Tutuklu Gaziosmanpaşa Belediye Başkanı Hakan Bahçetepe’nin Avukatı Hasan Şahin: Bir gün ceza kürsüsünde ders verirsem, bu dosyayı garabet örneği diye anlatırım

Tutuklu Gaziosmanpaşa Belediye Başkanı Hakan Bahçetepe’nin Avukatı Hasan Şahin: Bir gün ceza kürsüsünde ders verirsem, bu dosyayı garabet örneği diye anlatırım

Tutuklu Gaziosmanpaşa Belediye Başkanı Hakan Bahçetepe’nin Avukatı Hasan Şahin: Bir gün ceza kürsüsünde ders verirsem, bu dosyayı garabet örneği diye anlatırım
Yayınlama: 27.06.2025
A+
A-

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik operasyonların beşinci dalgasında tutuklanan Gaziosmanpaşa Belediye Başkanı Hakan Bahçetepe‘nin avukatı Hasan Şahin, dosyada somut delil bulunmadığını belirterek, “Bir gün ceza kürsüsünde öğrencilere ders anlatırsam, ‘Nasıl ceza soruşturması yapılmaz, nasıl bir ceza hukuku garabeti olur’, örneği olarak anlatırım” dedi.

Tutuklu Gaziosmanpaşa Belediye Başkanı Hakan Bahçetepe’nin avukatı Hasan Şahin, müvekkilinin dosyanın içeriğine dair ayrıntılı açıklamalarda bulundu. Şahin, Bahçetepe’ye yönelik suçlamaların hiçbir somut delile dayanmadığını, yalnızca bir kişinin beyanlarıyla tutuklama kararı verildiğini söyledi.

“Başkan operasyon beklemiyordu”

Avukat Hasan Şahin, Bahçetepe’nin gözaltına alınmadan önce herhangi bir beklenti içinde olmadığını şu sözlerle aktardı:

“Başkanın operasyon konusunda duyumu da beklentisi asla yoktu. Çünkü kendinden, çalışmalarından emin. Ortalama olarak 1 yıldır belediye başkanlığı sürecinde, belediye meclis çoğunluğunu AKP kazandığı için birlikte yönetim vardı diyebiliriz.”

Türkiye’de herkesin bir soruşturma beklentisi olması gerektiğini vurgulayan Şahin, “Bizim ülkemizde iftiraya ve dedikoduya dayalı tutuklamalar yapılabiliyor” dedi.

Seçim sonrası 1 Nisan işlemleri

Seçim gecesi yapılan “oyların yeniden sayılsın” başvurusunun ardından 1 Nisan’da eski belediye başkanı Hasan Tahsin Usta’nın bazı işlemleri alelacele meclise havale ettiğini belirten Şahin, bu sürecin başında Bahçetepe’nin henüz mazbatasını almadığını ifade etti. Bahçetepe’nin konuyu duyduğunda belediyeye giderek “Burası emanet, makamlar gelip geçicidir, alelacele işlemler yapılmasın” dediğini aktardı.

Mazbatayı 5 Nisan’da alan Bahçetepe’nin, 1 Nisan’da yapılan sevkleri incelemeye aldırdığını söyleyen Şahin, yazı işleri birimi aracılığıyla dosyanın hukuk ve imar komisyonlarına gönderildiğini belirtti. Her iki komisyonda da AKP çoğunluğu bulunduğunu, buna rağmen işlemin oybirliğiyle “uygundur” kararı alarak meclise sevk edildiğini, mecliste de yine oybirliğiyle geçtiğini ve oturumu AKP’li bir üyenin yönettiğini anlattı.

Beşiktaş Belediyesi aracı iddiası

Halk TV’nin aktardığına göre, dosyada geçen 06 CMM 944 plakalı araçla ilgili iddialara da değinen Şahin, bu aracın Bahçetepe’nin ilçe başkanlığı döneminde, CHP Gaziosmanpaşa ilçe örgütü tarafından ortak şekilde kullanıldığını söyledi.

