Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Ekonomim yazarı Emre Alkin, bütçede faiz giderlerinin temmuz ayında geçen yılın aynı ayına göre yüzde 142,8 artarak 326,8 milyar TL’ye yükselmesine yönelik olarak, “Eğer faiz ödemelerinin payı artmaya devam ederse devletin temel hizmetler ve …
Ekonomim yazarı Emre Alkin, bütçede faiz giderlerinin temmuz ayında geçen yılın aynı ayına göre yüzde 142,8 artarak 326,8 milyar TL’ye yükselmesine yönelik olarak, “Eğer faiz ödemelerinin payı artmaya devam ederse devletin temel hizmetler ve yatırımlar için kaynak yaratması giderek zorlaşır. Bunun devamında yeni vergiler, harcama kesintileri veya daha fazla borçlanma gündeme gelir” dedi.
Faiz giderlerinin bütçede giderek daha fazla yer kaplaması durumunda, eğitim, sağlık gibi alanlara ayrılacak kaynağın azalacağına dikkati çeken Alkin, şunları yazdı:
“Bu nedenle bütçeyi değerlendirirken yalnızca “faiz dışı fazla verdik” demek yeterli değil. Faiz dışı fazla elbette önemli. Ancak aynı anda faiz yükünün de kontrol altına alınması gerekir. Aksi halde devlet gelirlerini artırsa bile bu gelirlerin giderek daha büyük bölümünü geçmişte yaptığı borçlanmanın maliyetine ayırmak zorunda kalır.
Bakan Şimşek’in açıklamalarında bütçenin olumlu taraflarının özellikle öne çıkarıldığı görülüyor. İlk yarıda faiz dışı fazla verilmesi, vergi gelirlerindeki artış ve bazı dönemlerde bütçe performansındaki iyileşme gerçek. Ancak faiz giderlerinin hızla arttığı, toplam bütçe açığının büyüdüğü ve temmuz ayında faiz dışı dengenin açığa döndüğü de aynı ölçüde gerçek.
Dolayısıyla yalnızca olumlu rakamları öne çıkararak “mali disiplin devam etmekte” demek fotoğrafın tamamını göstermiyor. Çünkü bütçenin kalitesini anlamak için sadece ne kadar vergi toplandığına değil, toplanan verginin nereye gittiğine de bakmak gerekir. Eğer faiz ödemelerinin payı artmaya devam ederse devletin temel hizmetler ve yatırımlar için kaynak yaratması giderek zorlaşır. Bunun devamında yeni vergiler, harcama kesintileri veya daha fazla borçlanma gündeme gelir. Bu nedenle mesele yalnızca muhasebe hesabı değil, doğrudan vatandaşın alacağı kamu hizmetinin kalitesiyle ilgili.
Açıklanan bütçe rakamlarının bence en önemli mesajı burada. Yılın ilk yedi ayında faiz dışı fazla hâlâ korunmakta, ancak faiz faturası hızla büyümekte. Bu yüzden artık yalnızca “bütçe açığı ne kadar?” diye sormak yeterli değil. “Topladığımız vergilerin ne kadarı bugünün ihtiyaçlarına, ne kadarı borçların faizine gidiyor?” sorusunu da sormak gerekiyor.”
Yazının tamamı için
( ALINTI )