BBC Türkçe Sağlık Bakanlığı tarafından bu yıl kamu hastanelerine atanan uzman doktorların sayısı ve branşları belli oldu. Bakanlığın 2026 Yılı İlk Defa ve Yeniden Atama sonuçlarına göre, dokuz ilde bazı branşlarda açılan kadrolar hiç tercih edilmedi …
BBC Türkçe
Sağlık Bakanlığı tarafından bu yıl kamu hastanelerine atanan uzman doktorların sayısı ve branşları belli oldu.
Bakanlığın 2026 Yılı İlk Defa ve Yeniden Atama sonuçlarına göre, dokuz ilde bazı branşlarda açılan kadrolar hiç tercih edilmedi.
Bu iller Bayburt, Muş, Giresun, Kahramanmaraş, Karabük, Kars, Niğde, Siirt ve Zonguldak.
Haberi ilk olarak Birgün Gazetesi gündeme getirdi.
Ülke genelindeki hastanelerde toplam 1.747 uzman hekim kadrosu açıldı, ancak bunların sadece 483’ü tercih edildi.
Sağlık Bakanlığı her sene iki ya da üç kez bu şekilde kadro açıyor.
Bu atama döneminde toplam 90 farklı unvan ve branşta kadro açıldığı ancak 28 branşta hiç yerleşme olmadığı görülüyor.
BBC Türkçe’ye konuşan sağlık meslek örgütleri, yüzde 28 seviyesinde kalan doluluk seviyesinin, sadece bu atama dönemine özel olmadığını ifade ediyor.
Özellikle çocuk hastalıklarını ilgilendiren bazı branşlarda hiç yerleştirme olmadı.
Bu branşlar şöyle:
* Çocuk acil
* Çocuk endokrinolojisi
* Çocuk enfeksiyon hastalıkları
* Çocuk genetik hastalıkları
* Çocuk göğüs hastalıkları
* Çocuk hematolojisi ve onkolojisi
* Çocuk metabolizma hastalıkları
* Çocuk nefrolojisi
* Çocuk romatolojisi
* Çocuk yoğun bakım
Tercih edilmeyen branşlar arasında el cerrahisi, geriatri, perinatoloji, immünoloji ve alerji hastalıkları gibi branşlar da yer alıyor.
Sağlık meslek örgütleri, kadro açılan illerin koşulları, özel sektörün kamudan daha cazip görünmesi, sağlık çalışanlarına yönelik şiddet olayları ve asistan hekimlerin TUS tercihlerinin bu sonuçlarda etkili olduğunu ifade ediyor.
Ancak uzmanlara göre, bu sonuçlar, illerdeki mevcut hekim durumuna yönelik bir veri sunmuyor.
Açılan bazı kadroların uzman hekimler tarafından tercih edilmemesi, bahsi geçen illerde ya da branşlarda tamamen hekim eksikliği olduğu anlamına gelmiyor.
Atama sonuçlarını BBC Türkçe’ye değerlendiren bir Sağlık Bakanlığı yetkilisi, kamu hastanelerinde hekim sorunu bulunmadığını, hekimlerin branş tercihlerinin farklı olabileceğini söyledi.
AKP Sağlık Politikaları Başkanı Halit Yerebakan ise 15 Nisan’da Türkiye Basın Federasyonu toplantısında yaptığı açıklamada Türkiye’nin hekim sayısına değindi.
Hekim sayısının 235 bin olduğunu, tıp fakültelerinden mezun olmayı bekleyen 125 bin hekim olduğunu ve altı yıl içinde hekim sayısının 350 bin seviyesine ulaşacağını söyledi:
”Türkiye ihtiyacı olan doktor sayısına erişti mi? Henüz değil. Önümüzdeki bir-iki yıl içerisinde bu norm kadro seviyesine ulaşacağımızı düşünüyoruz.”
‘Yan dal branşları tercih edilmiyor’
BBC Türkçe’ye konuşan Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası İşyeri Temsilcisi Kubilay Yalçınkaya, genellikle yan dal branşlarındaki kadroların tercih edilmediğini söylüyor.
Son atamada çocuk nefroloji ve çocuk yoğun bakımda toplam 26 kadro açıldığını ancak hiç tercih edilmediğini belirtiyor:
”El cerrahisi de bu kapsamda uzun süredir tercih edilmeyen bir branş. Dokuz kadro açılmış ancak hiçbir hekim tarafından tercih edilmemiş.
”Çoğunlukla çocuk yan dal branşlarında olmak üzere birçok branşta açılan kadroların boş kaldığını söyleyebiliriz.
”Bunlar uzun süredir böyle, sadece bu atamaya özgü değil. Uzun süredir bu branşlara ilişkin atamalar maalesef boş kalıyor.”
Yalçınkaya, en çok tercih edilen branşların, kadro açılan illere ve o illerdeki yaşam koşullarına göre değiştiğini ifade ediyor.