“Bu araç sayın müvekkilimin ilçe başkanı olduğu dönemde kullanılmıştır. Sayın müvekkilim de o dönem kullanmıştır. İlçedeki diğer bileşenler de kullanmıştır. Gençlik kolları bagajına pankart atmıştır, gidip pankart asmıştır. Bir cenazeye gidilecektir, pilavı, helvası, ayranı konulmuştur. Bir düğüne gidilecektir, belki bir yardım konulmuştur. Korona dönemi eldivenler, maskeler konulmuştur.”

Bahçetepe’nin Ocak 2024 itibarıyla bu araçla hiçbir ilgisi kalmadığını belirten Şahin, savcılığın bu konuda sevk yapmadığını, ifadeyi alan savcının “tipiklik” bulunmadığını kendisine ilettiğini de belirtti:

“Oradaki araç yönünden asıl çirkin iftira, yani bütün iftira çirkin ama en çirkin kısmı şu: İftira sahibi şahıs son kısımda diyor ki, “Bu aracı biz çok istedik, geri istedik ama hala vermediler. Hakan Bey ve yakınları hala bu aracı kullanıyor.” Bakın, Ocak 2024 itibariyle Hakan Bey’in bu araçla hiçbir ilgisi yok. Bunu da bizim kanıtlamamıza gerek dahi kalmadı. Neden? İfadede PolNet sorgusu var. PolNet’te aracı kullananları sıralamışlar. Hepsi, yani çok büyük bir çoğunluğu, Cumhuriyet Halk Partisi Gaziosmanpaşa ilçe örgütü mensupları. Esasen biz bu PolNet sorgusunu görmeden, verdiğimiz ifadede hemen üst başlıkta bu durumu açıklamıştık. Aşağıda devletin çalışması bizim ifademizi bir kere daha kanıtladı. Bu kadar masumane bir durum. Araç yönünden bir sevk de yapmadı savcılık makamı. Görünce esasen ifadeyi alan savcı bey de tipiklik konusuna kendisiyle hukuki bir mülahazaya girdiğimde tipikliğin olmadığını anladım. Nedir tipiklik? Bir olay olur ve o olayın TCK’da yollama yapılan bir suç olur. Bir olay, örneğin biri gider birine bir yumruk atar. Evet, TCK’da bu kasten yaralama suçudur. Ama bu arabayla ilgili anlatılan senaryo ve iftira yönüyle bir tipiklik de yok. Yani bu neyin suçu?”

Kazı ruhsatı ve rüşvet iddiası

Kazı ruhsatı karşılığında 300 bin dolar rüşvet alındığı iddiasıyla ilgili konuşan Şahin, müvekkiline yöneltilen suçlamaların yalnızca bir kişinin beyanına dayandığını söyledi.

“Sayın müvekkilim Hakan Bahçetepe yönünden burada herhangi bir delil yok. Bir iftiracı var. Bu adam niye iftiracı? O onun vicdanını ve hukuku bağlayan bir durum. Ama burada Amerika’yı yeniden keşfetmeye gerek yok. Bir insanın tutukluyken sırf serbest kalma gayesiyle ‘Yeter ki bir şeyler anlatayım’ anlayışıyla hareket etmesi halinde görüyoruz. Şimdi iftira delil değildir. Dedikodu delil değildir.

Sulh Ceza sorgusunda gördüğümüz kadarıyla, Sayın Gürkan Dölekli Bey’in avukatlarının savunmalarında bizler orada gördük ki Aziz İhsan Aktaş yönünden Asliye Ticaret Mahkemesi’nden bir karar almışlar. Ne için? Şirketin yetkileri, imza vesaire konuları için. Aziz İhsan Aktaş, Gürkan Bey ve Özer Bey’e bir husumet güdebilir mi? Evet, güdebilir. Ama biz burada bunları da girmek istemiyoruz. Bizim girmek istediğimiz nokta şu, kendisinin iddiasına göre sayın başkana burada son derece absürt bir şekilde 300 bin dolar verildiği iddiası var.”

