“Fiyat istikrarı temel öncelik”
TCMB Başkanı Fatih Karahan, savaşın dezenflasyon sürecini olumsuz etkilediğini ancak para politikasındaki kararlılığın değişmediğini söyledi. Karahan, fiyat istikrarı hedefi doğrultusunda para politikası araçlarının kullanılmaya devam edileceğini vurguladı.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan, Türkiye Büyük Millet Meclisi Plan ve Bütçe Komisyonu’nda yaptığı kapsamlı sunumda küresel gelişmelerden enflasyon görünümüne, iç talep dinamiklerinden para politikası adımlarına kadar geniş bir çerçevede değerlendirmelerde bulundu. Karahan, artan küresel belirsizliklere rağmen Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın temel önceliğinin fiyat istikrarı olduğunu vurgulayarak sıkı para politikası duruşunun sürdürüleceğini açıkladı.
“Küresel ekonomide jeopolitik baskı artıyor”
Karahan, küresel ekonomide son dönemde belirleyici unsurun jeopolitik gelişmeler olduğunu ifade etti. Şubat ayı sonunda başlayan ABD-İsrail-İran geriliminin enerji fiyatlarında sert yükselişlere yol açtığını belirten Karahan, Hürmüz Boğazı’na yönelik risklerin küresel enerji arzı açısından kritik bir tehdit oluşturduğunu dile getirdi.
Enerji fiyatlarındaki artışın yanı sıra tedarik zincirlerinde aksamalar ve girdi maliyetlerindeki yükselişin küresel ekonomik aktiviteyi zayıflattığını söyleyen Karahan, 2026 yılında küresel büyümenin belirgin şekilde yavaşlamasının beklendiğini kaydetti. Bu durumun Türkiye’nin dış talebi üzerinde de sınırlayıcı etki yaratabileceğini ifade etti.
Küresel para politikalarında temkinli süreç
Enerji fiyatlarındaki yükselişin küresel enflasyonu artırdığını belirten Karahan, buna rağmen merkez bankalarının ilk aşamada sınırlı tepki verdiğini söyledi. Ancak faiz indirim beklentilerinin ötelenmeye başladığını vurgulayan Karahan, ABD Merkez Bankası’nın faizleri sabit tutmasının, Avrupa Merkez Bankası’nın ise yılın ikinci yarısında faiz artışına gidebileceğine yönelik beklentilerin öne çıktığını ifade etti.
Yurt içinde dengelenme ve yavaşlama sinyalleri
Türkiye ekonomisine ilişkin değerlendirmelerde Karahan, sıkı para politikası sayesinde talep kompozisyonunun daha dengeli hale geldiğini söyledi. Tüketimin büyümeye katkısının azalırken yatırımların katkısının sürdüğünü belirten Karahan, iç talep göstergelerinde ise yavaşlama sinyallerinin belirginleştiğini ifade etti.
Sanayi üretiminin yatay bir seyir izlediğini, hizmet sektöründe ise artışın devam ettiğini dile getiren Karahan, kapasite kullanım oranının tarihsel ortalamaların altında kaldığını belirtti. İş gücü piyasasında manşet işsizlik oranı düşük görünse de geniş tanımlı işsizlik göstergelerinin daha yüksek seviyelerde olduğunu söyledi.
Dış ticaret ve cari denge görünümü
Karahan, küresel zorluklara rağmen dış ticaret tarafında görece olumlu bir tablo bulunduğunu ifade etti. Nisan ayında ihracatta artış, ithalatta ise azalış gözlendiğini belirten Karahan, enerji ithalatındaki yükselişe rağmen altın ve enerji hariç ithalatın gerilediğini söyledi.
Cari işlemler açığının yılın ilk çeyreğinde artmasına rağmen millî gelire oranla tarihsel ortalamaların altında kaldığını belirten Karahan, yıl genelinde cari açığın yönetilebilir seviyelerde kalmasının beklendiğini ifade etti.
Enflasyonda enerji ve gıda etkisi öne çıkıyor
Karahan, Nisan ayı itibarıyla yıllık enflasyonun yüzde 32,4 seviyesinde gerçekleştiğini açıkladı. Enflasyonda önceki zirveye göre düşüş yaşansa da yüksek seviyenin korunduğunu vurguladı.
