Okullarda “veli – öğretmen” geriliminin arttığına dikkat çeken Enstitü Sosyal’in”Okul İklimini Ne Belirler? Okul Yöneticisi ve Öğretmen Profili”isimli çalışmasında, velilerin, öğretmenin yönteminden sınav sorularına, sınıftaki oturma düzenine kadar …
Okullarda “veli – öğretmen” geriliminin arttığına dikkat çeken Enstitü Sosyal’in“Okul İklimini Ne Belirler? Okul Yöneticisi ve Öğretmen Profili”isimli çalışmasında, velilerin, öğretmenin yönteminden sınav sorularına, sınıftaki oturma düzenine kadar müdahil olduğu vurgulandı. Çalışmada sosyal medyanın ve WhatsApp gruplarının krizi derinleştirdiği, çocuğun “başarı projesi”ne dönüştüğü değerlendirmeleri yer aldı.
Okullarda bugün “veli – öğretmen” çatışmasının “zirve yaptığı” belirtilirken, bilgiye erişimin kolaylaşmasının “her velinin kendini bir eğitim bilimci sanmasına” yol açtığı ifade edildi. Çalışmada, velilerin çocuğun aldığı notu veya yaşadığı bir tartışmayı “kendi sosyal statülerine yönelik bir tehdit” olarak algıladığı kaydedildi.
WhatsApp grupları ve “toplu kalkışma” vurgusu
Türkiye Gazetesi’nin aktardığına göre, değerlendirmede, “veli toplantıları”nın 7/24 WhatsApp gruplarında devam ettiği belirtilerek, “Bir velinin kişisel memnuniyetsizliği, bir anda ‘toplu kalkışmaya’ dönüşebiliyor” denildi. Öğretmenin karşısında “tek bir muhatap değil, organize olmuş ve birbirini provoke eden bir kitle” bulduğu ifade edildi.
Armağan: “Yeni bir yol haritasına ihtiyacımız var”
Enstitü Sosyal Genel Koordinatörü İpek Coşkun Armağan, “Öğretmenlik mesleğini daha güçlü kılacak bir yol haritasına ihtiyacımız var” diyerek, eğitim fakülteleri ve MEB’in “yeni öğretmen profilini güçlendirmeye odaklanması” gerektiğini söyledi. Armağan, “Bir velinin kendi çocuğu için istediği ‘iyi’, sınıfın ortak iyisiyle örtüşmeyebilir. Öğretmenin asıl görevi, artık o ‘ortak iyiyi’ bulan kişi olmaktır” ifadelerini kullandı.
Öğretmenlerden “odak” ve “bilgi kirliliği” tespiti
Çalışmada görüşlerine yer verilen öğretmenler, çocukların bilgiye erişiminin genişlediğini ancak “bilgi alma sürelerinin kısaldığını”, sınıfta “odaklanma sürelerinde düşüş” ve “aşırı sabırsızlık” gözlemlediklerini aktardı. Matematik öğretmeni Ayşe Begüm Genç, “Bugünkü çocuk bilgiye her yerden ulaşabiliyor, en büyük sorun ‘bilgi kirliliği'” derken, öğretmenin rolünün “sadece öğretici değil, rehberlik eden ve birlikte öğrenen” bir konuma evrildiğini ifade etti.