Son atamada iç hastalıklarında açılan kadroların yüzde 52’sinin, kadın doğum branşında açılanların yüzde 63’ünün dolduğunu belirtiyor.
Yine ortopedi ve travmatoloji branşında 27 kadro açıldığını ve yüzde 63’ünün dolduğunu söylüyor.
Bunlar, atamalardaki en yüksek oranları tarif ediyor.
Yalçınkaya, atamalardaki doluluk oranının uzun süredir düşük seviyelerde seyrettiğini belirtiyor.
Kamu hastanelerindeki yoğun iş gücü, küçük kentlerdeki yaşam koşulları, kamuda artan mobbing gibi birçok sebeple kamu kadrolarının hekimler tarafından tercih edilmediğini söylüyor:
”Bu sorunlar uzun süredir var. Hekimler kamudaki mevcut koşullarda çalışmak istemediklerini söylüyor. Bu da vatandaşların bazı illerdeki hastanelerde ve bazı branşlarda sağlık hizmeti alamaması anlamına geliyor.”
‘Özel hastanelerin etkisi görülüyor’
Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, nisan ayında yaptığı bir açıklamada, sağlıkta özel sektörün payının artırılacağını söyledi.
Türkiye’de sağlık hizmetlerinde özel sektörün payının yüzde 18 seviyesinde olduğunu belirten Memişoğlu, bu oranı yüzde 25-30 bandına çıkarmayı hedeflediklerini belirtti.
Memişoğlu bazı şehirlerde yoğunlaşma yaşanırken bazı şehirlerde özel hastane bulunmadığını, bu yüzden yeni yatırımların ihtiyaç duyulan bölgelere yönlendirileceğini ekledi.
BBC Türkçe‘ye konuşan uzmanlar, özel sektörün uzman hekimler tarafından daha cazip görülmesinin, kamu kadrolarının boş kalmasında etkili olduğunu söylüyor.
Yalçınkaya, ”Özel sektörün alanını genişletmek hem kamusal hizmetin daralmasına hem de hekimlerin kamuyu daha az tercih etmesine neden oluyor” diyor.
Kamu hastanelerindeki hekimlerin özel sektöre geçiş yaptığını söyleyen Yalçınkaya, bunda mevcut sağlık politikalarının etkili olduğunu savunuyor:
”Kamu hastanelerinin daha fazla talep görmesi için, bakanlığın çalışma şartlarını daha cazip hale getirmesi gerekiyor. Fakat bu yapılmadığı gibi özel sektörün payı giderek genişletiliyor.”
‘Çocuk hastalıklarında uzman yetersizliği çok tehlikeli’
Tıp fakültesi mezunları, uzman doktor olabilmek için yılda iki kez düzenlenen Tıpta Uzmanlık Sınavı’na (TUS) giriyor.
Bu sınavın sonucuna göre, en çok tercih edilen yüksek puanlı bölümlerden başlayarak, puanlarına göre uzmanlık branşı seçiyorlar.
BBC Türkçe’ye konuşan Türk Tabipleri Birliği Merkez Konseyi II. Başkanı Dr. Pınar Saip, son atamada boş kalan birçok branşın, Tıpta Uzmanlık Sınavı (TUS) tercihlerinde de boş kaldığını söylüyor:
”Asistanlar genellikle hasta ya da hasta yakınları ile çok fazla birebir teması olmayan, çalışma koşulları şiddet açısından güvenli branşları tercih ediyor.”
Özellikle çocuk ve yaşlılık hastalıklarını ilgilendiren branşların hasta yakını müdahalelerine açık olduğunu ve bu sebeple daha az tercih edildiklerini söylüyor:
”Hem yaşlıda hem çocukta devreye aile giriyor. Hasta yakınlarıyla olan ilişkilerde daha çok şiddet olaylarıyla karşılaşıyoruz.
”Belli alanlarda sürekli olarak kadro açığı olması gelecek için çok ciddi bir tehdit anlamına geliyor.
”Çocuk branşı çok önemli. Bu konuda bir uzmanlık yetersizliği oluşması, ülkenin geleceği açısından da çok tehlikeli. Dolayısıyla bu durum alarm veriyor diyebiliriz.”
Saip ayrıca hastanenin altyapısı, öğretim üyesi sayısı, şehrin yaşam koşulları ve seçilen branşın nöbet sayısı gibi etkenlerin de belirleyici olduğunu ifade ediyor.
Asistan hekimlerin tercihlerini etkileyen en önemli faktörlerin çalışma güvenliği, şiddet riski ve ekonomik koşullar olduğunu belirtiyor.
Son yıllarda açılan bazı tıp fakültelerinin altyapısının eksik olduğunu, bazı bölümlerde gereksiz uzmanlık kadroların açıldığını ifade ediyor.
Plansız kontenjan politikaları sebebiyle bazı branşlarda yoğunlaşma yaşandığını belirten Saip, ülkenin gerçek ihtiyaçları, eğitim altyapısı ve öğretim üyesi yeterliliği dikkate alınarak kontenjan oluşturulması gerektiğini söylüyor.