Şike kumpası soruşturması; “UEFA görüşmelerini FETÖ menfaatleri doğrultusunda yönettiler”

Şike kumpası soruşturması; “UEFA görüşmelerini FETÖ menfaatleri doğrultusunda yönettiler”

Şike kumpası soruşturması; “UEFA görüşmelerini FETÖ menfaatleri doğrultusunda yönettiler”
Yayınlama: 28.12.2025
A+
A-

“Futbolda şike kumpası” soruşturması kapsamında gözaltına alınarak adlî kontrol şartıyla serbest bırakılan dönemin TFF Başkan vekili ve eski Galatasaray Yöneticisi Lütfi Arıboğan’ın ifadesi “3 Temmuz 2011 şike soruşturması” sürecine ilişkin olarak dikkat çekici bilgileri ortaya çıkardı. Eski Taraf yazarı ve FETÖ hükümlüsü Mehmet Baransu ile 101 kez irtibatı tespit edilen Arıboğan’a, şike soruşturması sürecinde UEFA Disiplin Kurulu Başmüfettişi olan ve yolsuzluk iddiaları üzerine istifa etmek zorunda kalan Pierre Cornu’dan gelen bir mail içeriği soruldu. Buna göre Cornu, Arıboğan ve dönemin TFF hukuk Başmüşaviri İlhan Helvacı’ya gönderdiği mailde, “Fenerbahçe’nin CAS kapsamındaki prosedür çerçevesinde UEFA ve TFF’den ortak bir hakem atanması için talepte bulunduğunu, UEFA’nın adayı konusunda hem fikir olup olmadıklarını” soruyor. Mailin devamında Cornu, “Fenerbahçe tarafından CAS’a yapılan geçici tedbir talebine” ilişkin olarak ‘talebin her şekilde reddedilmesi gerektiğini’ söyleyeceklerini belirtiyor. Fenerbahçe yöneticileri hakkında şike iddiasına ilişkin henüz bir iddianame dahi yokken Eylül 2011’de yapılmış yazışmalara ilişkin olarak ise savcılığın sevk yazısında “(Arıboğan ve Helvacı için) Futbolda Şike Soruşturmasının TFF içindeki yansıması olan sportif soruşturmaları ve UEFA ile olan görüşmeleri hukuk ekibi sorumlularından olan İlhan Helvacı ile birlikte FETÖ/PDY silahlı terör örgütü menfaatleri doğrultusunda yönettikleri” tespiti yapılıyor.

Arıboğan başka, Baransu başka konuştu!

İstanbul Başsavcılığınca, eski TFF yöneticileri Lütfi Arıboğan, Ebru Köksal ve İlhan Helvacı ile Ahmet Gülüm’ün gözaltına alınmasına neden olan “futbolda şike kumpası” soruşturmasındaki ifade ve sevk yazılarında, 3 Temmuz sürecine ilişkin çok önemli bilgiler yer aldı. Soruşturma kapsamında adlî kontrol kararıyla serbest bırakılan dönemin TFF Başkanvekili ve eski Galatasaray yöneticisi Lütfi Arıboğan ile TFF Hukuk Başmüşaviri İlhan Helvacı’ya sorulan sorularda, sürece ışık tutması açısından önemli detaylar olduğu görüldü. Sorgusu sırasında Arıboğan’a, 101 kez telefon irtibatı kurduğu, defalarca mail ve mesajlaşmalar gerçekleştirdiği tespit edilen eski Taraf Gazetesi Yazarı ve FETÖ hükümlüsü Mehmet Baransu’yla ilişkisi soruldu. Arıboğan, “Kendisiyle iki kez görüştük” diyen Baransu’nun aksine, söz konusu yazışmaları hatırlamadığını belirterek “Baransu ile böyle bir görüşme yapacak ilişkim olmamıştır” yanıtını verdi.

“TFF Başkanı Aydınlar istedi”

Bunun üzerine Arıboğan’a Baransu’ya gönderdiği “Emniyet Müdürlüğü Yazısı ve İsim Listesi” konulu e-posta soruldu. Arıboğan, bu soruyu “Mehmet Baransu isimli kişi o dönemTelegol isimli programda yorumcuydu ve TFF Başkanımız Mehmet Ali Aydınlar o programatelefonla katılmıştı. O gün İstanbul Emniyet Müdürlüğünce yayınlanan gözaltı listesinde 90kişinin gözaltına alındığını ifade etmişlerdi, ancak 60 kişinin gözaltına alındığı belirlenmişti. BaşkanMehmet Ali Aydınlar’ın ricasıyla ben de doğru listeyi Mehmet Baransu’ya atmıştım. Bu listeİstanbul Emniyet Müdürlüğü tarafından TFF’ye gönderilmişti” sözleriyle cevapladı. Baransu’ya gönderdiği belirlenen “Mehmetcim yönetim kurulu toplantısındayım, arayacağım” şeklindeki mesaj da sorulan Arıboğan, bu soruya ise “hatırlamıyorum” yanıtını verdi.

