Sabah yazarı Dilek Güngör, Rekabet Kurulu’nun iş gücü piyasasında rekabetin ihlal edilip edilmediğini tespit etmek amacıyla bazı banka ve finansal kuruluşlar hakkında başlatılan soruşturmaya yönelik, “Soruşturmanın konusu, birbirinden eleman almamak …
Sabah yazarı Dilek Güngör, Rekabet Kurulu’nun iş gücü piyasasında rekabetin ihlal edilip edilmediğini tespit etmek amacıyla bazı banka ve finansal kuruluşlar hakkında başlatılan soruşturmaya yönelik, “Soruşturmanın konusu, birbirinden eleman almamak ve maaş ayarlamaları konusunda yapılan gizli anlaşmalar. Daha açık ifadeyle bankalar ve diğer şirketler kendi aralarında bir nevi ‘köle pazarı’ kurmuşlar” dedi.
Rekabet Kurulu, iş gücü piyasasında 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 4’üncü maddesinin ihlal edilip edilmediğini belirlemek amacıyla, aralarında İş Bankası ve Yapı Kredi Bankası’nın da bulunduğu bazı bankalar, finansal kuruluşlar ve şirketler hakkında soruşturma başlatılmasına karar verdi.
Güngör, soruşturmanın detaylarına yönelik şunları yazdı:
“Soruşturmanın konusu, birbirinden eleman almamak ve maaş ayarlamaları konusunda yapılan gizli anlaşmalar… Bu şekilde, iş gücü piyasasında rekabeti bozduklarına yönelik ciddi tespitler yapılmış!
Daha açık ifadeyle bankalar ve diğer şirketler kendi aralarında bir nevi ‘köle pazarı’ kurmuşlar. Anlayacağınız, “Eti de benim, kemiği de benim” sektörü olmuşlar. Her yıl astronomik karlar elde edip bunda pay sahibi çalışanını düşük ücrete mahkum eden, performans baskısıyla personelini ölesiye rekabete zorlayan, mesaisiz uzun çalışma saatleriyle boğuşmalarına neden olan bankalar yetmemiş bir de işyerlerini çalışan için adeta hapishaneye çevirmişler!
Esasında teşebbüslerin çalışanların ücret veya diğer çalışma koşulları konusunda aralarında anlaşma yapmaları veya bu konudaki bilgileri birbirleri ile paylaşmaları ile birbirlerinden çalışan almama yönündeki anlaşmaları son zamanlarda Rekabet Kurulu’nun gündeminde önemli bir yer işgal ediyor. Hatta 2024 yılı sonunda ‘İş gücü piyasalarında rekabet ihlallerine yönelik kılavuz’ çıkardı. Teşebbüslerin çıktı piyasalarında aralarında yapmış oldukları fiyat tespiti, müşteri paylaşımı, arz miktarının belirlenmesi gibi eylemler nasıl kanunun ihlali ise, teşebbüslerin girdi piyasalarına yönelik olarak yapmış oldukları anti rekabetçi anlaşmalarda kanun ihlali olarak kabul ediliyor. Girdi piyasalarına yönelik en önemli rekabetçi parametrelerin başında ise genellikle çalışan ücret ve koşullarının ve çalışan mobilitesinin kısıtlanmasına yönelik teşebbüsler arası anlaşmalar geliyor. Rekabet Kurulu geçtiğimiz dönemlerde 90’nın üzerinde firma hakkında işgücü piyasalarındaki rekabeti engelleme iddiası ile soruşturma yürüttü.”
Yazının tamamı için