Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
DEM Parti Eşbaşkan Yardımcısı Tayip Temel, Kürt sorununun çözümü için başlatılan süreç kapsamında çıkarılması beklenen çerçeve yasaya dair “Bu yasa, müzakere edilmeden, tarafların hassasiyetleri gözetilmeden, bir oldubittiye getirilmemelidir. Bu …
DEM Parti Eşbaşkan Yardımcısı Tayip Temel, Kürt sorununun çözümü için başlatılan süreç kapsamında çıkarılması beklenen çerçeve yasaya dair “Bu yasa, müzakere edilmeden, tarafların hassasiyetleri gözetilmeden, bir oldubittiye getirilmemelidir. Bu süreçte iktidarın tek taraflı bir metin çıkarıp ‘al bunu, imzala’ demeyeceğini umuyoruz” dedi. Yasanın içeriğine dair bilgileri olmadığını kaydeden Temel, “Barış konuşulurken ‘teslimiyet, pişmanlık, kategorik ayrımlar, suçlu-suçsuz, terör’ üzerinden yol alamayız. Bu dil, geçen yüzyılın dili ve barış değil, daha fazla çatışma getirdi” diye konuştu.
AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan,
“Yasanın temmuzda Meclis’e gelmesini bekliyoruz”
Nu Medya’nın haberine göre DEM Parti Eş Genel Başkan Yardımcısı Tayip Temel, “Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın son Grup Toplantısı’nda ifade ettiklerini önemli buluyoruz. ‘Çerçeve yasa’nın Meclis kapanmadan silahsızlanma ve demokratik entegrasyon zeminini sağlayacak şekilde çıkarılması tarihi önemdedir. Şunu da ekleyelim: Küresel ve bölgesel fay hatları her gün tetiklenirken beklemek, bu ülkenin geleceği için en yanlış politik tercih olur. Bugüne kadar gelen sinyaller yasanın zamanlamasına dair pozitiftir. Hem yasayı bekletmemek hem de içeriğin demokratik entegrasyona zemin açmasını sağlamak, birbirini tamamlayan unsurlardır. Yasanın temmuzda Meclis’e gelmesini bekliyoruz” dedi.
“İktidarın tek taraflı bir metin çıkarıp ‘al bunu, imzala’ demeyeceğini umuyoruz”
Temel, “Bu yasa, müzakere edilmeden, tarafların hassasiyetleri gözetilmeden, bir oldubittiye getirilmemelidir. Bu süreçte iktidarın tek taraflı bir metin çıkarıp ‘al bunu, imzala’ demeyeceğini umuyoruz. Bu olursa müzakere ruhu zedelenmiş olur. Neden? Çünkü bu mesele 100 yıldır bu ülkenin açık yarası. Böyle bir yarayı kapatacak düzenleme, ancak tarafların ortak akıl ve ortak iradeyle ürettiği bir metinle kalıcı olur” ifadelerini kullandı.
“Çıkan haberler doğruysa beklentileri karşılamaktan çok uzak bir yasa olur”
Yasanın içeriğine dair bilgileri olmadığını kaydeden Temel, “Bize ulaşan bir taslak da olmadı, ancak yasaya dair bazı haberler çıktı. Umarız bu içerikler doğru değildir. Eğer doğruysa beklentileri karşılamaktan çok uzak bir yasa olur. Barış konuşulurken ‘teslimiyet, pişmanlık, kategorik ayrımlar, suçlu-suçsuz, terör’ üzerinden yol alamayız. Bu dil, geçen yüzyılın dili ve barış değil, daha fazla çatışma getirdi” dedi.
Temel, şöyle devam etti: “Sayın Öcalan ‘çerçeve yasa’ için ‘kök yasa’ tabirini kullandı. Bunu doğru anlamak gerekir. Buradaki ‘kök yasa’, Kürt meselesinin bütün kök nedenlerini, yani yapısal nedenleri bir anda çözecek nihai yasa anlamına gelmez. ‘Çerçeve yasa’nın böyle bir işlevi de şimdilik yok. Bu yasa daha çok, tarihsel bir eşiğe, silahlı çatışma zemininden siyasi ve hukuki zemine geçişe dönük ana düzenlemelerin anahtarı olacak. Yani ‘kök yasa’, kök nedenlerin tamamını çözen yasa değil. O nedenlerin demokratik siyaset içinde çözülmesinin önünü açacak kurucu eşiktir.”
DEM Parti’nin ‘çerçeve yasa’dan beklentilerine dair Temel, “Birinci yüzyılda büyük acılara neden olan şiddet defterini kapatacak, isyan ve bastırma ikilemini sonlandıracak, siyasi ve hukuki zemini güçlendirecek gerçek bir çerçeve bekliyoruz. Bu yasa bir oldu-bitti olarak değil, toplumun sahip çıkacağı bir uzlaşı olarak çıkmalıdır. Toplumun sahip çıkmadığı bir yasa olumsuz etki yaratır. ‘Çerçeve yasa’nın taraflarla tam mutabakat ve ortaklık içinde çıkarılması, geniş toplumsal ve siyasi kesimlerin oydaşmasına dayanması, bizi nihai barışa çok daha güçlü şekilde yaklaştıracaktır.
“Öcalan bunun dışında kalamaz, kalmamalı”
Öcalan’ın rolü ve çalışma koşullarına ilişkin de konuşan Temel, “Sayın Öcalan’ın bu süreçteki konumu son derece açık ve belirleyicidir. Silahsızlanma çağrısını yaptı. Sayın Öcalan dışında kimse bunu yapamazdı. Demokratik çözüm çerçevesini o inşa etti. Milyonlarca insanın bu sürece inanmasında onun sözünün belirleyici bir ağırlığı var. Eğer isyan ve bastırma ikilemini gerçekten sonlandırmak istiyorsak o ikilemin teorik ve pratik önderi olan bir insanın koşullarının aynı kalmasını bekleyemeyiz. Bu, çatışma çözümü süreçlerinin mantığına da aykırıdır. Sayın Öcalan’ın bu süreci yönetebileceği, düşünebileceği, taraflarla iletişim kurabileceği özgür yaşam ve özgür çalışma koşullarının sağlanması gerekiyor. Kürt meselesini şiddet zemininden siyasi ve hukuki zemine çekecek bir düzenleme yapılıyorsa bu sürecin mimarlarından olan Sayın Öcalan bunun dışında kalamaz, kalmamalı.”
( ALINTI www.numedya24.com/dem-partili-temelden-cerceve-yasa-cagrisi-… )