İstanbul’daki markalı konut projelerinde yükselen aidatlar, havuz ve spor salonu gibi alanları prestij unsurundan çok maliyet kalemine dönüştürdü. Bazı sitelerde aidatlar asgari ücret düzeyine yaklaşırken, kat malikleri tesislerin kapatılması ya da …
İstanbul’daki markalı konut projelerinde yükselen aidatlar, havuz ve spor salonu gibi alanları prestij unsurundan çok maliyet kalemine dönüştürdü. Bazı sitelerde aidatlar asgari ücret düzeyine yaklaşırken, kat malikleri tesislerin kapatılması ya da farklı amaçla kullanılması gibi seçenekleri tartışmaya başladı.
İstanbul’daki bazı konut projelerinde artan aidatlar, site yaşamına ilişkin tercihleri değiştirmeye başladı. Konfor ve prestij unsuru olarak öne çıkan sosyal tesisler, bugün birçok sitede yüksek giderlerin başlıca nedeni olarak görülüyor.
Türkiye Gazetesi’nin aktardığına göre, elektrik, su ve personel maliyetlerindeki artışın etkisiyle bazı sitelerde aidatlar asgari ücret seviyesine yaklaşırken, genel kurullarda tasarruf başlıkları gündeme geliyor. “Havuzun kapatılması, spor salonunun devre dışı bırakılması ya da bazı ortak alanların gelir getirici şekilde değerlendirilmesi” gibi öneriler tartışılıyor.
Hukuki sınır var
Uzmanlar, ortak kullanım alanı sayılan sosyal tesislerin dışarıya kiralanması ya da kullanım amacının değiştirilmesi için bütün kat maliklerinin onayının gerektiğini belirtiyor. Bu nedenle aidatı düşürmeye dönük her adımın hukuki açıdan da dikkatle değerlendirilmesi gerekiyor.
Değer kaybı endişesi
Uzmanlara göre sosyal tesislerin kapatılması, aidatlarda kısa vadede yüzde 20 – 30 arasında düşüş sağlayabiliyor. Ancak bu adımın, konutların piyasa değerini ve yatırım cazibesini uzun vadede zayıflatabileceği uyarısı yapılıyor. Site sakinleri, yüksek aidat baskısıyla mülk değerini koruma kaygısı arasında tercih yapmak zorunda kalıyor.