Ertuğrul Özkök: 7 Nisan’ı 8’ine bağlayan gece biz İran’a bakarken Anthropic’in keşfettiği dehşet verici gerçek

Çok özel bir gece geçirdik. Tarihi bir geceydi… Dünya, 7 Nisan gecesini 8’e bağlayan saatleri büyük bir stresle izledi. Düşünün akşamları saat 10’da yatan eşim Tansu’dan sabaha karşı 02:30’da mesaj aldım. “Ateşkes kabul edilmiş” diyordu. Bir …

Ertuğrul Özkök: 7 Nisan’ı 8’ine bağlayan gece biz İran’a bakarken Anthropic’in keşfettiği dehşet verici gerçek
Yayınlama: 09.04.2026
A+
A-

Çok özel bir gece geçirdik.

Tarihi bir geceydi…

Dünya, 7 Nisan gecesini 8’e bağlayan saatleri büyük bir stresle izledi.

Düşünün akşamları saat 10’da yatan eşim Tansu’dan sabaha karşı 02:30’da mesaj aldım.

“Ateşkes kabul edilmiş” diyordu.

Bir Hristiyan, bir Yahudi, fanatik ve bir molla rejimi

Dünya herhalde bu geceyi unutmayacak…

Biri Hristiyan, öteki Yahudi iki çıldırmış siyasetçi ve onlardan daha çok çıldırmış, 50 yıllık bir Molla rejimi hepimize bir kâbus gecesi geçirtti.

Üç Semavi dinin en fanatiklerinin gecesiydi…

Dün gece hepimizin güvenliği için daha büyük bir tehdit vardı

Oysa dün gece aynı saatlerde ondan çok daha önemli iki gelişme oldu.

Hiçbirimiz o iki olayın anlamı üzerinde düşünmedik.

Bunlardan biri, belki de hepimizin güvenliğini, Hürmüz Körfezi’nden daha fazla tehdit edecek bir gelişmeydi.

Gelin o asıl büyük tehlike üzerine konuşalım bugün.

Anthropic’in 7 Nisan günü yaptığı tuhaf açıklama

Yapay zekâ şirketi Anthropic, 7 Nisan günü, “Claude Mythos Preview” olarak adlandırılan büyük dil modelinin en yeni neslini piyasaya sürmeyi ertelediğini açıkladı.

Buraya kadar normal.

Yapay Zekâ şirketleri her gün yaptığı açıklamalardan biri deyip geçebilirdiniz..

Ancak Anthropic’in açıklamasında çok ilginç bir detay vardı.

AI şirketi bu yeni dil modelini niye sadece 40 şirkete açtı?

Şirket bu yeni dil modelini sadece 40 şirketin kullanımına açıyordu ve onlarla ortak bir çalışma yapacaklardı.

Bu şirketler arasında şunlar vardı:

Google, Broadcom, Nvidia, Cisco, Palo Alto Networks, Apple, JPMorganChase, Amazon ve Microsoft…

Yani bizlerin veya çalıştığımız şirketlerin kullanımına açık değildi.

Anthropic neden böyle bir karar aldı, neden bu uygulamayı bizlere de vermedi?

Bu soruyu sorarsanız, hepimiz açısından ortaya çıkan tehlikenin ne olduğunu kolayca anlayabilirsiniz.

Uzmanlarının bu programı yazarken keşfettiği çok büyük insanlık tehlikesi

Çünkü, Anthropic yazılımcıları, Claude Mythos’u geliştirme sürecinde bir şeyi keşfettiler.

Bu yeni dil modeli, zekânın yalnızca şu anda mevcut olan herhangi bir modelden daha kolay ve daha karmaşık bir şekilde yazılım kodunu yazmakla kalmıyordu.

Aynı zamanda bu yeteneğin bir yan ürünü olarak dünyanın en popüler yazılım sistemlerinin neredeyse hepsinde güvenlik açıklarını çok kolayca bulabiliyordu.

