Tarlada 5 liraya alıcı bulan meyve ve sebzenin markette 50 liraya kadar çıkması, gıda fiyatlarındaki uçurumu yeniden gündeme taşıdı. Fahiş fiyat için kesilen cezaların yetersiz kaldığı tabloda, ürünün tarladan rafa kadar dijital olarak izlenmesi …
Tarlada 5 liraya alıcı bulan meyve ve sebzenin markette 50 liraya kadar çıkması, gıda fiyatlarındaki uçurumu yeniden gündeme taşıdı. Fahiş fiyat için kesilen cezaların yetersiz kaldığı tabloda, ürünün tarladan rafa kadar dijital olarak izlenmesi, aracı zincirinin kısaltılması, soğuk zincir yatırımı, tavan kâr sınırı ve çiftçiye alım garantisi gibi yapısal adımlar çözüm başlıkları arasında öne çıkıyor.
Tarladaki fiyatla market etiketi arasındaki makas açılmaya devam ederken, meyve ve sebzede kalıcı çözüm için yapısal düzenleme çağrıları güçleniyor. Son dönemde öne çıkan öneriler arasında dijital hal sistemi, daha sıkı denetim, lojistik yatırımı ve planlı üretim yer alıyor.
Dijital hal ve daha az aracı
Türkiye Gazetesi’nin aktardığına göre, önerilerin başında, ürünün tarladan çıktığı andan rafa ulaşana kadar dijital olarak izlenmesi geliyor. Bir ürünün ortalama beş kez el değiştirdiği, her aşamada da fiyatın arttığı belirtilirken, dijital hal sistemiyle hem izlenebilirliğin hem de kâr marjı kontrolünün sağlanması isteniyor. Üreticinin tüccara bağımlılığını azaltacak kooperatif modelleri de çözüm başlıkları arasında yer alıyor.
Soğuk zincir ve tavan kâr sınırı
Yolda bozulan ya da ezilen ürün oranının yüzde 20-25’e ulaştığına dikkat çekilirken, lisanslı soğuk hava depoları ve soğutmalı nakliye için teşvik verilmesi öneriliyor. Temel gıda ürünlerinde tavan kâr sınırı getirilmesi, alış fiyatı üzerinden aşırı kârın engellenmesi ve tekrar eden ihlallerde süreli kapatma ya da lisans iptali gibi daha ağır yaptırımlar uygulanması da çözüm seçenekleri arasında sıralanıyor.
Kent tarımı ve alım garantisi
Nakliye maliyetini düşürmek için şehir çeperlerinde kent tarımı bölgeleri oluşturulması, üretimin talebe göre planlanması ve çiftçiye taban fiyatla alım garantisi verilmesi öneriliyor. Ayrıca, satılamayan ama tüketilebilir durumdaki ürünler için indirim reyonları oluşturulması ya da gıda bankalarına bağış karşılığında vergi avantajı sağlanması da fiyat baskısını azaltacak adımlar arasında gösteriliyor.