Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
ABD-İran hattında taraflardan gelen sert açıklamalar gerilim ihtimalini gündemde tutuyor. Dış Politika Uzmanı Umur Tugay Yücel, müzakere masasının kırılgan olduğunu, Trump’ın sert söylemlerinin Tahran’ın elini zayıflatmak yerine güçlendirebileceğini belirterek, “ABD kazanmadı, İran kaybetmedi ve savaş da bitmedi” değerlendirmesinde bulundu.
ABD ile İran arasında Hürmüz Boğazı üzerinden yürütülen diplomasi trafiği karşılıklı açıklamalarla yeni bir belirsizlik sürecine girdi. Washington cephesi, gemi geçişlerinin yeniden normale dönmesine yönelik anlaşmanın yakın olduğunu savunurken, Tahran doğrudan müzakere iddialarını reddederek yalnızca Umman aracılığıyla deniz güvenliğine ilişkin teknik temasların sürdüğünü açıkladı. ABD Başkanı Donald Trump ise İran yönetimini çelişkili açıklamalar yapmakla suçlayarak, Tahran’ın bir yandan görüşme talep ettiğini, diğer yandan kamuoyu önünde müzakereleri inkar ettiğini öne sürdü. Konuyu Dış Politika Uzmanı Umur Tugay Yücel değerlendirdi. Yücel’e göre masada diplomasi devam etse de taraflar arasındaki güven eksikliği nedeniyle sürecin her an kırılabilecek bir zeminde ilerlediği görülüyor.
‘Trump’ın açıklamaları eski etkisini kaybetti, gözler artık İran’da’
Dış Politika Uzmanı Umur Tugay Yücel, ABD Başkanı Donald Trump‘ın savaş sürecinde yaptığı sert açıklamaların uluslararası kamuoyunda eski etkisini yitirdiğini belirterek, bundan sonraki süreçte dikkat edilmesi gereken tarafın İran olduğunu söyledi. Yücel’e göre küresel kamuoyu artık Washington’ın büyük çaplı askeri operasyon söylemlerine eskisi kadar itibar etmiyor. Ayrıca ABD ve İsrail’in İran’a yönelik yürüttüğü süreçte stratejik hedeflerine ulaşamadığını savunarak, İran’ın askeri caydırıcılığını koruduğunu ifade etti:
“En başta şunu söylemek gerekiyor ki ABD-İran Savaşı süresince Trump’ın yaptığı tutarsız gereksiz agresif açıklamalar artık eski değerini yitirdi. Biz bugün Trump’ın açıklamalarından daha çok İran’ın açıklamalarına bakmamız gerekiyor. Çünkü Trump’ın ve ABD’nin İran’a defalarca büyük çaplı saldırı blöfünden sıkılmış bir küresel kamuoyu var. Zaten ABD ve İsrail’in İran’a açtığı savaşta hiçbir stratejik hedeflerine ulaşamadıkları net görülüyor. Amerikan gücünün de İran’ın ateş gücünü ve saldırı kapasitesini bitiremedi. Hatta İran’ın caydırıcılığı ortaya çıktı.”
‘ABD’nin İran’dan herhangi bir taviz koparacağını düşünmüyorum’
Yücel, taraflar arasında bir müzakere zemininin bulunduğunu ancak bunun son derece hassas olduğunu vurguladı. İran’ın Hürmüz Boğazı konusunda geri adım atmayacağı yönünde ortak bir siyasi irade oluştuğunu söyleyen Yücel, bu nedenle diplomatik temaslarda avantajlı tarafın Tahran olduğunu dile getirdi:
“Evet ortada bir müzakere masası var ancak bu masa oldukça narin, küçük ve yetersiz. Her an çökmeye ve kırılmaya müsait. Tahran’ın değerlendirmesi artık Hürmüz’de geriye dönüş olmayacağı, Amerika’nın ve müttefiklerinin bölgede zarar göreceği ve eski etkisine kavuşmaması gerektiği konusunda bir fikir ve eylem birliği var. Bu durumda ister istemez müzakere süreci yada temaslarda eli güçlü bir İran olduğu gerçeğini gösteriyor. Bundan sonraki süreçte ABD’nin İran’dan herhangi bir taviz koparacağını düşünmüyorum. Koparsa bile ABD daha çok taviz verebilir taviz almak için. Hatta Trump’ın sert söylemleri Tahran’ı el arttıracağı bir sürece yöneltebilir.”
‘ABD’nin imajı küresel manada oldukça yıprandı’
Bölgedeki mevcut tabloyu değerlendiren Dış Politika Uzmanı Umur Tugay Yücel, tarafların doğrudan geniş çaplı bir savaş istemediğini ancak çatışmanın tamamen sona erdiğini söylemenin de mümkün olmadığını belirtti. İsrail’in doğrudan hedef olmaktan çıktığını, buna karşın Amerikan üsleri ile Körfez ülkelerinin saldırılardan etkilendiğine dikkat çeken Yücel, bu tablonun uzun vadede sürdürülebilir olmadığını söyledi:
“Açıkçası taraflar savaş istemiyor. Çünkü bu savaşı çıkartan İsrail’in bugün ortada olmadığı tam tersi ABD hatta Körfez müttefikleri ile İran’ın karşı karşıya geldiğini görüyoruz. İsrail vurulmuyor ama Amerikan üsleri vuruluyor İsrail vurulmuyor ama Körfez ülkeleri vuruluyor. Böyle bir durumun sürdürülebilirliği yok zaten. Ancak bu süreçte ABD’nin imajı küresel manada oldukça yıprandı. Çünkü daha Hürmüz’ü açamayan bir Amerikan süper gücünden bahsediyoruz. Dünyanın en büyük ve en güçlü donanmasının varlığını göremiyoruz.”
‘ABD için bu savaş kendi itibarının kazanılması gerektiğine dönüşen bir sürece girdi’
Önümüzdeki döneme ilişkin en olası senaryoyu da değerlendiren Yücel, bölgede kesin bir barıştan ziyade kontrollü gerilim döneminin yaşanacağını öngördü:
“ABD için bu savaş İsrail için değil de kendi itibarının kazanılması gerektiğine dönüşen bir sürece girdi. Sahada ve masada çok fazla senaryonun gerçekleşebileceği bir oyunun içindeyiz. ABD kazanmadı, İran kaybetmedi ve savaş da bitmedi. Dahası taraflar isteklerinden vazgeçmedi. Görünen o ki kalıcı bir gerilim ve geçici uzlaşmaları göreceğimiz bir ABD-İran mücadelesine tanıklık edeceğiz.”