BEDAŞ tarafından yapılan başvuruların önce reddedildiğini, daha sonra güncellenerek tekrar başvurulduğunu söyleyen Şahin, ikinci başvurunun 1 Nisan’da Hasan Tahsin Usta tarafından meclise sevk edildiğini, Bahçetepe’nin mazbatayı almadan önce bu işlemi durdurmak için yazı işleri aracılığıyla komisyonlara sevk ettirdiğini, komisyonlardan ve meclisten oybirliğiyle “uygundur” kararı çıktığını belirtti.

Şahin’in sıraladığı absürtlükler

Avukat Hasan Şahin, dosyada yer alan bazı iddiaları “absürtlükler” olarak sıraladı:

Olayın muhatabı BEDAŞ:

“Burada olayın tarafları BEDAŞ Kurumu ve Gaziosmanpaşa Belediyesi’nin tüzel kişiliği. Müvekkilim bu sürecin tarafı değil.”

Orantısız para iddiası:

“Bu işin toplam bedeli 1.750.000 TL, 2 milyon TL civarı bir şey. En fazla 2 milyon TL tutacak bedelli bir iş için toplam isnat edilen, iftira edilen para tutarları toplandığında 600.000 dolar gibi bir rakam yapıyor. Nasıl böyle bir rüşvet verilebilir?”

Zamanlama çelişkisi:

“İdari süreç Temmuz’un başında tamamlanmış dedik, değil mi? Bizim Kasım ayında rüşvet aldığını iddia ediyor. Yani 5,5 ay sonra, yaklaşık, düz hesap 6 aya yakın bir süre sonra. Yani böyle bir iftira olabilir mi? Yeşilçam filmlerinde bile mizahsen olarak bir rüşvet alındığında, gecesinde alıyorlar. Bir rüşvet ya olay öncesi alınır ya da olay anında alınır. Olay bittikten 6 ay sonra rüşvet verilmez ve alınmaz.”

Taraflar birbirini tanımıyor:

“Sayın müvekkilim Gürkan Bey’i hiç görmedi, tanımıyorlar birbirlerini. Özer Bey yönünden ise bir ya da iki kez görüşmesi olduğu kişi.”

Tutarsız tutuklama:

“Paranın çıkış noktası olduğu iddia edilen kişi adli kontrolle serbest. O parayı taşıdığı iddia edilen tutuklu, o parayı aldığı iddia edilen tutuklu. Böyle bir para yok diyorsun ama tutuklamaya devam ediyorsun.”

Tutuklama gerekçesi yok

Sulh Ceza Hakimliği’nin kararına da değinen Şahin, kararın gerekçesiz olduğunu ifade etti:

“Gerekçesiz bir karardır. Çünkü herkese yazmışlar, kim için hangi gerekçe olduğu belli değil. Anayasa Mahkemesi’nin yakın zamanda yeni bir kararı oldu. Katalog suç tek başına tutuklama için yeterli değildir. Tutuklama gerekçesi; kaçma şüphesi, delil karartma şüphesi, kuvvetli suç şüphesi olabilir. Bunların hiçbiri yok.”

“Bu dosya elde kalıyor”

Şahin, tüm süreçte karar verici konumda olanların dinlenmesi gerektiğini belirtti. Hasan Tahsin Usta’nın yanı sıra, hukuk ve imar komisyonlarındaki AKP’li üyelerin ve meclis başkanlığını yapan kişinin de çağrılması gerektiğini söyledi.

“Nasıl ceza soruşturması yapılmaz, nasıl bir ceza hukuku garabeti olur”

Şahin, müvekkilinin soruşturma sürecine dair de şunları söyledi:

“Bu dosya yarın bir gün akademik kariyer düşünen biri olarak, eğer ben yarın bir gün ceza kürsüsünde öğrencilere ders anlatırsam, ‘Nasıl ceza soruşturması yapılmaz, nasıl bir ceza hukuku garabeti olur’, bu şahısların da kişisel verileri konusunda izinlerini alıp en azından medyaya yansıyan konularıyla ileride ders olarak anlatabilirim.”

 

 

 

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.