Ankaralı Coşkun düğünde şarkısını söyleyen çiftten ‘telif hakkı’ istemişti: Sorumluluk, düğün sahibinde mi yoksa salon işletmesinde mi?
Ankaralı Coşkun’un şarkısını düğünlerinde kullanan çiftten 300 bin lira istemesi, ‘telif hakkı’ tartışmasını yeniden gündeme taşıdı. Peki düğün salonunda izinsiz çalınan şarkıdan kim sorumlu?
Hürriyet yazarı Oya Armutçu, düğünlerinde Ankaralı Coşkun’un şarkısını çalan çiftten 300 bin lira tazminat istenmesi ardından gündeme gelen telif hakkına ilişkin olarak kaleme aldığı yazısında kimin sorumlu olduğunu İstanbul Barosu avukatı Utku Karabayraktar ile konuştu.
Ankaralı Coşkun’dan şarkı davası açıklaması: Düğün değil, ticari klip nedeniyle dava açtım!
Armutçu’nun yazısından ilgili kısım şu şekilde:
“Düğün salonlarında çalınan şarkılarla ilgili izin gerekiyor. Şarkılarla ilgili izin uygulaması nasıldır?
Bu noktada şu önemlidir. Başkasına ait şarkıyı söyleyen kişi, düğünde sahne alan profesyonel bir icracı sanatçı mı, yoksa kendi düğününde doğaçlama şarkı söyleyen düğün sahibi veya misafir mi? Düğün salonu, otel vb işletmelerin mekânlarında kullandıkları şarkılar onların ticari faaliyetlerinin bir parçası sayılırlar. Bu durumda yasalarımız bu işletmenin ilgili meslek birlikleri ile bu parçaların mekânda çalınabilmesi için bir sözleşme yapması gerektiğini düzenlemiştir. Bu izin olmaksızın dijital platform, radyo, TV veya canlı icra olarak mekânda müzik eserlerinin kullanılması işletme sahibinin hukuki ve cezai sorumluluğunu doğurur. Bu izne sahip olmayan bir mekânda sahne alan sanatçılar da bu kapsamda işletme sahibi ile birlikte sorumlu olacaklardır. Düğün sahibi bu kapsamda izin alma yükümlüsü olmadığı için sorumlu değildir.
Masada şarkı söyleyenlerin durumu ihlal kapsamına girer mi?
İzin olmasa dahi bir restoranda veya kapalı işletmede masalarında şarkı söyleyen kişilerin bu eylemi “şahsi kullanım” kapsamında bir ihlal teşkil etmez. Bir paylaşımın telif ihlali sayılması için üç temel kriterin bir araya gelmesi gerekir:
1. Erişime Açma: Eserin bir sunucuya yüklenerek internette erişilebilir hale getirilmesi.
2. Umuma Yönelik Olması: İletimin, eser sahibiyle kişisel bağı olmayan, tanımadığımız kitlelerin erişimine de açık olması.
3. İzinsiz Olması: Eser sahibinden yazılı bir izin alınmamış olması. Telif ihlali ile karşı karşıya kalmamak için bu üç kritere mutlaka dikkat edilmelidir. Çünkü mevcut katı yasal düzenlememiz, ticari amaç güdülmese bile kitlelerin erişimine açılan izinsiz her türlü umuma iletimi ihlal sayma eğilimindedir. Kanaatimce ticari olmayan, amatör ve anı niteliğindeki bu tür paylaşımların daha esnek değerlendirilmesi çağımızın gerçeklerine daha uygun olur.
Düğün sahipleri için ise tavsiyem şudur: Salonla sözleşme yaparken, “Müzik telif bedelleri işletmeye aittir ve gerekli meslek birlikleri eliyle lisanslanmıştır” ibaresinin sözleşmede yer almasını isteyin. Bu şekilde hukuki ve cezai sorumluluktan kesin şekilde kurtulabilirsiniz”
Yazının tamamını okumak için