HDK davası | Gazeteci Elif Akgül hakkında yurt dışı çıkış yasağının devamına karar verildi

“Savcılık müvekkil lehine hiçbir delil sunmamıştır, iddianamede yer alan konuşmalar seneler önce suç unsuru olmadığı için imha edilmiştir, orijinali olmayan belgeler ile dava süreci yürütülemez!”

HDK davası | Gazeteci Elif Akgül hakkında yurt dışı çıkış yasağının devamına karar verildi
Yayınlama: 30.09.2025
A+
A-

Gazeteci Elif Akgül, “silahlı terör örgütüne üye olmak” suçlamasıyla hâkim karşısına çıktı. Savunmasında iddianamedeki çelişkilere dikkat çeken Akgül, “Savcılık Google’a Elif Akgül yazmış ve işine gelen, gözüne çarpanları iddianameye eklemiş. Tek bir talebim var o da suçu ve suçluyu ayırt etmeniz. Benim memleketimi terk etmek gibi bir durumum zaten mümkün değil” diye konuştu. Duruşmada beyanda bulunan Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği (MLSA) Eş Direktörü Veysel Ok, “İddianamenin hukuka aykırı olarak hazırlanması aslında bu davayı da hukuka aykırı bir hâle getirmektedir. Elif’in iddianamede yer alan telefon konuşmaları seneler önce suç unsuru olmadığı için imha edilmiştir. Bu tapeler hakkında takipsizlik kararı verilmiş ancak bu savcı yeni deliller gibi dosyaya eklemiş” dedi. Duruşmada ara kararını açıklayan mahkeme, yurt dışı çıkış yasağının devamına karar verdi. Duruşma 4 Aralık günü saat 10.05’e ertelendi.

Savcılık, gazeteci Elif Akgül hakkında mayıs ayında “silahlı terör örgütüne üye olmak” suçlamasıyla iddianame düzenlendi. Akgül için, iddianamede 5 yıldan 10 yıla kadar hapis cezası istendi. Düzenlenen iddianamede; HDK üyesi olmak suç olarak gösterildi. Adının HDK dahilindeki bazı excel dosyalarında geçmesi ve Gezi Parkı Protestoları’ndan kalma telefon kayıtları gibi hususların yer aldığı iddianamede, Akgül’ün örgüt adına etkinlikler düzenlediği yazıldı.

Gazeteci Akgül, bugün İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi’nde hâkim karşısına çıktı.

Akgül: Suç olarak gösterilen şeylerin hiçbiri suç değil 

Savunmasında iddianamedeki çelişkiler hakkında konuşan Akgül, şu ifadeleri kullandı:

“Geçmişte hiçbir örgüte üye olmadım. TGS Disk basın iş ve MLSA üyesiyim. 13 yıl önce faaliyetlerine katıldığım sonrasında gazeteci olarak yalnızca takip amaçlı bir katılımım oldu.

İddianamenin başındaki genel değerlendirmeler kısmında giriş kopyala yapıştır bir şekilde iddianamede yer almış. Savcılık herhangi bir bağlantı göstermemiş. Savcılık HDK’nin terör ile bağlantılı olduğunu iddia etmeye çalışmış ancak herhangi bir şey sunmamış. İlk etapta siyasi etkinliklerine katıldım ancak sonrasında gazeteci olarak takip amaçlı katılım sağladım. Son 13 yıldır bir faaliyetinde bulunmadım.  

İddianamede yer alan tapelerin kıymetlendirilmemiş olmasına dikkat çekmek istiyorum. Gezi davası iddianamesinden yapılan dinlemelerin kıymetlendirilerek kullanıldığını görmüştük. Dinlemelerin usulsüz bir şekilde yapıldığı da burada görülüyor. Gezi tapelerinde suç olarak gösterilen şeylerin hiçbiri suç değil. Ben herhangi bir şiddet faaliyetinde bulunmadım, haber verme ve gazetecilik haklarımı kullandım. Burada bir suç varsa bu konuşmaları iddianameye koyan savcılıktır. Buradaki fail ben değilim çünkü iddianameyi ben hazırlamadım.  

Savcılık Google’a Elif Akgül yazmış ve işine gelen ve gözüne çarpanları iddianameye eklemiş. Açık kaynak taramasında bir Elif Akgül Ateş var. Kendisi bir öğretmendir. Bakanlıklarda kaydı bulunan biri. Hakkımda açık kaynak olduğu belirtilen verilen yarısı bana ait değil.

