İkinci yüzyıl; ezilenlerin ve dışlananların hak iddialarının anayasal güvenceye kavuştuğu, hukukun bir fetih aracı olmaktan çıkarıldığı, bürokratik kastın sivil topluma teslim edildiği ve insanların müşteri değil yeniden gerçek birer yurttaş olduğu özgürlükçü bir demokrasiyle taçlandırıldığı yeni bir milat olmak zorundadır. Tüm bu nedenlerden ötürü; demokratik bir dönüşüm, sistemsel krizlerin aşılması...