Eski MASAK Başkan Yardımcısı Dr. Ramazan Başak’ın sosyal medya hesabına erişime engeli getirildi. Kararın ardından veda mesajı yayımlayan Başak, durumu “kişisel bir mesele” olarak görmediğini belirterek, “Ülkem adına çok ama çok üzüldüm” dedi. Başak …
Eski MASAK Başkan Yardımcısı Dr. Ramazan Başak’ın sosyal medya hesabına erişime engeli getirildi. Kararın ardından veda mesajı yayımlayan Başak, durumu “kişisel bir mesele” olarak görmediğini belirterek, “Ülkem adına çok ama çok üzüldüm” dedi. Başak, 8 Nisan’da ”halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” iddiasıyla gözaltına alındıktan sonra serbest bırakılmıştı.
Eski MASAK Başkan Yardımcısı Ramazan Başak’ın X hesabı hakkında erişim engeli kararı verildi. Hesabının kapatılmasının ardından kamuoyuna bir açıklama yapan Başak, ”Değerli Vatandaşlarım, Değerli Takipçilerim. Tahmin edebileceğiniz grubun şikayeti ile X hesabım bugün erişime kapatıldı. Bunu kişisel bir mesele olarak değerlendirmiyorum. Bu yapılanları hiç haketmiyoruz. Ülkem adına çok ama çok üzüldüm. Şimdilik hoşçakalın” ifadelerini kullandı.
Gözaltına alınıp serbest bırakılmıştı
Başak, 8 Nisan’da Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınmıştı.
Başak’a “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçlaması yöneltilmişti.
Jandarma ekiplerinin ikametinde gerçekleştirdiği operasyonun ardından, Başak sorgulanmak üzere emniyete götürülmüştü.
Soruşturma kapsamında gözaltına alınan Başak adliyeye sevkinin ardından yurtdışı çıkış yasağıyla serbest bırakılmıştı.
Başak, gözaltına alınmadan önce sosyal medya hesabından şu paylaşımı yapmıştı:
“İstanbul Altın Rafinerisi (İAR)’ne, hayali ihracat ve devleti dolandırmak gibi çok ciddi iddialarla yapılan operasyon sonrasında, tutuklanan Rafineri sahibi ÖÇ. geçen hafta serbest bırakıldı. Bu operasyondan sonra hep aklıma bir soru geliyor. Şöyle ki; Kurulan organizasyonla; ithal edilen altının burada eritildiği, eritilen altının asit solüsyonlarla karıştırarak işlenmiş olarak gösterildiği, bunların yurt dışına yasal olarak çıkarıldığı, bu şekilde toplam 544 milyon dolarlık ihracat üzerinden sistemli olarak devletin 13 milyon dolar zarara uğratıldığı iddia ediliyor. 90’lı yıllarda TBMM’de Hayali İhracat Komisyonunda görev yaptığım iki sene boyunca da senaryo hep böyleydi. Yapılan Hayali İhracatlarla, hem Kara Paralar İhracat geliri gibi gösterilerek aklanmış, hem de trilyonlarca lira haksız teşvik alınarak Kamu zarara uğratılmıştı. İAR operasyonunda, hep örgütlü olarak hileli işlemlerle kamuyu yaklaşık 13 milyon dolar zarar uğratma iddiası gündeme geldi. Bu teşviğin devletten alınabilmesi için 544 milyon doların Türkiye’ye gelmiş olması şarttır. Bu para da çok çok büyük bir ihtimalle Kara Paradır. Sorum şu; Neden 544 milyon dolarla ilgili hiçbir iddia gündeme gelmedi veya geldi de kamuya mı açıklanmadı?”