Balıklı Rum Hastanesi’nde iddianame kabul edildi: 5 sanık hakkında 46 yıla kadar hapis talebi!

Balıklı Rum Hastanesi’nde iddianame kabul edildi: 5 sanık hakkında 46 yıla kadar hapis talebi!

Balıklı Rum Hastanesi’nde iddianame kabul edildi: 5 sanık hakkında 46 yıla kadar hapis talebi!
Yayınlama: 27.12.2025
A+
A-

Balıklı Rum Hastanesi’nde bazı hastalar sisteme kaydedilmeden muayene edilmiş gibi gösterilerek sahte reçeteler düzenlendiği ve SGK’nin zarara uğratıldığı iddiasıyla 5 sanık hakkında dava açıldı. Sanıklar için 9 yıl 4 ay 15 günden 46 yıla kadar hapis cezası isteniyor.

Balıklı Rum Hastanesinin sistemine kayıt oluşturmadan kişisel verileri elde edilen hastaları muayene yapılmış gibi göstererek sahte reçeteleri fatura edip Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ile hastaneyi zarara uğrattığı iddia edilen 5 sanık hakkında 9 yıl 4 ay 15 günden 46 yıla kadar değişen oranlarda hapis cezası istemiyle dava açıldı.

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, Balıklı Rum Hastanesi Vakfı İktisadi İşletmesi, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı ve 16 kişi “müşteki”, 18 kişi “mağdur”, 5 kişi ise “şüpheli” olarak yer aldı. İddianamede, Balıklı Rum Hastanesi Vakfı’nın 24 Eylül 2020’de Başsavcılığa yaptığı şikayetin dilekçesine yer verildi.

Prof. Dr. Erdoğan, yoksul ailelerin çocuklarına muayene parası almadan ilaç yazmıştı

Dilekçede, hastanede çalışan Prof. Dr. Ayten Erdoğan, tıbbi sekreter/sağlık çalışanı Nazan Demirel, eczane kalfası Resul Çiçek

Balıklı Rum Hastanesi’ne “sahte reçete” operasyonu: Profesör yoksul ailelerin çocuklarına muayene parası almadan ilaç yazmış, 112 bin TL olan SGK zararını faiziyle ödemiş

Dilekçede, hastanenin maddi zarara uğradığı gibi hastaneye gelmeyen bu hastaların adına kendilerinden habersiz reçete düzenlenmesi sebebiyle bu kişilerin kimlik bilgilerinin izinsiz kullanılmış olduğu kaydedildi. Birçok hastaya hastanenin yoğun olduğu söylenerek Erdoğan’ın anlaşmalı olduğu bazı psikiyatristlere yönlendirilmesi nedeniyle müşteki hastanenin maddi kayba uğratıldığı dilekçede belirtildi.

Dilekçede, hastane ve sağlık çalışanlarının normalde “dışarıda başka eczane, sağlık kurumu gibi yerlerle resmi ve uygun olmayan ilişki içine girmesi” yasak olduğu halde Erdoğan’a sürekli olarak dışarıdan bir eczanenin kalfası sanık Resul Çiçek tarafından reçete edilen ilaçların getirildiğinin tespit edildiği, bu durumda ilacı getiren Çiçek’in Erdoğan’la aralarında menfaat ilişkisinin ortaya çıktığı öne sürüldü.

İddianamede, ilaçların temin edilmesinde bir eczane sahibi sanık Ahmet Hamidi ve ilaç mümessili olarak çalışan sanık Cüneyt Kamaoğlu‘nun sanık Çiçek’le iletişim kurarak ilaç temini yönünde birlikte hareket ettiklerinin değerlendirildiği ifade edildi.

“Piyasada kutular ve taneler halinde ilaçları satarak pazarladılar” denildi

SGK Başkanlığı İstanbul Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü Süreyyapaşa Sağlık Sosyal Güvenlik Merkezinin yazısına da iddianamede yer verildi. Yazıda, “Yapılan incelemede kurum zararını oluşturan reçete içeriği ilaçların güncel fiyatları üzerinden yapılan değerlendirmede 975 bin 573 lira 23 kuruş olduğunun tespit edildiğinin belirtildiği ancak bu zarar miktarının sadece sahte reçetelerle ilaç temin edilmesi nedeniyle SGK’nin uğradığı zarar miktarı olduğu ancak şüphelilerin usulsüz reçetelerle temin ettikleri içerik itibarıyla uyuşturucu maddeler ihtiva eden kırmızı ve yeşil reçeteli ilaçları olay tarihinde çok düşük fiyatlardan SGK’den temin ettikten sonra telefon görüşme tutanaklarında tespit edildiği şekilde piyasada kutular ve taneler olarak ilaçları satarak pazarladıkları” öne sürüldü.

Erdoğan ve Demirel için 13 yıl 9 aydan 46’şar yıla kadar hapis cezası talebi

İddianamede tutuklu sanıklar Ayten Erdoğan ve Nazan Demirel için “kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği”, “kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirmek veya yaymak” ve “kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık” suçlarından 13 yıl 9 aydan 46’şar yıla kadar hapis cezası talep edildi.

Tutuklu sanık Resul Çiçek, tutuksuz sanık Ahmet Hamidi ile firari sanık Cüneyt Kamaoğlu için ise “kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirmek veya yaymak”, “kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık” ve “resmi belgede sahteciliğe yardım etme” suçlarından 9 yıl 4 ay 15 günden 31 yıl 6’şar aya kadar hapis cezası istendi.

Ayrıca sanık Çiçek hakkında “uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti” suçundan 7,5 yıldan az olmamak kaydıyla hapis cezası öngörüldü.

3 kişi hakkında ” kovuşturmaya yer yok” kararı

İddianamede, Eyyüp Çiçek, Yılmaz Ergül ve kimliği belli olmayan bir kişi hakkında daha “resmi belgede sahtecilik”, “suç işlemek amacıyla örgüt kurma”, “kamu kurum ve kuruluşları ve benzeri tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık”, “kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık” ve “kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirmek veya yaymak” suçlarından kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği ifade edildi.

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanarak Bakırköy Ağır Ceza Mahkemesine gönderilen iddianame kabul edildi.

Sanıkların ilerleyen günlerde hakim karşısına çıkması bekleniyor.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.