Karar yazarı Koru: İsrail ve ABD’nin İran’a saldırılarının sebebi nükleer çalışmalar değil, mevcut rejimi değiştirmek

Karar yazarı Fehmi Koru, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarını kaleme aldığı bugünkü yazısında, “İsrail-ABD cephesinin saldırılarla almak istediği yakın amaçlar var. Mevcut rejimi değiştirmek gibi…” değerlendirmesini yaptı. Koru, “En önemli …

Karar yazarı Koru: İsrail ve ABD’nin İran’a saldırılarının sebebi nükleer çalışmalar değil, mevcut rejimi değiştirmek
Yayınlama: 01.03.2026
A+
A-

Karar yazarı Fehmi Koru, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarını kaleme aldığı bugünkü yazısında, “İsrail-ABD cephesinin saldırılarla almak istediği yakın amaçlar var. Mevcut rejimi değiştirmek gibi…” değerlendirmesini yaptı. Koru, “En önemli sebep, şaşırtıcı gelebilir ama, dini… Hem İsrail hem de ABD açısından böyle bir savaş için en önemli gerekçe, şu anda bu iki ülkede yönetim kademelerinde bulunanlar göz önünde tutulduğunda, dini…” ifadelerini kullandı.

Karar yazarı Koru, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarını köşesine taşıdı. “Saldırılar için ileri sürülen sebep, İran’ın nükleer çalışmalarının atom bombası üretme amaçlı olduğu ve Tahran yönetiminin o noktanın çok yakınında bulunduğu…” diye yazan Koru, asıl sebebin bu olmadığı yorumunu yaptı.

“İsrail-ABD cephesinin saldırılarla almak istediği yakın amaçlar var. Mevcut rejimi değiştirmek gibi… “ ifadelerini kullanan Koru, yazısını şöyle sürdürdü:

“ABD saldırılarla İran’ın içinin karışmasıyla rejimin sonunun gelebileceği hesabındaydı; sokaklar ekonomik gerekçelerle hareketlenince bunun mümkün olabileceği beklentisine de girildi.

Ancak beklenen olmadı.

Ya savaşla da rejimin değişmesi mümkün olmazsa?

Bu soruya cevap aranırken, daha uzun vadeli sebepler arayışına girmek gerekiyor.

En önemli sebep, şaşırtıcı gelebilir ama, dini… Hem İsrail hem de ABD açısından böyle bir savaş için en önemli gerekçe, şu anda bu iki ülkede yönetim kademelerinde bulunanlar göz önünde tutulduğunda, dini…

Netanyahu ve savaş kabinesinde yer verdiği bakanları, Museviliğin en katı yorumuna sahipler. Onların inancına göre, dünyanın bir Mesih’e ihtiyacı var. Mesih de, bir kıyamet savaşı sonrasında görevini almak üzere dünyaya teşrif edecek…

Trump’ın yakın kadrosu da yine kendi inançları sebebiyle kendilerini İsrail’e yakın hissediyorlar. ‘Vaat edilmiş topraklar’ kavramını geçen hafta kullanan ABD’nin İsrail büyükelçisi, Hıristiyanlığın benzer inanca sahip bir koluna mensup…

Akıl alır gibi değil, ama gerçek bu. Çok farklı yollarla önlenebilecek bir savaş olumlu sonuç almaya yakınlaşılmışken başlamışsa, akla gelebilecek makul açıklamalardan biri yine de bu.

[Bu tezi, Amerikalı yazar Grace Halsell Körfez Savaşı sırasında yazdığı, İsrail-ABD ittifakını ‘Hıristiyan Siyonizmi’ olarak tanımlayan, Türkçeye ‘Tanrı’yı Kıyamete Zorlamak’ adıyla çevrilen kitabında işlemişti.]

Umarım, çılgınca planlara dayalı bu savaşın daha da yayılmasını önlemek için aklı başında insanlar devreye girer…”

Yazının tamamını okumak için .

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.