Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Karar yazarı Ahmet Taşgetiren, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, MİT Başkanlığı döneminde Hakan Fidan için “sır küpüm” ifadesini kullandığını hatırlatarak, “15 Temmuz’un 10’uncu yılında bile Hakan Fidan’ın ‘sır küpü’ özelliği devam ediyor. Hulusi Akar da …
Karar yazarı Ahmet Taşgetiren, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, MİT Başkanlığı döneminde Hakan Fidan için “sır küpüm” ifadesini kullandığını hatırlatarak, “15 Temmuz’un 10’uncu yılında bile Hakan Fidan’ın ‘sır küpü’ özelliği devam ediyor. Hulusi Akar da sırlarını koruyor.” diye yazdı.
Karar yazarı Taşgetiren, “‘Sır küpüm’ ifadesi Cumhurbaşkanı Erdoğan’a ait. Hakan Fidan için söylendi. 10 yıl önce, yani 15 Temmuz darbe girişiminin gerçekleştiği tarihte MİT’in başında idi.” hatırlatmasını yaparak, şöyle devam etti:
“15 Temmuz 2016 günü, darbe süreci ile ilgili ilk bilgi ona geldi. Kara Havacılık Komutanlığında görevli O.K. diye kodlanan bir binbaşı, ona gelerek birliğindeki hareketliliği bildirdi. Rivayete göre, “Ya bir darbe hazırlığı var, ya da, Fidan’ı ele geçirmek üzere MİT’e saldırı olacak” dedi.
Bundan sonra ne oldu?
Cumhurbaşkanı darbe girişimini saat 21 civarında “Enişte”sinden öğrendiğini açıkladı. O saatler, Boğaziçi Köprüsü’nün iki tarafının tanklarla tutulduğu saatlerdir.
Bir soru şu: O saate kadar Cumhurbaşkanı’nın darbe girişiminden haberi olmamış mıdır?
Bu, kimse tarafından inandırıcı bulunmuyor.
Bunun olabilmesi için Hakan Fidan’ın, kendisine gelen bilgiyi “Darbe girişimi” olarak ihtimallendirmemesi, bu haberden sonra görüştüğü Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar ile, “darbe ihtimali” üzerinde hiç durulmaması ve daha önemlisi…
Hem MİT Başkanı olarak Hakan Fidan’ın hem de Genelkurmay Başkanı olarak Hulusi Akar’ın bu gelişmeden Cumhurbaşkanı’nı haberdar etmemeleri gerekir.
Böyle midir?
15 Temmuz darbe girişiminin diyelim Boğaziçi Köprüsü’nü tutulmasına, Ankara’da savaş uçaklarının cirit atmasına, kuvvet komutanlarının bir düğün ortamında derdest edilmesine, hatta Meclis’i bombalamasına kadar ilerlemesine göz yumulması mı söz konusudur?
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şayet kendisine gerçekten haber verilmemişse, Fidan’a ve Hulusi Akar’a bunun sebeplerini sormuş mudur?
Darbe girişiminin bir ayağında Ankara ve İstanbul’daki eylemler varsa, diğer ve çok daha hayati ayağı Cumhurbaşkanı’nın bizzat şahsına yönelik Marmaris operasyonudur.
Darbe girişiminden haberdar edilmemişse, Cumhurbaşkanı’nın can güvenliği de tehlikeye atılmış olmamakta mıdır?
Ben ne Hakan Fidan ne da Hulusi Akar tarafından bunun göze alınmış olabileceğine ihtimal vermem.
Cumhurbaşkanı Erdoğan Fidan’ın ve Akar’ın önüne gelen, üstelik “darbe ihtimali”ni de içeren bilgi ve ihtimallerden bir şekilde haberdar edilmemiş olamaz.”
“Meclis Komisyonuna bilgi vermeye gelmedi Hakan Fidan ve Hulusi Akar.” diye yazan Taşgetiren, “Meclis raporunun akıbeti de belli değil. 15 Temmuz’un 10’uncu yılında bile Hakan Fidan’ın “Sır küpü” özelliği devam ediyor. Hulusi Akar da sırlarını koruyor. Darbecilerin yargılandığı davalarda kendisine tanıklık yapması -ya da yargılanması için pek çok çağrı yapıldı. O çağrılara da duyarsız kalındı.” diye yazdı.
Yazının tamamını okumak için .
( ALINTI www.karar.com/yazarlar/ahmet-tasgetiren/sir-kupum-1608544 )