Hasan Ocak’ın kardeşinin 12 yıl önce verdiği röportaj: 26 gün morgda bekletmişler, belki de hiç bulamayacaktık; işkence izleri vardı

Hasan Ocak’ın kardeşinin 12 yıl önce verdiği röportaj: 26 gün morgda bekletmişler, belki de hiç bulamayacaktık; işkence izleri vardı

Hasan Ocak’ın kardeşinin 12 yıl önce verdiği röportaj: 26 gün morgda bekletmişler, belki de hiç bulamayacaktık; işkence izleri vardı
Yayınlama: 29.07.2025
A+
A-

BirGün yazarı Ayça Söylemez, Cumartesi Anneleri’nden Emine Ocak’ı andı. Hasan Ocak’ın kardeşinin 12 yıl önce verdiği bi röportajı da hatırlatan Söylemez, Hüseyin Ocak’ın “Üzerinde sigara söndürülmüş. Elektrik verildiğine, askıda bekletildiğine dair izler, kızarıklıklar, yanıklar vardı. Telle boğarak öldürmüşler. Yüzünde de kırıklar ve kesikler vardı. Kemeri, saati, ayakkabı bağcıkları yokmuş, bunlar da gözaltına alındığının kanıtı. 26 gün morgda bekletmişler, belki de hiç bulamayacaktık” dediğini aktardı. 

Söylemez’in yazısı şöyle: 

“Hasan Ocak’ın kardeşi Hüseyin Ocak ile 12 yıl önceki söyleşimizde, “Devlet katilleri hala koruyor” demişti:

“Kardeşim Hasan, Gazi olaylarında ön saflardaydı, bir sosyalist olarak katliamda halkın yanındaydı. Devlet bu olayı birilerinin üzerine yıkmak için ‘Gazi provokasyonu’ adı altında bir operasyon başlattı, 30 kişi gözaltına alındı. Kardeşim de 21 Mart’ta gözaltına alındı. Hemen Emniyet’e ve diğer kurumlara başvurduk, kardeşimi aramaya başladık. Beşiktaş’taki Devlet Güvenlik Mahkemesi’ne gittik, oradaki savcı önce Hasan’ın gözaltına alındığını, Emniyet Müdürlüğü’nde olduğunu söyledi, ancak biz dilekçeyle başvurunca cevabını değiştirdi, resmi yanıtı ‘Gözaltına alınmamış’ oldu. Gözaltına alındıktan beş gün sonra, vücudunda işkence izleri ve kırıklar olduğu halde ölmüş olarak bulunmuş. Üzerinde sigara söndürülmüş. Elektrik verildiğine, askıda bekletildiğine dair izler, kızarıklıklar, yanıklar vardı. Telle boğarak öldürmüşler. Yüzünde de kırıklar ve kesikler vardı. Kemeri, saati, ayakkabı bağcıkları yokmuş, bunlar da gözaltına alındığının kanıtı. Beykoz Buzhaneler mevki Dedeler köyünde, köylüler bulmuş cesedini, jandarmaya haber vermişler. Jandarma da cesedini Beykoz Devlet Hastanesi’ne götürmüş. Sonradan görüştüğüm Beykoz’daki memurlar, ‘Haftada bize böyle 2-3 ceset geliyor, raflarda onlarca dosya var’ dediler. Altı gün sonra İstanbul Adli Tıp Kurumu’na gönderilmiş. Ben sürekli Adli Tıp’a gidiyordum, bir gün kayıpların olduğu deftere bakarken fotoğrafını gördüm, öyle bulduk cenazesini. 26 gün morgda bekletmişler, belki de hiç bulamayacaktık. Ölümünden yaklaşık iki ay sonra Gazi Mezarlığı’na defnettik.”

Fatih Cumhuriyet Savcısı, otopsi raporlarına rağmen verdiği takipsizlik kararına, “Ben devletin polisinin insan öldüreceğine inanmıyorum” yazmıştı.”

Yazının tamamını okumak için . 

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.