Kırım’ın Rusya’yla birleşmesinin 10. yıldönümü | Başkonsolos Buravov: Kırım konusu tamamen kapandı

Başkonsolos Andrey Buravov, Rusya Federasyonu İstanbul Başkonsolosluğu’nda Kırım’ın Rusya ile yeniden birleşmesinin 10.yıldönümü bundan ötürü bölgedeki gelişmeler hakkında söyleşi gerçekleştirdi. Buravov, ‘Kırım’ın Rusya’nın kesimi olduğunu ve bu gerçeğin müzakereye açık olmadığının’ altını çizdi.

Kırım’ın Rusya’yla birleşmesinin 10. yıldönümü | Başkonsolos Buravov: Kırım konusu tamamen kapandı
Yayınlama: 18.03.2024
A+
A-

Rusya Federasyonu İstanbul Başkonsolosu Andrey Buravov Kırım’ın Rusya’ya iştirakinin 10.yıldönümü için düzenlediği toplantıda açıklamalar yaptı.

Kırım’ın yüzyıllardır Rusya’nın bir toprağı olduğunu belirten Başkonsolos Buravov ‘Rusya Sovyet Federatif Sosyalist Cumhuriyeti’nin yasama yürütme organları tarafından Şubat 1954 yılında kabul edilen Kırım’ın Ukrayna Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti’ne devredilmesine istek gösterme konusundaki kararlar SSCB anayasası ve o zamanki Rusya’nın anayasasına karşıttı. Zira birlik cumhuriyetler arasındaki sonların ayarlanmasında değil halk arasında referandum yapılmasını gerektiren toprak periyodu söz konusuydu. 1954 yılında, 2014’teki benzeri Kırım’ın üyeliğine ilişkin referandum yapılmadı” ifadelerini kullandı.

‘Donbass’ta yaşananların birebirini Kırım’da yapmaya kalkıştılar’

Kırım halkının kararlı tavrı sayesinde Donbass’ta yaşananların Kırım’da meydana gelmediğini belirten Buravov şu kelamlara yer verdi:

”Batılıların başlangıçtan itibaren yeni Rusya ile ilgili olarak takip etmeye karar verdikleri bu türlü bir yaklaşımın kabul edilmezliği Vladimir Putin tarafından 2007 yılında Münih’te güvenlik konferansında yaptığı konuşmasında açıkça belirtildi. 1 yıl sonra da Bükreş’te Ukrayna ve Gürcistan’ın NATO’ya girişine giden yolun açıldığı NATO zirvesi düzenlendi. 2008 yılında Batı, Rusya’nın ulusal çıkarlarını hiçe sayarak Rusya’ya fiilen savaş ilan etti. Batı, Gürcistan’ın o zamanki liderliğini Güney Osetya’da askeri maceraya kışkırttı. Akabinde, sert ve kararlı tepkimizden sonra gerginlik düzeyini devam ettirdi. Aynı devirde Washington uydularıyla birlikte aslında Ukrayna’yı kollarına alma onu Rusya’yı caydırma ve bastırma aracı haline getirme planını uygulamaya başladı. Sonuç olarak da Şubat 2014’te Ukrayna’da bir devlet darbesine yol açtı. Bunun sonucunda açıkça milliyetçi ve Rusya aykırısı güçler orada iktidara geldi. Bu güçler de Donbass’ta kendi nüfuslarına karşı açıkça bir savaş başlattılar. Kırım içinde birebirini yapmaya kalkıştılar. Fakat milliyetçilerin kurbanı ve anavatanlarında dışlanmış olarak hissetmek istemeyen Kırım halkının kararlı tavrıyla karşılaştılar. Kırım halkının Ukrayna’dan bağımsızlık ve Rusya’ya geri dönme lehine yaptığı seçimin Kırım Özerk Cumhuriyeti sakinlerinin yüzde 96’sının ve Sivastopol sakinlerinin de yüzde 95’inin Rusya ile yeniden birleşmek için oy kullandığı 16 Mart 2014 tarihinde yapılan halk referandumunda onaylandığını belirtebilirim.”

‘Kırım konusu tamamen kapandı’

Basın mensuplarının Kırım’daki yeni güvenlik durumuna ilişkin sorularını yanıtlayan Buravov şöyle konuştu:

‘Kırım’da olağan ömür devam ediyor. Kırım’ın savaş şartları altında yaşadığını söylemek için bir neden yok. Bakanlığımız 16 Mart günü referandumun 10. yıl münasebetiyle yaptığı basın açıklamasında Kırım konusunun tamamen kapatılmış olduğunu belirtmiştir. Böylece Kırım konusunun müzakereye asla açık olmadığını ve Kırım’ın tamamen Rusya modülü olduğunu bir sefer daha teyit etmiştir.”

Buravov: Rusya seçim sonuçları Rus-Türk ilişkileri açısından çok çok önemli

Kırım’ın 10.yıldönümüne ilişkin değerlendirmeleri sonrası Rusya devlet başkanlığı seçimleriyle ilgili soruları da yanıtlayan Başkonsolos Buravov, “Oyların yüzde 87’den fazlasını mevcut devlet başkanı Vladimir Putin aldı. Bunun, Rus-Türk bağlarının açısından bakarsak çok çok önemli olduğunu düşünüyoruz” ifadelerini kullandı.

Rusya’daki seçime iştirakin yüksek olduğunu belirten Buravov, “Yüzde 74’ten fazla kişi seçime katılım gösterdi. Seçim sonucuna bakarsak, yüzde 87’den fazla oyu bizim mevcut devlet liderimiz Vladimir Putin aldı. Oy hesaplama işi çabucak hemen bitmiş durumda. Küçük yüzdeler kaldı ama prensip olarak sonuç belirlidir. Bunun da Rusya’nın geleceği açısından, Rus-Türk ilgilerinin açısından bakarsak bunun çok çok önemli olduğunu düşünüyoruz. Zira iki ülkenin önderlerinin arasındaki mevcut samimi diyalog çok değerlidir ve ilgili münasebetlerimize de büyük ölçüde katkıda bulunmaktadır. Devlet liderimiz siyasetimizin ne istikamette gelişeceğine dair gerekli açıklamalar yapacaktır” dedi.

‘Başkenti Doğu Kudüs olan bir Filistin devletinin kurulmasından yanayız’

Son olarak Gazze’de yaşanan duruma ilişkin değerlendirmede bulunan Başkonsolos Buravov, “Biz iki devletli ve mutlak suretle Filistin devletinin kurulması ve başşehri Doğu Kudüs olan bir Filistin devletinin kurulmasından yanayız. Bu türlü bir tavrımız var. Terör eylemleri hiçbir şekilde mazeret olarak gösterilemez. Diğer taraftan terörle mücadele ismi altında ağır bir şekilde sivil halka karşı terör aksiyonlarının kullanılmasının da kabul edilemez olduğunu düşünüyoruz.Gazze’ye insani yardımların ulaştırılması ve ateşkes konusundaki adımlar ABD tarafından engelleniyor” diye ekledi.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.