Murat Yetkin: Yoksa iktidar gazetecileri artık iktidarı savunmaya çekiniyor mu?

Murat Yetkin: Yoksa iktidar gazetecileri artık iktidarı savunmaya çekiniyor mu?

Murat Yetkin: Yoksa iktidar gazetecileri artık iktidarı savunmaya çekiniyor mu?
Yayınlama: 29.12.2025
A+
A-

Gazeteci Murat Yetkin, Hürriyet yazarı Hande Fırat

Hande Fırat’tan medyaya “çürüme” eleştirisi: Şimdi iğneyi batırma zamanı…

Hürriyet yazarı Hande Fırat ve Ahmet Hakan, medyada çürüme eleştirilerinde bulundu. Türkiye gazetesi yazarı Cem Küçük ise bugün kaleme aldığı yazısından Fırat’ı hedef alarak “”15 Temmuz’daki işlevi dışında AK Parti ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’a açıktan tek desteği olmayan Hande Fırat herkese gazetecilik dersi vermeye kalkmış! İddia ediyorum o iki yazıyı kendisi yazmadı. Zaten öyle bir kapasitesi yok. Dil bilmeyen biri ABD’den nasıl örnek verecek?” dedi.

Cem Küçük’ten Hande Fırat’a: Herkese gazetecilik dersi vermeye kalkmış, iddia ediyorum ki o yazıyı kendisi yazmadı; o kapasitesi yok

Hande Fırat: İster muhalefet ister iktidar kanadına yakın medya kuruluşu olsun, hepimiz çizgiyi aştık!

Gazeteci Murat Yetkin, konuya ilişkin olarak kaleme aldığı yazısında şunları aktardı:

“Açık söyleyeyim, ben bu köpürtülen Hakan Fidan, Bilal Erdoğan çekişmesi iddialarına pek itibar etmiyorum. Ama iktidar medyası içindeki kaynama öyle değil. Hürriyet’te, nedense Coşkun soyadını kullanmamayı tercih eden Ahmet Hakan ve Hande Fırat’ın yazılarıyla ortaya çıkan ve güya gazetecilikte nesnelliği korumak pozunda yazılmış “İktidarı milletvekilleri savunsa daha iyi olmaz mı?” arzuhalleri ciddi bir çırpınışa işaret.

Cem Küçük’ü de kızdırdılar ki Türkiye’deki yazısında “Yandaş kelimesi çirkin bir söz ama o kelimeye cuk diye oturan Hürriyet ve CNN Türk” diye yazdı. Yarın muhtemel bir iktidar değişikliğine göre şimdiden pozisyon aldıklarını, yarın bir gün Özgür Özel’le de aralarının iyi” olmasını hedeflemekle suçladı; “Siyaset dün Hande gibileri sevdi, yarın da onun gibileri sevecek” asabiyetiyle.

CHP’nin geleneksel karşı takımdan, hatta bazen artık yedek kulübesine alınmış oyuncu transfer etme kompleksini hesaba katarsak, Küçük’ün haksız olduğunu söylemek zor.

Küçük’ün Sabah-ATV, kendi çalıştığı Türkiye-TGRT gruplarına torpil mi geçtiği sorusunu bir yana bırakıp devam edelim.

“Medya prens ve prensesleri peyda edip propaganda stratejisi kurmanın sınırlarına ulaşıldı”

Habertürk’te Mehmet Akif Ersoy ile patlayan uyuşturucu soruşturması birden gazetecilik damarlarını mı depreştirdi acaba?

Medya prens ve prensesleri peyda edip propaganda stratejisi kurmanın sınırlarına ulaşıldı.

Yoksa artık iktidar sahiplerinin de iktidarlarının onlar tarafından savunulmasının bir kıymeti kalmadığını görmeye başladıklarını mı fark ettiler? İngilizcede bir deyim vardır “Böyle dostların varsa düşmana gerek yok” diye.

Yoksa “Milletvekilleri çıksın iktidarı” demeleri altında, hadi sinsilik deyip de mafyatik avukatlarını üstümüze salmalarına meydan vermeyelim, başka bir hesap mı yatıyor?”

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.