Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
DEM Parti Hakkari Milletvekili Öznur Bartın’ın ana dilde eğitim ve Kürtçe derslerine ilişkin soru önergesini yanıtsız bırakan Milli Eğitim Bakanlığı, “Yaşayan Diller ve Lehçeler”e ilişkin seçmeli dersler konusunda bugüne kadar gerçekleştirilen …
DEM Parti Hakkari Milletvekili Öznur Bartın’ın ana dilde eğitim ve Kürtçe derslerine ilişkin soru önergesini yanıtsız bırakan Milli Eğitim Bakanlığı, “Yaşayan Diller ve Lehçeler”e ilişkin seçmeli dersler konusunda bugüne kadar gerçekleştirilen kapsamlı çalışmaları aktararak bilgi verdi. Bartın, bakanlığa tepkisini, “Ana dille eğitim talebi bir kez daha görmezden gelindi“ sözleri ile aktardı.
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığına yazılı soru önergesi veren DEM Parti Hakkari Milletvekili Öznur Bartın, anadille eğitim yapılması talebinde bulundu. Bartın önergesinde, “Anadil, bireyin kimliğinin, kültürel aidiyetinin ve toplumsal varoluşunun kurucu unsurudur. Anadilin kamusal alandan dışlanması yalnızca iletişim alanının daraltılması değil; tarihsel hafızanın, kültürel üretimin ve kuşaklar arası aktarımın zayıflaması anlamına gelmektedir. Bu nedenle anadil, kültürel bir tercihin ötesinde insan onuru, eşit yurttaşlık ve demokratik katılım ilkelerinin ayrılmaz bir parçasıdır” ifadelerine yer verdi.
Bartın, önergesine şöyle devam etti:
“Türkiye’de tarihsel olarak uygulanan tekçi dil ve eğitim politikaları; başta Kürtçe ve lehçeleri olan Kurmancî, Zazakî (Kirmanckî) ve Soranî olmak üzere, Lazca, Hemşince, Pontus Yunancası, Batı Ermenicesi, Süryanice lehçeleri (Turoyo/Suret), Ladino, Gagavuzca, Romanca, Adigece, Abhazca ve Kabardey-Çerkesçe gibi çok sayıda anadilin kamusal görünürlüğünü ve kurumsal kullanım alanlarını ciddi biçimde sınırlandırmıştır. Bu durum, söz konusu dillerin kuşaklar arası aktarımını zayıflatarak dilsel eşitsizlikleri yapısal bir sorun haline getirmiştir.”
Bartın, Bakan Tekin’e yanıtlaması istemiyle “Başta Kürtçe ve lehçeleri olmak üzere anadillerin eğitim dili olarak örgün eğitim sistemine dahil edilmesine yönelik kapsamlı bir reform planı hazırlanmakta mıdır?” sorusunu yöneltti. Bartın’ın verdiği soru önergesine Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yanıt verildi. Bakanlığın cevabında ana dille eğitime yönelik bir ifade yer almaması dikkat çekerken, Bartın verilen yanıtın temel bir hak olan anadilde eğitimi karşılamaktan uzak olduğunu belirtti.
37 bin 360 öğrencinin tercihi
Bakanlığın yanıtında, eğitimde fırsat eşitliği, demokratikleşme ve Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli vurgulanırken, anadilde eğitime ilişkin herhangi bir yeni düzenleme ya da kapsamlı reform planına yer verilmedi. Anadillerin eğitim dili olarak örgün eğitim sistemine dahil edilmesine ilişkin somut bir adım açıklanmazken, mevcut uygulamaların “Yaşayan Diller ve Lehçeler” seçmeli dersi üzerinden sürdürüldüğü ifade edildi. Bakanlığın paylaştığı verilere göre, 2025-2026 eğitim öğretim yılında Türkiye genelinde “Yaşayan Diller ve Lehçeler” dersini tercih eden öğrenci sayısı 37 bin 360 olarak kaydedildi.
“Ülkede milyonlarca çocuk ana dilini öğrenmeyi bekliyor”
Milyonlarca çocuğun anadilini öğrenme hakkından mahrum bırakıldığı bir ülkede bu sayının son derece düşük olduğuna dikkat çeken Bartın, bunun yapısal engellerin bir sonucu olduğunu söyledi. Bartın, yaptığı değerlendirmede şu ifadeleri kullandı:
“Anadilde eğitime ilişkin önergemize verilen resmi yanıttan anlaşılan; Millî Eğitim Bakanlığı, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ve ‘demokratikleşme’ söylemlerinin arkasına sığınarak anadilde eğitim talebimizi bir kez daha geçiştirmiştir. Bakanlığın paylaştığı verilere göre, 2025-2026 eğitim-öğretim yılında ülkede milyonlarca çocuk anadilini öğrenmeyi beklerken, ‘Yaşayan Diller ve Lehçeler’ seçmeli dersini tercih edebilen öğrenci sayısı yalnızca 37 bin 360’ta kalmıştır. Bu çarpıcı sayısal yetersizlik, ‘en az 10 öğrencinin yazılı başvurusu’ şartı gibi bürokratik engellerin, kadrolu öğretmen atanmaması ve derslerin ücretli ya da görevlendirme öğretmenlerle geçiştirilmeye çalışılmasının doğrudan bir sonucudur.”
“Ana dil en temel evrensel ve temel insan hakkıdır”
Bakanlığın yanıtında derslerin açılabilmesi için en az 10 öğrencinin talepte bulunması gerektiği, öğretmen bulunamaması halinde ise görevlendirme veya ücretli öğretmen yöntemine başvurulabildiği belirtilirken; ortaöğretim kademesinde dersin yaygınlaştırılmasına ilişkin yeni bir çalışma bulunduğuna dair bilgi verilmedi. Bartın, anadilde eğitimin haftada birkaç saatlik seçmeli derslerle sınırlandırılmasının kabul edilemez olduğunu belirterek, “Pedagojik mükemmeliyet ve eşitlik iddialarına rağmen, anadilde eğitim gibi en temel ve evrensel bir insan hakkının seçmeli bir derse indirgenmesi ve yapısal sorunların çeşitli raporlarla perdelenmesi kabul edilemez” dedi.
DEM Parti Milletvekili Bartın, anadilde eğitimin anayasal güvence altına alınması, eğitim sistemine bütünlüklü biçimde dahil edilmesi ve Kürtçe başta olmak üzere tüm anadiller için öğretmen, müfredat ve altyapı eksikliklerinin giderilmesi çağrısında bulundu.