Uzmanlardan “aşırı güvenlikçi yaklaşım” uyarısı: Her yaştaki çocuğun potansiyel risk olarak görülmesi pedagojik ve psikolojik açıdan yanlış!

Saldırılar ardından güvenliğin arttırılması amacıyla okullarda alınan sıkı tedbirleri değerlendiren uzmanlar, “Her yaştaki çocuğun potansiyel risk olarak görülmesi pedagojik ve psikolojik açıdan yanlış. Sürekli kontrol edilen bir ortamda çocuklar …

Uzmanlardan “aşırı güvenlikçi yaklaşım” uyarısı: Her yaştaki çocuğun potansiyel risk olarak görülmesi pedagojik ve psikolojik açıdan yanlış!
Yayınlama: 25.04.2026
A+
A-

Saldırılar ardından güvenliğin arttırılması amacıyla okullarda alınan sıkı tedbirleri değerlendiren uzmanlar, “Her yaştaki çocuğun potansiyel risk olarak görülmesi pedagojik ve psikolojik açıdan yanlış. Sürekli kontrol edilen bir ortamda çocuklar kendilerini değersiz görebilirler” uyarısında bulundu. Sorunun çok katmanlı olduğunu vurgulayan uzmanlar, tek nedene odaklanmanın yanlış sonuçlar doğurabileceğini belirtti.

Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’daki saldırılar ardından okullarda güvenlik önlemleri arttırıldı. Ancak uzmanlar, her çocuğun potansiyel risk gibi görülmesinin pedagojik olarak doğru olmadığını belirterek sürekli kontrolün çocuklarda “değersizlik” algısı yaratabileceğini belirtti.

Türkiye gazetesine konuyu değerlendiren Çocuk ve Ergen Psikoloğu Buse Başakgil, aşırı güvenlik uygulamalarının çocukların okul algısını bozabileceğini belirterek “Her çocukta aynı etki görülmez ancak bazıları kendini potansiyel suçlu gibi hissedebilir. Bu da özellikle ergenlerde öfke, güvensizlik ve karşıt davranışları artırabilir” dedi.

“Panik refleksiyle alınan önlem çocuğun benlik algısını bozabilir”

Dr. Öğr. Üyesi Demet Gülaldı panik refleksiyle alınan tedbirlerin çocukların benlik algısını zedeleyebileceğini söyledi. Gülaldı, “Çocuklar sürekli kontrol edilen bir ortamda kendilerini değersiz hissedebilir. Bu durum okul aidiyetini ve akademik motivasyonu olumsuz etkiler” ifadelerini kullandı.

“Sorun çok katmanlı!”

Çocuk ve Ergen Psikiyatristi Prof. Dr. Veysi Çeri, sorunun çok katmanlı olduğuna dikkat çekerek ekobiyogelişimsel yaklaşımın önemini vurguladı. Çeri “Çocuğun davranışını belirleyen en güçlü halka aile ortamıdır. Ardından okul, mahalle ve medya gelir. Tek bir nedene odaklanmak yanlış sonuçlar doğurur” dedi.

Çeri, ayrıca zayıflayan aile bağları ve işlevsiz hâle gelen psikolojik destek sisteminin de riskleri artırdığını ifade etti.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.