‘Trump döneminde Suriye, İbrahim Anlaşmaları’nın bir ucundan tutarak sürece dahil olabilir’

Dr. Gökhan Çınkara’ya göre Trump, İran’la müzakereler sonuç vermezse daha sert bir tavır takınabilir. Trump’ın Ortadoğu’da statüko arzuladığını ifade eden Çınkara, Suriye’nin de İbrahim Anlaşmaları’na dahil edilebileceği değerlendirmesinde bulundu.

‘Trump döneminde Suriye, İbrahim Anlaşmaları’nın bir ucundan tutarak sürece dahil olabilir’
Yayınlama: 23.01.2025
A+
A-

ABD Başkanı Donald Trump’ın göreve başlaması ile birlikte İbrahim Muahedeleri tekrar gündeme geldi. Trump, döneminde Körfez ülkeleri ve İsrail arasında olağanlaşmayı sağlamayı hedefliyordu. Bilhassa 7 Ekim 2023 tarihindeki Hamas saldırısı ile şiddetlenen İsrail-Filistin çatışmalarından sonra, İbrahim Anlaşmaları’nın akıbeti merak konusu olmuştu.

Diğer yandan Gazze’de ateşkesin başlaması ve esir takaslarının yürürlüğe girmesiyle birlikte Gazze’nin geleceği de gündem oldu. Trump, Gazze’ye yatırım fırsatları olduğundan bahsetti fakat barış için umutlu olduğuna dair bir ifade kullanmadı.

Trump döneminde Ortadoğu’da öne çıkan diğer bahis başlıkları ise İran ve Suriye. İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan, CNN’e verdiği röportajda Trump ile müzakereye hazır olduğunu söyledi. İsrail Başbakanı Netanyahu ise, ABD’nin yardımını aldıklarını ve İran ile askeri çatışma opsiyonunun hala geçerli olduğunu öne sürdü.

Donald Trump’ın Ortadoğu siyasetlerini, İbrahim Anlaşmaları’nı, Trump dönemi Ortadoğu’yu bekleyen gelişmeleri ve Suriye denklemini, Konya Necmettin Erbakan Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Öğretim Üyesi Dr. Gökhan Çınkara ile konuştuk.

‘Buradaki temel nokta, ateşkes sonrası Gazze’nin nasıl yönetileceği meselesidir’

Dr. Gökhan Çınkara’ya göre rehineleri ön plana koyan Trump yönetimi, Gazze’de Hamas’lı bir gelecek öngörmüyor:

“Gazze’de ateşkes problemi biraz daha Trump’ın iç siyasetle alakalı bir tarafıyla de ilgili. Amerika vatandaşı olan rehinelerin serbest bırakılması noktasında birçok vaat vermişti seçim sürecinde. Trump, Amerikalı rehineler sıkıntısını halihazırda dış siyasetinin çok önemli bir modülü olarak görmektedir. Bu yalnızca Gazze değil, dünyanın her yerindeki rehineler için geçerli. Trump şimdi Ortadoğu’da hayli başarılı bir süreç sonucunda istediğini almış benzeri gözüküyor. Buradaki temel nokta, ateşkes sonrası Gazze’nin nasıl yönetileceği problemidir. Bu da bölgesel diplomasi ve Trump’ın Ortadoğu’ya yaklaşımıyla direkt ilgili. Trump, verdiği ilk bildirilerde Gazze’nin yatırıma elverişli ve hoş bir yer olduğunu söyledi. Yeniden Trump’ın Ulusal Güvenlik Danışmanı Mike Waltz da aynı şekilde Hamas’lı bir gelecek öngörmediklerini söyledi. Bunu zaman içinde göreceğiz tabii. Her şey yakın vadede netleşecektir.”

‘Trump döneminde Ortadoğu’da eksen kayması beklemiyorum’

Donald Trump’ın Ortadoğu’da İsrail’i merkeze koyarak bölge ülkeleri ile İsrail arasında olağanlaşmayı hedefleyeceğini dile getiren Çınkara, diğer yandan Trump idaresinin İran’ı köşeye sıkıştıracak adımlar atma niyetinde olduğunu belirtti:

“İbrahim Anlaşmaları’nın devam edeceğini düşünüyorum. Trump da basın toplantısında bunun altını çizdi ve Suudi Arabistan’ın masaya geri döneceğini söyledi. Tarih vermekten kaçındı tabii. Trump, Ortadoğu merkezli yaklaşımında İsrail’i merkeze koyacak ve İsrail ile diğer Ortadoğu ülkeleri arasındaki ilişkileri güzelleştirecek adımlar atmak isteyecek. Ortadoğu çok şanslı değil bu noktada: Alternatif bir siyaset izleyecek durumları yok. Hepsi çok kırılgan. Suudi Arabistan da buna dahil. Katar ve BAE de dahil. Hepsinde ABD’nin çok önemli yatırımları var ve hepsi Trump’ın seçilmesini çok istedi. Trump iktidarı eline aldı ve ilk isteyeceği şey, Arap ülkeleri ile İsrail normalleşmesinin başlaması. Pekala Filistin devleti kurulacak mı? ‘Yılın anlaşması’ dedikleri planı tekrar raftan indirebilirler. Fakat bölge ülkelerinin ABD karşısında revizyonist adım atabileceğini düşünmüyorum. ABD aslında İran’ı da çok kötü sıkıştıracağı için bölgede eksen kayması beklemiyorum. Yani Trump’ın bu dört yıllık başkanlık sürecindeki parametrelerine, Ortadoğu ülkelerinin ayak uyduracağını düşünüyorum.”

