Mahfi Eğilmez Bir ülkede gelir dağılımını ölçmenin en bilinen yolu, Gini Katsayısı adı verilen bir oranı hesaplamaktır. Bu katsayı 0 ile 1 arasında değişir: 0’a yaklaştıkça gelir dağılımı daha eşit, 1’e yaklaştıkça ise daha adaletsiz hale gelir …
Mahfi Eğilmez
Bir ülkede gelir dağılımını ölçmenin en bilinen yolu, Gini Katsayısı adı verilen bir oranı hesaplamaktır. Bu katsayı 0 ile 1 arasında değişir: 0’a yaklaştıkça gelir dağılımı daha eşit, 1’e yaklaştıkça ise daha adaletsiz hale gelir.
Ülkeler arasında gelir eşitsizliğini nasıl karşılaştırabiliriz? Bunun için iki temel yöntem var. İlki, ülkelerin Gini katsayılarını doğrudan karşılaştırmak. Bu sayede hangi ülkelerin eşitliğe daha yakın olduğunu görebiliriz. İkinci yöntem ise ülkeleri gelişmiş üleler ve gelişmekte olan ülkeler olarak gruplandırarak küresel gelirin nasıl paylaşıldığını incelemek.
Ülkelerin Gini katsayılarına baktığımızda oldukça çarpıcı bir tablo ortaya çıkıyor. Küresel ortalama yaklaşık 0,33 seviyesinde görünüyor ne var ki bu ortalamanın arkasında ciddi farklılıklar gizli.
(kaynak: (World Bank, Our World in Data: Income Inequalty, Gini Coefficient, 2025):
Örneğin, gelir dağılımının en bozuk olduğu ülkeler arasında Kolombiya ve Güney Afrika (0,54) öne çıkıyor. Buna karşılık Belarus ve Slovakya (0,24) en eşitlikçi dağılıma sahip ülkeler arasında yer alıyor. Türkiye ise 0,44’lük katsayısıyla gelir eşitsizliğinin yüksek olduğu ülkeler grubunda bulunuyor. Benzer şekilde ABD de 0,42 ile bu gruba dahil. Dünyanın en büyük ekonomilerinden biri olan Çin ise 0,36 ile küresel ortalamanın biraz üzerinde yer alıyor.
Özellikle Kuzey Avrupa ülkeleri ve bazı eski sosyalist ülkeler, gelir dağılımında eşitliğe en yakın örnekler olarak dikkat çekiyor.
Ancak tabloyu yalnızca ülkeler bazında incelemek yeterli değil. Küresel ölçekte gelirin nasıl paylaşıldığına baktığımızda eşitsizlik daha da belirgin hale geliyor (Kaynak: IMF, WEO,April 2026):
IMF verilerine göre, dünya nüfusunun sadece yüzde 13,8’ini oluşturan 43 gelişmiş ekonomi, küresel gelirin yüzde 39,6’sını alıyor. Buna karşılık dünya nüfusunun yüzde 86,1’ini barındıran gelişmekte olan ülkeler, gelirin yalnızca yüzde 60,1’ine sahip.
Üstelik burada önemli bir detay var: Bu hesaplama satın alma gücü paritesine göre yapılıyor. Bu yöntem, gelişmekte olan ülkelerin payını olduğundan daha yüksek gösterme eğiliminde. Yani gerçek gelir eşitsizliği aslında tabloda görünenden daha da derin olabilir.
Sonuç olarak, ister ülkeler bazında Gini katsayısına bakalım ister küresel gelir paylaşımını inceleyelim, ortaya çıkan gerçek değişmiyor: Gelir dağılımı yalnızca bazı ülkelerde değil, dünya genelinde de ciddi biçimde adaletsiz.
Bu yazı Mahfi Eğilmez’in kişisel blogundan alınmıştır