Enflasyonun ana eğiliminde son dönemde sınırlı bir yükseliş gözlendiğini belirten Karahan, çekirdek enflasyon göstergelerinde yavaşlama görülürken gıda ve enerji kalemlerinin yukarı yönlü baskı oluşturduğunu ifade etti. Özellikle enerji fiyatlarının jeopolitik gelişmeler nedeniyle hızla arttığını ve bunun maliyet kanalıyla birçok sektöre yayıldığını söyledi.
Enerji fiyatları ve eşel mobil uygulaması
Enerji enflasyonunun son dönemde belirgin şekilde yükseldiğini dile getiren Karahan, petrol ve doğal gaz fiyatlarındaki artışların yurt içi fiyatlara yansıdığını belirtti. Elektrik ve doğal gaz tarifelerinde güncellemeye gidildiğini, yüksek tüketim yapan haneler için kademeli fiyat uygulamasının devreye alındığını ifade etti.
Akaryakıt fiyatlarındaki artışın enflasyona etkisini sınırlamak amacıyla eşel mobil sisteminin kullanıldığını belirten Karahan, bu uygulamanın enflasyon üzerindeki potansiyel etkiyi önemli ölçüde düşürdüğünü vurguladı.
Hizmet enflasyonu ve kira gelişmeleri
Hizmet enflasyonu tarafında kira ve eğitim kalemlerinde gözlenen yavaşlamanın dezenflasyon sürecine katkı sağladığını ifade eden Karahan, bu alanlarda geçmiş enflasyona endeksleme eğiliminin zayıflamaya başladığını söyledi.
Yeni kira verilerinin artış hızında düşüşe işaret ettiğini belirten Karahan, eğitim fiyatlamasında yapılan düzenlemelerin de enflasyon üzerindeki baskıyı azaltacağını dile getirdi.
Enflasyon beklentileri ve riskler
Karahan, enflasyon beklentilerinin henüz arzu edilen seviyelere gerilemediğini vurguladı. Gıda fiyatları ve jeopolitik gelişmelerin beklentiler üzerinde yukarı yönlü risk oluşturduğunu belirten Karahan, özellikle ikincil etkilerin yakından takip edildiğini ifade etti.
“Para politikası duruşu korunuyor”
Para politikası adımlarına değinen Karahan, 2026 yılı başında politika faizinde sınırlı bir indirime gidildiğini ancak artan küresel riskler nedeniyle sıkı duruşun korunduğunu söyledi.
Merkez Bankası’nın likidite yönetimi ve makroihtiyati tedbirlerle para politikasını desteklediğini belirten Karahan, döviz piyasasında oynaklığı sınırlamak amacıyla çeşitli araçların devreye alındığını ifade etti.
Finansal koşullar ve TL’ye talep
Karahan, Türk lirasına olan talebin güçlü seyrini sürdürdüğünü belirtti. Hanehalkının döviz talebinin sınırlı kaldığını, kredi büyümesinde ise Türk lirası lehine bir kompozisyonun korunduğunu ifade etti.
Bireysel kredilerde yavaşlama görülürken ticari kredilerde daha güçlü bir artış yaşandığını belirten Karahan, bu gelişmenin ekonomik dengelenmeye katkı sağladığını dile getirdi.
“Rezervler güçlü seyrini koruyor”
Jeopolitik dalgalanmalara rağmen rezervlerin güçlü seviyelerde kaldığını ifade eden Karahan, Nisan ayı itibarıyla brüt rezervlerin 171 milyar dolara, swap hariç net rezervlerin ise 36 milyar dolara yükseldiğini açıkladı.
Risk göstergelerinde ise ateşkes görüşmeleri sonrasında kısmi bir iyileşme yaşandığını belirtti.
“Fiyat istikrarı temel öncelik”
Karahan, konuşmasının sonunda jeopolitik gelişmelerin dezenflasyon sürecini zorlaştırdığını ancak bu durumun politika kararlılığını değiştirmediğini vurguladı.
Fiyat istikrarının sürdürülebilir büyüme ve toplumsal refah için vazgeçilmez olduğunu belirten Karahan, bu hedefe ulaşılana kadar sıkı para politikası duruşunun sürdürüleceğini ifade etti.