‘Trump, İran ile müzakerelerde yol katedemezse askeri operasyonu gündeme alabilir’

Dr. Gökhan Çınkara’ya göre Trump, İran ile müzakereleri merkeze koyacak. Şayet İran ile müzakerelerde aşama katedilemezse sınırlı bir askeri operasyonun gündeme gelebileceğini ifade eden Çınkara, Trump’ın halihazırda İsrail’e yönelik silah pürüzlerini kaldırdığını hatırlattı:

“Trump bu noktada müzakere basamağına bakacaktır. Pezeşkiyan, CNN’e verdiği röportajda Trump ile müzakereye açık olduğunu söyledi. İran sorununun karışık olduğunu düşünüyorum. İran idaresinde birlik yok. Dini lider, seçilmiş politikler, bürokratlar ve İhtilal Muhafızları’ndan oluşan kesimli bir yapı var. Bu yapının ortak siyaset gütmesi çok kolay gözükmüyor. İran konusunda Trump, daha sert bir tavır takınabilir. İsrail’e yönelik askeri engellemeleri kaldırdı Trump. Bunu unutmamak lazım. İran noktasında Trump idaresinin temel parametresi, müzakereleri ön plana almak olacaktır. Bu noktada şayet müzakerelerde yol katedilemezse, o vakit sınırlı da olsa bir askeri operasyon gündeme alınabilir. Zira Trump, Ortadoğu’nun o denli ya da bu türlü bir statükoya kavuşmasını istiyor. ABD gücünü Ortadoğu’ya harcamak istiyor. İbrahim Anlaşmaları’nın da temel gayesi bu. Halihazırda çok çok önemli bir gelişme, Trump’ın İsrail’e yönelik Biden’ın getirdiği silah engellemelerini kaldırmış olması. Bu nokta önemli.”

‘Trump döneminde İsrail ile normalleşebilirler. İbrahim Anlaşmaları’nın bir ucundan tutabilir Suriye’

Suriye’de yeni idarenin yayınladığı açıklamalar ile Batı’ya ‘Resmi muhatabınız biziz’ mesajı vermeyi hedeflediğini kaydeden Dr. Çınkara, şu sözleri kullandı:

“Ahmed eş-Şera’nın yaptığı açıklamanın temel motivasyonu, Mazlum Abdi’nin öne çıkmış olması. Yani Şera, Batı’ya ‘Suriye’deki muhatabınız biziz’ mesajını vermektedir. Bu da kendileri açısından hayli çok önemli ve stratejik bir hareket. Suriye Dışişleri Bakanı’nın Davos’a gitmesi de hayli değerliydi. Batı dünyasına açılma noktasında yeni Suriye idaresinin bir sorunu kaldığını düşünmüyorum. Trump döneminde İsrail ile normalleşebilirler. İbrahim Anlaşmaları’nın bir ucundan tutabilir Suriye. Bu sürpriz olmaz. O denli ya da bu türlü HTŞ, Suriye’yi yönetmek ve istikrarlı bir yönetim kurmak istiyor. Şeybani’nin Kürtçe Tweet atması da Batı’ya bir bildiriydi. Hedeflerinin çatışma çıkarmak olmadığını, müzakere yoluyla süreci ilerletmek olduğunu belirtti. Tabii bu noktada anayasa tartışmaları kıymet kazanacak. Bana kalırsa Suriye’deki tartışmalar yeni başlıyor. Türkiye açısından da durum bu türlü. Yeni oturan bir sistem olacak ve bu sistemde kimler ne rol alacak? Bu zamanla netleşecek.”

‘Trump pozisyon aldıktan sonra Suriye’de neler yaşanacağını göreceğiz’

Suriye’de gidişatı netleştirecek görüşmelerin daha şimdi başlamadığını vurgulayan Çınkara’ya göre, Trump konumunu net şekilde belli ettikten sonra pazarlıklar başlayacak:

“Bu noktada Suriye merkezli tartışmalarda uluslararası diploması trafiğinin yürüyeceğini düşünüyorum. Bu trafiğin, ABD, İsrail, Türkiye, Suudi Arabistan arasında yürüyeceği kanaatindeyim. Türkiye bu noktada nasıl bir tavır takınacak? Zamanla netleşecektir. AB’in de çıkarları var. Doğu Akdeniz konusunda açıklama yaptılar. Türkiye’nin halihazırda çok önemli ilgisi ve alakası var. Üç buçuk milyon Suriyeli konuk ediliyor ve Türkiye, en uzun hududa sahip. Müzakereler ve tartışmalar, Türkiye ve Suriye açısından daha yeni başlayacak. Şu ana kadar yapılan görüşmeler hep ön hazırlıktı. Büyük devletlerin Suriye ile yürüteceği ilgi sistematiği, Türkiye’nin konumunun değerini artırabilir ya da azaltabilir. Bölgedeki gerginlikler gözlemlenmeli. Irak tecrübesi olmaması için Türkiye nasıl adam atacak? Bu da önemli. Tartışmalar daha başlamadı demeliyiz. Trump pozisyon aldıktan sonra Suriye’de neler yaşanacağını göreceğiz. O denli ya da bu türlü Suriye’nin yönetilebilme patikasına gireceğini düşünüyorum.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.