devam etti:
“Durum aslında çok gizemli değil. Evet, yaşananlar “Erdoğan sonrası” tartışması. Ama bir ismin gidip yerine başka bir ismin geçmesi olarak organize edilecek basitlikte bir mesele değil. Aileden biri mi, yoksa bürokratlar mı yönetecek sorusu gerilimin şu anki odak noktası. O yüzden “AKP’de Gürlek rahatsızlığı var, Saray, Fidan uyardı” gibi kulislere çok fazla rastlamaya başladık.
Bakanlıklar, medya kuruluşları hatta parti örgütleri bürokrasi ve aile bireyleri arasında bölünmüş durumda. Tüm o yapılar artık mücadelenin bir parçası.
AKP’de olan biteni şöyle özetlemek mümkün: Tarafların Erdoğan’a ihtiyacı devam ediyor ve daha da mitleştirerek ‘bağlılıklarını’ sürdürecekler. Ama aynı zamanda Erdoğan yokmuş gibi yola devam edecekler.”
Yazının tamamını okumak için .
( ALINTI www.birgun.net/makale/cumhur-da-ne-oluyor-dizisinde-yeni-bol… )