Prof. Dr. Ortaylı: Tarihi camide Hünkâr Sofrası’nı kime sormuşlar da açmışlar!

Tarihçi Prof. Dr. İlber Ortaylı, Hürriyet’teki köşesinde, “Venedik mimarisinin, o muhteşem Adriyatik şehrini yaratan tekniğinin İstanbul’daki aksıdır burası. Peki şimdi ne halde? Yeni Camii ya da diğer adıyla Valide Sultan Camii Külliyesi’ne “Hünkâr …

Prof. Dr. Ortaylı: Tarihi camide Hünkâr Sofrası’nı kime sormuşlar da açmışlar!
Yayınlama: 01.03.2026
A+
A-

Tarihçi Prof. Dr. İlber Ortaylı, Hürriyet’teki köşesinde, “Venedik mimarisinin, o muhteşem Adriyatik şehrini yaratan tekniğinin İstanbul’daki aksıdır burası. Peki şimdi ne halde? Yeni Camii ya da diğer adıyla Valide Sultan Camii Külliyesi’ne “Hünkâr Sofrası” kurulmuş. Kime sormuşlar da açmışlar? Kim izin vermiş de halkın parasıyla tadilatı yapılan bu yere komedi afişleri asmışlar? Bu rezalete müsaade edenler İstanbul âdetlerine de, zarafetine de en kötüsü tarihi mirasına da yabancı…” diye yazdı.

Prof. Dr. Ortaylı, Hürriyet’teki köşe yazısında, Eminönü’nde bulunan Valide Sultan Camii Külliyesi’nde açılan Hünkar Sofrası’na tepki gösterdi. “Eminönü’nün İstanbul’un dolma arazisi semti olduğu, her gün orayı arşınlayan milyonlara mâlum değildir. Şayet sabah akşam nereyi arşınladıklarının farkında olsalar titrerlerdi. Venedik mimarisinin, o muhteşem Adriyatik şehrini yaratan tekniğinin İstanbul’daki aksıdır burası. Venedik lagünlerinin kazıklarla yaratılması gibi, bu semt de Dalgıç Ahmed Ağa sayesinde yaratılmıştır. Etrafında Mısır Çarşısı ortaya çıkmıştır. Mısır Çarşısı, imparatorluğun dört bir tarafından getirilen gıda malzemesinin, kumaşın, safranın, kıymetli taşların sergilendiği yerdi.” diye yazan Ortaylı, şöyle devam etti:

“Tanzimat devrinin tarihçilerinin gözünde ayrı bir yere sahip olan devlet adamı Mehmed Emin Âli Paşa’nın, çarşının kapıcısının oğlu olarak çocukluğunu geçirdiği mahal burasıdır. Biraz ileride ise kaderinin yönünü değiştirecek şekilde Bâb-ı Âli kalemine çırak olarak verildiği yer bulunur. 1940-1950’lerin meşum soruşturmalarının devam ettiği emniyet müdürlüğünün bölgesidir. 20. yüzyılda Osmanlı maliyesinin modern dünyaya entegre olduğu bölgedir. Deutsche Bank’ın, borsanın, ticaretin teşekkül ettiği mıntıkadır. Az ötede borçluların hapsedildiği Cafer Ağa Zindanı, İstanbul Ticaret Odası Üniversitesi’nin serpildiği bölge. İmparatorluk, zenginliği hep burada koklamış. Rüstem Paşa Camii Evkafı ve devamı, bütün Karadeniz ile Kuzey Osmanlı bölgesinin gıda ürünlerinin nakledildiği, depolandığı yerler… Unkapanı, Yapkapanı, Balkapanı… İstanbul’un nesilleri cafcaflı hayatı burada tanımışlardır. Tahtakale, daha yukarıda Sultanhamamı, Rıza Paşa Yokuşu, Sultan Beyazid Camii ve civarı, Süleymaniye… Tarihi İstanbul ve de maalesef artık cıvıtılmaya başlayan Şark dünyasının muhteşem şehri İstanbul.

Peki şimdi ne halde?

Yeni Camii ya da diğer adıyla Valide Sultan Camii Külliyesi’ne “Hünkâr Sofrası” kurulmuş. İçinde çikolatacısı da vaaa… Adı “Hünkâr Kasrı Tatlıcısı” ama ikram edilenler; Americano, kapuçino… Kime sormuşlar da açmışlar? Kim izin vermiş de halkın parasıyla tadilatı yapılan bu yere komedi afişleri asmışlar? Hadi izin verdiniz, bir kontrol eden olmaz mı? Gerçekten buraların sahibi kim oluyor? Bunu bir açıklasanız da öğrensek. Bugüne kadar açıklama izan ve sorumluluğu duyan kurum ve belediye görmedik. Bu rezalete müsaade edenler İstanbul âdetlerine de, zarafetine de en kötüsü tarihi mirasına da yabancı…”

Yazının tamamını okumak için .

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.