CHP Eski Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Oğuz Oyan, CHP’nin açıkladığı parti programı taslağının ‘yüzeysel’ olduğunu söyledi. Tarım, kamu maliyesi vb. önemli alanlara sınırlı yer ayrıldığını dile getiren Prof. Dr. Oyan, Batı cephesi içinde yer alma vurgusunun dikkat çektiğini belirterek, “CHP Programı 6’lı masa mutabakat metnine benziyor” dedi.
CHP, 9. Olağan Kurultay’da oylanacak ve 4 temel başlıktan oluşan parti programı taslağını kamuoyu ile paylaştı. Başlıklar, “Demokrasi, Yönetim ve Adalet, Kalkınma Programı, Sosyal Devlet ve Dış Politika, Güvenlik ve Dirençlilik” olarak belirlendi.
Radyo Sputnik’te yayınlanan İsmet Özçelik’le Ankara Farkı programının konuğu CHP Eski Genel Başkan Yardımcı ve İktisatçı Prof. Dr. Oğuz Oyan oldu. Programda CHP parti program taslağını ve ekonomi gündemini değerlendiren Prof. Dr. Oyan, şunları söyledi:
‘CHP’nin program taslağı hacimsiz’
“2008 programı her ne kadar AKP dönemi için çıkmış olsa da bu 2025 programı kadar AKP’ye odaklanmış bir program değil. CHP üzerine operasyonlar olduğu için bu program sanki 2008’de iktidarın ne yapacağı belli değilmiş gibi iktidarın uygulamaları üzerine yoğunlaşmış bir programdan bahsedebiliriz.
2025 programı hacimsiz bir program, kısa bir program. 2008 programı 344 sayfaydı, bu program içindekilerle birlikte 130 sayfa. Bu programın sayfaları daha yoğun olduğu için şöyle söyleyebiliriz; yüzde 45’i kadar. Yani önemli ölçüde kısaltılmış bir programdan bahsediyoruz. Bu kadar kısaltılmış olduğu için birçok konuya kısa yer verilmiş. Mesela tarım politikasına bakıyorsunuz; tarım ile ilgili bölüm bu yeni programda 4 sayfadan ibaret. Ya da mesela tarımda 2008 programı ‘Ben milli gelirin yüzde 2’sini destek olarak ayıracağım’ diyor; 2025 modelinde nicel hedef vermiyor. Bu 2008’e göre bir geri adım olarak söyleyebilirim. Keza kamu maliyesine 3 buçuk sayfa verilmiş… Bu metin daha çok hukukçuların elinde gitmiş görünüyor. Çünkü CHP açısından hukuki sorunlar öne çıktı.
’NATO ve AB vurgusu artmış vaziyette’
‘Programda BRICS’in görünmemesi defodur’
‘Partinin ideolojik bütünlüğü olmalı’
“Bu program ekonomi alanında olduğu kadar diğer alanlarda da eleştirilebilir. Parlamenter sisteme dönmek istiyorlar ama Cumurbaşkanının tek dereceli seçilmesine itirazları yok. Halbuki bu olduğu zaman yeniden çift başlılık olur. Doğrudan seçilen bir Cumhurbaşkanı kendini her zaman Parlamentonun üzerinde görür. Dolayısıyla madem ki Meclis ağırlıklı istiyorsun, Meclis’in içinden seçilmeli.
Öbür taraftan bu programda barajı yüzde 3’e indiriyorsun, ama hazine yardımı eşiği yüzde 1 olsun. Daha tutarlı olmalı. O zaman ikisi de yüzde 1 olsun. Milletvekili transferleri ile ilgili de bir şey yok. Türkiye’nin kurucu partisine böylesine bir ideolojik savurganlık içinde olması mazur görülemez. Mutlaka bir parti disiplininin, bir ideolojik bütünlüğün olması gerekiyor. Bu partiye oy veren seçmenin bu kadarını istemeye hakkı var.”
‘ABD Venezuela’nın petrolüne çökmek istiyor’
‘Enflasyonun yüzde 32’lerin altına inmesi zor’
‘Ücretleri baskılama politikası izleniyor’
“O zaman bütün bu çaba boşa mı gitti? Enflasyon bir araç olarak kullanılıyor. Bunu, gelirleri kısmanın politik aracı olarak görmek lazım. Bunu 23 ve 24’te enflasyonu patlatarak yaptılar, şimdi de enflasyon hedeflemesi üzerinden yapıyorlar. Hedef 16 ya da 19 olsun, bunun üzerinden mi ücret artışları olacak? Ama devlet kendi alacağı için ‘yeniden değerleme oranını 12 aylık ortalamaya göre yaparım’ diyor. O da 35-36 oluyor. Şimdi böylesine çifte standartlı bir politikanın artık kitlelerde bir alıcısı yok. Hane halkının enflasyon tahmini yüzde 55’lerin üzerinde. Finans çevrelerinin 2026’ya dönük tahminleri bile yüzde 28’in altında değil. Hatta ‘2026’da yüzde 30’un üzerinde kalır mı?’ endişeleri var. Yani 2026 ekonomide kayıp yıl olabilir.
Programın şöyle bir ayağı var: ücretleri baskılamak; bunun üzerinden sermayenin birçok kesimine önemli bir değer aktarmış oluyorlar. Buna rağmen sermayenin bir bölümü ‘Ben bu ücretleri yüksek buluyorum, gider Mısır’da yaparım’ diyor.
‘Faiz ile sıcak para çekme çabası var’
‘Milli gelir şişiriliyor’