BirGün yazarı Aziz Çelik, mutlak butlan kararının ardından CHP Genel Merkezi’nde yaşanan olaylara ilişkin kaleme aldığı yazısında, “Bu operasyon başarılı olursa yalnızca bir parti değil, halkın demokratik yollarla hak arama ve ekonomik gidişatı …
BirGün yazarı Aziz Çelik, mutlak butlan kararının ardından CHP Genel Merkezi’nde yaşanan olaylara ilişkin kaleme aldığı yazısında, “Bu operasyon başarılı olursa yalnızca bir parti değil, halkın demokratik yollarla hak arama ve ekonomik gidişatı değiştirme umudu da tıkanacaktır. Mutlak butlanın asıl faturası bu olacaktır.” diye yazdı.
“Türkiye’nin yakın siyasal ve toplumsal tarihinin en derin hukuksuzluklarından ve keyfi operasyonlarından birini yaşıyoruz. Ana muhalefet partisi CHP’nin kurultayına dönük keyfi ve hukuksuz “mutlak butlan” kararı, bir parti içi mesele, bir yargı sorunu veya bir dernekler veya siyasi partiler hukuku tartışması değil. Oysa bu operasyon, yasal-teknik bir kılıfa büründürülmüş olsa da özünde siyasal ve iktisadi sonuçları olan, kapsamlı bir sivil darbedir. “Mutlak butlan” operasyonu derin bir siyasi ve iktisadi operasyonun son hamlelerinden biri, bir rejim operasyonudur. Bu nedenle meseleyi, işbirlikçileri, piyonları ya da onların kişisel ihtirasları düzeyinde ele almak onun gerçek mahiyetini gözden kaçırmamıza yol açar.” ifadelerini kullanan Çelik, yazısında üç temel iddiaya dikkat çekti.
Çelik, “Birincisi, mutlak butlan operasyonu bir hukuksuz ve bir ihanetin ötesinde, müesses nizamı sürdürmeye dönük derin bir siyasi rejim projesidir. İkincisi, bu operasyon başarılı olursa yalnızca bir parti değil, halkın demokratik yollarla hak arama ve ekonomik gidişatı değiştirme umudu da tıkanacaktır. Mutlak butlanın asıl faturası bu olacaktır. Üçüncüsü, bu süreçte asıl mesele toplumsal muhalefetin dayanışması, ortak duruşu ve direngenliğidir.” diye yazdı ve şöyle devam etti:
“Kişisel tercihlerin ve ihanetin psikopatolojisini irdelemeyi işin ehline bırakıp asıl meseleye dönmek gerekir. Çünkü Türkiye en zor dönemlerinden birinden geçerken bu operasyonun içerden destekçilerinin hikâyesi sadece kişisel bir dram değildir. Onlar bir halkın, bir ülkenin umudunu ve geleceğini hedef alan bir komploya ortak oldular. Bu operasyon, miadını dolduran ve demokratik yollarla ayakta kalması güçleşen ve ilk seçimde değişmesi çok muhtemel bir iktidara ve düzene payanda olmaktır. Kısa vadede amaç, artık dikiş tutmayan bir siyasal düzene seçim kazandırmak gibi görünebilir. Ama çok daha büyük bir hedef vardır: Ekonomi dahil müesses nizamı sürdürmek ve kalıcılaştırmak.”
Yazının tamamını okumak için .