Yani hepimizin telefonlarına, banka hesaplarına, tapu işlemlerine, her türlü mahrem bilgilerimize, ülkelerin ulusal güvenlik sistemlerine en kolay yoldan nasıl girilebileceğini de gösteriyordu.

Bu yazılım kötü insanların eline geçerse durum feci olabilir

Düşünün, bu araç kötü aktörlerin eline düşerse nelerle karşılaşabiliriz.

Bu kişiler dünyadaki hemen hemen her büyük yazılım sistemini hackleyebilirler.

Mahremiyetimizi, veri güvenliğimizi sağlayan bütün şirketler bir günde çökertilebilirdi.

İşte o nedenle, şimdi bu 40 şirketle, bu yeni modelin böyle kişilerin eline geçmesini ve kullanımını önleyecek tedbirleri araştıracaklar.

Sizce bu Hürmüz Boğazı’nın kapatılmasından çok daha büyük bir tehdit değil mi…

Evet biz önceki gece sadece İran’la ilgilenirken işte böyle muazzam bir tehdit kapımıza dayandı.

İşte bu nedenle, New York Times’ın ilgiyle izlediğim yazarı Thomas L. Friedman dün yazısını İran’la kriz gecesine değil buna ayırmıştı.

O gece çok önemli bir şey daha oldu

7 Nisan’ı 8’ine bağlayan gece, insanlık açısından çok önemli bir şey daha oluyordu.

NASA’nın ay yörüngesine gönderdiği insanlı Artemis II adlı uzay aracı, ayın karanlık yüzüne de geçmiş ve böylece insanoğlu tarihinde yeryüzünden en uzak noktaya ulaşmıştı.

Bu mesafe tam 406 bin kilometreydi.

Böylece bizim neslimizin efsane Pink Floyd albümü olan “Dark Side Of The Moon” aşıldı.

Benim doğduğum yıl bulunan bir şey

7 Nisan’ı 8’e bağlayan gece benim doğum gecemdi…

Annemin anlattığına göre sabaha karşı doğmuşum.

Dün 78 yaşıma girdim.

Filistin sorunu benim doğduğum yıl başladı.

Ama benim doğduğum yılın en önemli olayı transistörün keşfiydi.

Yani yarı iletkenler bulunmuştu.

O yıl bulunan o şey, bugün artık “chip” olarak hayatımızda.

7 Nisan’ı 8’ine bağlayan gece meydana gelen bu üç olayın her saniyesinde chipler sayesinde çalışan şeyler hayatımızı belirliyordu.

Friedman soruyor: Bu geceyi neyle hatırlayacaksınız?

New York Times yazarı Thomas L. Friedman dünkü yazısını şu soruyla bitiriyordu?

“İlerde bu 7 Nisan gününden ne hatırlayacaksınız?”

İran savaşını mı…

Anthropic’in aldığı kararı mı…

Yoksa Artemis II uzay aracının yeryüzünden 406 kilometre öteye gidişini mi?

Ben 1969 yılından Woodstock Müzik Festivalini hatırlıyorum.

Bir de insanoğlunun aya ilk ayak basışına ait o görüntüyü.

Ben önceki geceyi bu fotoğrafla hatırlayacağım

Aradan 57 sene geçti…

Ve ben dün, yani 7 Nisan’ı 8’ine bağlayan geceden bir fotoğrafı hatırlayacağım.

Daha doğrusu Observer gazetesinin birinci sayfasını…

Ayın ötesine geçen Artemis II uzay aracından çekilen bir fotoğraf bu…

406 bin kilometreden dünyamızın görünüşü…

Gazete bu harika fotoğrafa şu manşeti atmış:

“Evimizin bir fotoğrafı…”

“Evimiz…”

Üzerinde yaşadığımız yerküre…

Hepimizin evi… 8 milyar insanın yuvası…

Ve biri Hristiyan, öteki Yahudi ve üçüncüsü İslamcı fanatik rejim…

7 Nisan’ı 8’ine bağlayan gece bu güzel evimizi harabeye çevirmek için ellerinden geleni yapıyordu…

Ne diyeyim…

Hepsi Allah’ından bulsun…

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.