Hakkında yolsuzluk iddiaları bulunan Başmüfettiş’ten Fenerbahçe maili

Arıboğan’ın ifadesindeki en dikkat çekici bölüm ise, 3 Temmuz sonrasında henüz ortada bir iddianame dahi yokken hazırladığı raporlarla UEFA nezdinde değerlendirmeler yaparak Fenerbahçe’ye yaptırımın önünü açan ve sonrasında yolsuzluk iddiaları nedeniyle istifa eden dönemin UEFA Disiplin Başmüfettişi Pierre Cornu ile yapılan e-postanın içeriği oldu. 3 Temmuz sürecinden sadece 2 ay sonra Cornu tarafından Arıboğan ve İlhan Helvacı’ya gönderildiği anlaşılan mailde, “CAS nezdinde başlatılan prosedür çerçevesinde, Fenerbahçe’nin UEFA ve TFF’den ortak bir hakem belirlemelerini talep ettiği” aktarılıyor. E-postada, bunun bir talimat niteliğinde olduğu ve uyulması gerektiğine vurgu yapan Cornu, “UEFA, hakem olarak Sayın Massimo Coccia’yı aday göstermek istemektedir. Kendisi tanınmış bir spor hukukçusudur ve biz kendisine güveniyoruz. Bu konuda sizin de aynı kişiyi kabul edip aday göstereceğinizi teyit eder misiniz?” diye soruyor. Cornu bu e-postanın devamında, Fenerbahçe’nin geçici tedbir talebinde bulunduğunu ve UEFA’nın buna ilişkin beyanını hazırladığını kaydederek, “UEFA’nın Fenerbahçe dosyasında herhangi bir karar vermediğini ayrıca talebin her hâlükârda reddedilmesi gerektiğini açıklayacağız” ifadelerini kullanıyor.

“UEFA ile görüşmeleri FETÖ menfaatleri doğrultusunda yönettiler”

Savcılık, hazırladığı sevk yazısında, Arıboğan’ın, “FETÖ’nün basın ayağı olan Mehmet Baransu’nun yönlendirme ve desteği ile Futbolda Şike Soruşturmasının TFF içindeki yansıması olan sportif soruşturmaları ve UEFA ile olan görüşmeleri hukuk ekibi sorumlularından olan İlhan Helvacı ile birlikte FETÖ/PDY silahlı terör örgütü menfaatleri doğrultusunda yönettikleri, Baransu’ya bilgi ve belge temin ettikleri” tespitini yapıyor.

Arıboğan ise, söz konusu e-posta içeriğinin sorulması üzerine “3 Temmuz süreci başladıktan sonra ağustos ayı içerisinde UEFA ‘dan bir yazı TFF’ye geldi. Yazıda Fenerbahçe’nin şampiyonlar liginden çekilmesini, bu kararı bizzat Fenerbahçe’nin almasını, Fenerbahçe almazsa TFF’nin bu kararı almasını, aksi halde milli takımlar ve kulüpler düzeyinde Türk futboluna ağır yaptırımların geleceğini, bir iki paragrafta da daha önce uyguladıkları ülkelerden örnek vererek gösterdiklerini gördük. Bunun üzerine Fenerbahçe Spor Kulübünden yöneticilerini çağırdık. Ali Koç ve Nihat Özdemir geldiler. Bu kararı alacaklarını söyleyip gittiler ama Fenerbahçe böyle bir karar almadı. Daha sonra biz T.F.F. olarak bu kararı aldık. Türk Futbolunu korumak zorundaydık” yanıtını veriyor.

“Gazete haberleriyle PFDK’ya sevk ettik”

Dikkat çekici sorulardan biri de ifadesi sırasında İlhan Helvacı’ya yöneltiliyor. Helvacı’ya, 3 Temmuz operasyonundan sadece 1 ay sonra soruşturmaya ismi karışanların PFDK’ya sevk edilmesi soruluyor. TFF eski Hukuktan Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Yunus Egemenoğlu’nun şüpheli sıfatıyla alınan ifadesinde, “Ağustos’un ortası gibi biz hukuk ekibi olarak dolaşımdaki tüm gazete haberlerine dayanarak PFDK’ya sevkleri gerçekleştirdik. Bunu hukuk müşavirliği olarak yaptık. Yönetimin kararı değildi. Bu noktada yoğun bir baskı söz konusuydu. Biz de elimizdeki tek dayanak olan gazete haberleriyle sevk işlemini gerçekleştirdik” dediği anımsatılan Helvacı, bu soruya “Ben böyle bir hususu hatırlamıyorum. Hukuk kurulunun yönetim kuruluna bir adet raporu vardır. Bu da soruşturma gizlidir, bu nedenle şike soruşturmasında adı geçen kişilerin ifadesi alınamaz, ifadeleri alınamadığı için de haklarında yargılama yapılamaz şeklindedir” yanıtını veriyor.

“Tutuklama sebeplerinin bulunduğu ancak…”

İfadelerinin ardından savcılık her iki ismi de adlî kontrol talebiyle Sulh Ceza Hakimliğine sevk etti. Ancak sevk yazısında FETÖ’ye yardımla suçlanan her iki isim için “CMK’nın 100. maddesinde yazılı tutuklama sebeplerinin bulunduğu ancak şüphelilerden Lütfi Arıboğan’ın Parkinson hastalığı sebebiyle bazı hareketlerini yönlendirmede zorlandığının görüldüğü, sonuç olarak soruşturmanın geldiği aşama göz önüne alındığında bu aşamada adlî kontrol tedbirlerinin yeterli olacağı” denilerek tutuklama nedenlerinin bulunduğu “notu” düşülüyor.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.