Forum kapsamında sayın Cumhurbaşkanımız üst düzey temaslarda bulundu.
Bölgemizde barışın tesisi ve seyrüsefer serbestliği için konuştuk.
Bölgemizde kalıcı barışın sağlanmasını ele aldık.
Ayrıca Balkan Barış Platformu’nun 3. toplantısını da burada forum marjında gerçekleştirdik.
Geniş bir coğrafyadan gelen temsilciler bir kez daha fikirlerini diplomasinin merkezine koyma fırsatı buldular.
Antalya Diplomasi Forumu bir diyalog ve çözüm merkezine dönüşmüştür.
Türkiye olarak dış politikamızı dar çerçevelere hapsolmadan, diplomasiyi barışın anahtarı olarak gören bir anlayışla şekillendirmeye devam edeceğiz.
Kritik başlıklarda, güven inşa etmeye, tarafları birbirine yaklaştırmaya ve gerektiğinde ara buluculuk yapmaya aynı azimle devam edeceğiz.
Bölgenin ülkeleri bir araya gelip bölgenin sorunlarına sahip çıkmak zorundalar. Bu bizim için yaşamsal bir gereklilik. Bunun için yeterli kapasitenin ve olgunluğun olduğuna biz Türkiye olarak inanıyoruz.
Hürmüz Boğazı ile ilgili şu anda zihinlerde karışık bir durum var. Zaman zaman tarafların açıldığı, zaman zaman kısmi bloke etmelerin olduğu yönünde beyanlar var. Bu konuda gelişmeler oldukça kamuoyunu bilgilendirmeye devam edeceğiz.
Her iki taraf da görüşmelere devam ediyor, devam etme iradeleri var. Bütün dünya ateşkesten dolayı açıkçası bir rahatlık içinde.
Bu devam etmeli, ben tarafların da bunun bilincinde olduğunu görüyorum.
Bölgedeki bütün aktörler, savaşın tekrar başlamaması için endişelerini sürekli iletiyorlar.
Biz de bu konuda elimizden gelen çabayı gösteriyoruz.