AB Gümrük Birliği Anlaşması ekonomide Türkiye’ye ‘eksi’ yazıyor

Gazeteci Fethi Yılmaz, Yazı-Yorum programında AB Gümrük Birliği Anlaşması’nın Türkiye’de yarattığı olumsuz tesirleri anlattı. Tarihe de atıfta bulunan Yılmaz, “Geçmişte Balta Limanı Muahedesi ile Osmanlı sanayi alanında çöküşü yaşadı, şu anda bir gibi AB Gümrük Birliği Mutabakatı ile Türkiye’de görülüyor. Türkiye bağımlı hale getiriliyor” dedi.

AB Gümrük Birliği Anlaşması ekonomide Türkiye’ye ‘eksi’ yazıyor
Yayınlama: 18.03.2025
A+
A-

ABD Başkanı Donald Trump’ın gümrük vergisi siyasetleri akıllara gümrük vergilerinin iktisada nasıl tesir ettiğini getirdi.

Radyo Sputnik’te yayımlanan Yazı-Yorum programında Fethi Yılmaz, gümrük tarifelerinin ekonomiye etkisini anlattı.

‘Gümrük Birliği Mutabakatı Türkiye’yi bağımlı hale getiriyor’

Türkiye’nin AB Gümrük Birliği’ne girmesi ile birlikte endüstrinin çok önemli ölçüde negatif yönde etkilendiğini dile getiren Yılmaz, söylediği söz edilen mutabakatın AB’ye bağımlılık yarattığını ve bunun da tekrar Türkiye’ye ekonomik kırılganlık olarak döndüğü görüşünde:

“Türkiye 1996 yılında AB Gümrük Birliği’ne girdi. Sonuç itibariyle burada bir sanayinin gelişmesini inanılmaz ölçüde engelledi. Gümrük Birliği’ndesiniz ama Gümrük Birliği ile ilgili karar alma sistemlerinde siz yoksunuz. Siz olmadığınız için Avrupa Birliği öbür ülkelerle serbest ticaret mutabakatı yapıyor, gümrük tarifesi uygulamıyor ama siz ona dahil değilsiniz. Zira siz karar merciinde değilsiniz. Avrupa bu Gümrük Birliği Anlaşması’nda tarımı dışarıda bıraktı. Tarım ürünlerini kapsamıyor. Avrupa Birliği ‘Ben kendi çiftçimi koruyacağım’ diyor, sen diyemiyorsun. Yalnızca bu da değil, dış ticaret açığına neden oldu. Bir diğer sonucu da ekonomik kırılganlık. Avrupa Birliği bir buhrana girerse Türkiye de giriyor. Zira ticaretinin büyük bölümünü Avrupa Birliği ile yapıyor. Sizi Avrupa Birliği’ne almıyorlar, almayacaklar da. Gümrük Birliğine sizi dahil ediyor, ‘Ticaretini benle yap. Aman ha sen bir yere gitme Türkiye’ diyor. Zira aynı vakitte iyi de bir pazar. O yüzden sizi içine almıyor ama bu Gümrük Birliği’ne dahil ediyor. Bir manada bağımlı hale geliyorsunuz. Borçlanmamıza sebep olan mali tablonun ortaya çıkmasına da bunlar sebep olmuş.”

‘Gümrük muahedeleri sömürge aracı olarak kullanılıyordu’

Tarihe atıfta bulunan Yılmaz, Balta Limanı Anlaşması’nın çok önemli bir örnek olduğunu ifade ederek, gümrük mutabakatlarının sömürge aracı olarak kullanıldığını söyledi. Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Kapital sistemin yavaş yavaş ete kemiğe büründüğü 19. yüzyıl devirlerinde Gümrük sıkıntısı bir manada yarı sömürge yahut sömürge haline getirme için bir araç olarak kullanılıyordu. Bakıldığında bunun en büyük mağdurlarından biri Türkiye. Zira yakın tarihimizde Balta Limanı Mutabakatı var. Osmanlı gümrüklerinde dışarıdan gelen İngiliz mallarına gümrük vergisi sıfırlanmadı ama o kadar cüzi bir sayıya ulaştı ki buradaki yerli üretici ürettiğinde 12 akçe vergi veriyorsa İngilizler 3 akçe verdiler. Osmanlı coğrafyası çok geniş bir coğrafya. Siz buraya eserinizi getiriyorsunuz ve çok cüzi bir vergi oranına doğalsınız. Bunun sonucunda esasen endüstride gecikmiş olan bir Osmanlı, bununla birlikte elinde var olan iş gücünü de işletmeleri de kaybetmeye başladı. Gümrüğü kaldırınca buradaki üretici dışarıdan gelen adamla rekabet edemiyor. Üreticiniz çöküyor; tekstil-dokuma sektörü, deri sektörü, tarım, demir-çelik, el sanatları çökmüş… 56 tezgâh zamanla 2’ye düşmüş. Bununla birlikte sanayileşemiyorsunuz da.”

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.