Doç. Dr. Bülent Özmen’den ‘Antalya’ uyarısı: Yağmur suyu zemini eritiyor, sahil şeridi en riskli yer!

Doç. Dr. Bülent Özmen’den ‘Antalya’ uyarısı: Yağmur suyu zemini eritiyor, sahil şeridi en riskli yer!

Doç. Dr. Bülent Özmen’den ‘Antalya’ uyarısı: Yağmur suyu zemini eritiyor, sahil şeridi en riskli yer!
Yayınlama: 09.12.2025
A+
A-

Antalya önceki gece 4.3 büyüklüğünde, dün öğlen saatlerinde ise 4.9 büyüklüğünde iki deprem meydana geldi. Depremler bölge halkını korkuturken Doç. Dr. Bülent Özmen, “Antalya kent merkezi ve diğer ilçelerdeki karbonatlı kayaçlardan oluşan birimler de suyla temasa girdiğinde eriyebilir ve yerin altında büyük boşluklar oluşabilir. Sahil bandındaki alüvyon zemin üzerine kurulmuş yerleşim alanları deprem açısından en riskli yerlerdir” dedi.

Antalya’da peş peşe meydana gelen depremler bölge halkını tedirgin etti. Konuyla ilgili Milliyet’ten Zeynep Dilara Akyürek’e değerlendirmelerde bulunan Gazi Üniversitesi Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi, Afet Yönetimi Uzmanı Doç. Dr. Bülent Özmen, Antalya’da kayaların yağmurlarla birlikte eridiğini ve zeminde çökmeler meydana geldiğini belirterek, en riskli bölgeleri açıkladı.

Akyürek, şunları söyledi:

“Yağmur suyu bazı coğrafyalarda sadece dağlardaki toprakların kaymasına neden olmakla kalmayabilir. Zemin özellikleri Antalya’daki gibi olan noktalarda karbonatlı kayaçlar yağmur suyuyla iyice tehlikeli hale geldiğinden, zeminde deformasyon, çökme ve kaymalar olabilir. Yani devasa kayalar olarak görülen bu malzemeler, zamana ve doğaya yenik düşebilir. Bu yenilginin ise bir depremle faciaya dönüşmemesi için ‘Uygun zemine doğru yapı’ ilkesinin benimsenmesi hayati önem taşır.

Antalya’yı zemin özellikleri açısından değerlendirecek olursak geniş ovaların üzerine kurulu yerleşimlerin, yani alüvyon zemin üzerine yapılmış evler, eğer zemin özellikleri dikkate alınmadan yapılmışsa hasar görme olasılıkları oldukça yüksektir. Deprem tetiklemesi ile oluşabilecek heyelanlı bölgeler ve kaya düşmesinin gözlenebileceği yerler vardır. Antalya kent merkezi ve diğer ilçelerdeki karbonatlı kayaçlardan oluşan birimler de suyla temasa girdiğinde eriyebilir ve yerin altında büyük boşluklar oluşabilir. Bu boşlukların da depremin etkisi ile çökme olasılığı vardır. Tarihsel ve aletsel dönemde Antalya ve çevresinde meydana gelen depremlerin büyük çoğunluğu ilin batı kısmında olmuştur. Sahil bandındaki alüvyon zemin üzerine kurulmuş yerleşim alanları deprem açısından en riskli yerlerdir.

8 Aralık 2025 Pazartesi günü 03.31’de Konyaltı-Antalya’da 4.3, 13.21’de Serik-Antalya’da 4.9 (AFAD) büyüklüğündeki 2 depremin Antalya il sınırlarının yaklaşık 48 km kuzeydoğusunda meydana gelmiş olmasına şimdiki veriler ışığında özel bir anlam yüklemek çok mümkün değildir. Bu depremler bize buralarda diri fay olduğunu gösteriyor. Tarihsel ve aletsel dönem içinde bu iki depremin olduğu yerlerde büyük bir deprem olmamış olması daha büyük bir deprem olma olasılığının yok denecek kadar az olduğunu gösteriyor. Yani ilerleyen saatler ve günler için de özellikle 4.9 büyüklüğündeki depremlerin artçıların olma olasılığı olduğunu ve bunlarında 4.0 büyüklüğüne kadar erişebileceğini söyleyebiliriz.”

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.