Evimden alınıp 4 gün gözaltına alınıp 6 ay boyunca tutuklu kaldığım sürece hiçbir soruşturma yürütmemiş. Dosyada hiçbir gelişme bu süreler içinde yaşanmamış. Ben bu yüzden 100 küsür gün hapis yattım ve özgür haklarımdan mahrum bırakıldım. Bu iddianamede ne bir suç var ne bir delil var

Tek bir talebim var o da suçu ve suçluyu ayırt etmeniz. Gözaltına alınmadan önce birden fazla kez yurt dışına çıkıp geri geldim. Gözaltına alınmadan 1 gün önce İtalya’dan dönmüştüm. Benim memleketimi terk etmek gibi bir durumum zaten mümkün değil. Bu nedenle hakkımdaki yurt dışı çıkış yasağının kaldırılmasını istiyorum.”

Savcı: Yurt dışı çıkış yasağı “ölçülü”

Akgül’ün savunmasının ardından esas hakkında mütalaasını veren savcı, ölçülü olduğu” gerekçesiyle yurt dışına çıkış yasağının devamını talep etti.

Veysel Ok: Orijinali olmayan belgeler ile dava süreci yürütülemez!

Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği Eş Direktörü Veysel Ok, HDK’nın terör yapılanması olarak gösterilmesi için hiçbir delil olmadığını şu ifadelerle açıkladı:

“İddianamenin hukuka aykırı olarak hazırlanması aslında bu davayı da hukuka aykırı bir hâle getirmektedir. Savcılığın bütün mahkemelere sunduğu mantık HDK’nın terör örgütü yapılanmasının bir parçası olduğu ve DTK ile ilişiği olduğudur. Bu tamamen kurmacadır. Aynı olmamaları bir yana suç olarak gösterilmesi de mümkün değildir. Savcılık müvekkil lehine hiçbir delil sunmamıştır. Burada yer alan bir beraat kararı varken bunun sunulması savcılığın sorumluluğudur. Savcılık iddianame yazarken taraflı yazmıştır. Sunduğumuz belgeler basın kartları Emniyet’in terörle ilişiği olmadığını yansıtan resmî belgesi bile koyulmamıştır.

Elif’in iddianamede yer alan telefon konuşmaları seneler önce suç unsuru olmadığı için imha edilmiştir. Bu tapeler hakkında takipsizlik kararı verilmiş ancak bu savcı yeni deliller gibi dosyaya eklemiş. Orijinali olmayan belgeler ile dava süreci yürütülemez.”

Batıkan Erkoç: Tutanaklarda, dijital materyaller hakkında hiçbir suç unsuruna rastlanmadığına dair yazı yazılıyor

MLSA Genel Koordinatörü Batıkan Erkoç, dijital materyaller ve adli kontrol şartı hakkında şu beyanlarda bulundu:

“Müvekkilin evinde yapılan aramalarda telefon sim kartı bilgisayarına el koyuldu. Bunlar polisler tarafından incelendi. Tutanaklarda hiçbir suç unsuruna rastlanmadığına dair yazı yazılıyor. Bundan sonra dijital materyallerin tutulmasının bir anlamı da olmayacağı için bunların iadesini talep ediyoruz.

Müvekkil 18 şubatta gözaltına alındı 22 şubatta tutuklandı. müvekkilin 100’den fazla gündür yurt dışına çıkışına izin verilmiyor. Kendisi 18 Ekim’de Almanya’da ödül alacak. Ortada suç oluşturabilecek ve tutuklamaya neden olabilecek bir durum da olmadığı için adli kontrollerinin kaldırılmasını talep ediyoruz.” 

AYM’nin “Yurt dışı” yasağı kararına atıf: Adli kontrollerin kaldırılmasını talep ediyoruz

AYM’nin gazetecilerin yurt dışına çıkış yasağı hakkında verdiği ihlal kararını mahkemeye sunan Batıkan Erkoç, “Yurt dışına çıkış yasağı olarak uygulanan adli kontrol talebinin gazeteciler için caydırıcı bir durum oluşacağı AYM tarafından belirtilmiştir. Bu nedenle adli kontrollerin kaldırılmasını talep ediyoruz” dedi.

Adlî kontrolün devamına karar verildi

Dijital materyallerin iadesine, adlî kontrol şartlarının devamına karar verildi. 4 Aralık günü saat 10.05’e ertelendi. Mahkeme başkanı duruşma arasında savcının mütalaasının iletileceğini ve sonraki duruşmada karar vereceklerini söyledi.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.