DSÖ, Demokratik Kongo Cumhuriyeti ve Uganda’daki Ebola salgınınınbölgesel düzeyde ‘yüksek risk’, küresel düzeyde ise ‘düşük risk’ taşıdığını açıklarken, salgının boyutunun tahmin edilenden çok daha büyük olduğunu söyledi. Tedavisi bulunmayan suş ile enfeste olan Amerikalı bir doktorun ardından ABD’ye belli ülkelerden girişlere kısıtlama geldi.
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Genel Direktörü Doktor Tedros Adhanom Ghebreyesus, Acil Durum Komitesi toplantısının ardından düzenlediği basın toplantısında, salgının boyutunun tahmin edilenden çok daha büyük olduğunu ve vaka sayılarının artmasının beklendiğini vurguladı.
Dr. Tedros “Komite, durumun uluslararası öneme sahip bir halk sağlığı acil durumu olduğu ancak pandemi acil durumu olmadığı konusunda hemfikir oldu. DSÖ, salgının riskini ulusal ve bölgesel düzeylerde yüksek, küresel düzeyde ise düşük olarak değerlendiriyor.”
Endişe yaratan faktörler
DSÖ yetkilileri salgının hızlı yayılmasından endişe duyuyor. Başlıca risk unsurları şöyle:
Tedavisi bulunmayan suş
Salgın, aşısı ve spesifik tedavisi bulunmayan Bundibugyo suşundan kaynaklanıyor. DSÖ, diğer ilaçların koruyucu etkisini değerlendirmeye devam ediyor.

ABD’de giriş kısıtlaması
Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nde görev yapan Amerikalı misyoner doktor Peter Stafford’un testi pozitif çıktı. Stafford ve aralarında eşi ile çocuklarının da bulunduğu altı Amerikalı yüksek riskli temaslı, Almanya’ya tahliye edildi. ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi (CDC), riskin Amerika Birleşik Devletleri için düşük olduğunu belirtirken, Uganda, Demokratik Kongo Cumhuriyeti ve Güney Sudan’dan son 21 günde gelen yabancı uyruklulara giriş kısıtlaması getirdi.
Asya ülkelerinde de önlemler
Asya ülkeleri de önlemleri artırdı. Hong Kong, Kovid-19 döneminde kullanılan Lantau Adası izolasyon tesisini Ebola için hazır hale getirdi. Bölgedeki diğer ülkeler sınır taramalarını ve karantina kapasitelerini güçlendirdi.
DSÖ, sahada müdahale ekibi bulundurduğunu ve acil durum fonundan ek 3.4 milyon dolar ayırarak toplam fonu 3.9 milyon dolara çıkardığını açıkladı. Tedros, Demokratik Kongo Cumhuriyeti ve Uganda yetkililerine işbirliği için teşekkür etti.
Ebola nedir,, nasıl yayılır?
Kanamalı ateş yapan Ebola virüsü ilk kez 1976’da Demokratik Kongo Cumhuriyeti ve Sudan’da görülmüştü.
Enfekte bir kişinin kan, tükürük, ter, idrar, dışkı, anne sütü veya meni gibi vücut sıvılarıyla doğrudan temas edilmesi yoluyla bulaşıyor. Virüs, bu sıvılara maruz kalmış mukozalar (göz, burun, ağız) veya ciltteki açık yaralar ve kesikler aracılığıyla vücuda girebiliyor.
Virüs bulaşmış giysiler, yatak çarşafları veya tıbbi ekipmanlar gibi cansız yüzeyler ve nesnelerle temas edilmesi riski artırıyor.
Uzmanlar, bölgedeki istikrarsızlık, nüfus hareketliliği ve sağlık altyapısındaki zorluklar nedeniyle salgının kontrol altına alınmasının zor olabileceği uyarısında bulunuyor. DSÖ ve ortakları, daha fazla ölümün önlenmesi için acil ve koordineli müdahalenin şart olduğunu vurguluyor.