Cumhuriyet yazarı Barış Terkoğlu, istinafın CHP Kurultayı’na yönelik mutlak butlan kararının ardından CHP Genel Merkezi’nde yaşanan olayları köşesine taşıdığı bugünkü yazısında, “Butlan kararının görünmeyen bir sonucunu belki de önümüzdeki günlerde …
Cumhuriyet yazarı Barış Terkoğlu, istinafın CHP Kurultayı’na yönelik mutlak butlan kararının ardından CHP Genel Merkezi’nde yaşanan olayları köşesine taşıdığı bugünkü yazısında, “Butlan kararının görünmeyen bir sonucunu belki de önümüzdeki günlerde hissedeceğiz. Zira butlan darbesi genel merkeze vurulmuş gibi görünse de yaratacağı sonuçlar en çok Mansur Yavaş’ın Cumhurbaşkanlığı adaylığına hasar verecek.” ifadelerini kullandı.
İstinafın CHP Kurultayı’na yönelik mutlak butlan kararının ardından CHP Genel Merkezi’nde süren hareketlilik gece yarısının ardından arttı. Kemal Kılıçdaroğlu’nun, Genel Merkez binasının tahliye edilerek kendilerine teslim edilmesi yönünde talepte bulunmasının ardından genel merkez binasında hareketli saatler yaşandı. Ankara Valiliği’nin emniyete talimat vermesinin ardından polis ekipleri binaya gaz kapsülüyle müdahalede bulundu. Bina içindeki barikatlar yıkıldı, partililer ve halk genel merkez binasından çıkarıldı. Binadan çıkan Özgür Özel, binlerce kişiyle birlikte Meclis’e yürüdü.
Mutlak butlan kararı ve sonrasında yaşananları yorumlayan Terkoğlu, “İktidarın hedefi, CHP’yi birinin yönetmesi değil, CHP’nin yönetilememesi. Genel merkezine dün polis sokarak, koridorlarını gaza boğarak, CHP’yi bugünden sonra siyaset yapan; kendi programıyla, bayrağıyla, söylemiyle topluma söz söyleyen bir organ olmaktan çıkardı. Uzun süre boyunca tabanıyla tepesi arasında sürecek bir nifak havuzunun içine itti.” diye yazdı.
Terkoğlu, şunları kaydetti:
“Butlan kararı çıkmadan bir saat öncesine kadar CHP’nin kritik bir ismi ile beraberdik. Butlan çıksa dahi tedbir kararı alınmayacağını, sürecin yıllar alacağını anlattı. Gelgelelim bir saat sonra tedbirli butlan çıktı. Butlan akşamı görüldüğü gibi; CHP Genel Merkezi, göstere göstere gelen bu karara hazırlıksız yakalandı. Kararı verenler ise oldukça hazırlıklıydı.
Özgür Özel, 21 Mayıs’ta genel merkez önünde yaptığı konuşmada örtülü bir dille kendisine yapılan teklifi de işaret etti. Öyle anlaşılıyor ki butlan kararı, Özel liderliğine İmamoğlusuz yol yürüme teklifini Özel’in geri çevirmesinin sonucunda geldi. Haliyle butlan kararı bir lider değişiminden çok, İmamoğlu’nda ısrar eden kadroların tasfiyesi. İki ayrı Meclis grubu, iki ayrı genel başkan, iki ayrı genel merkez… Kaçınılmaz sonucu önce fiili, ardından belki de resmi olarak iki ayrı parti olacak.
Erdoğan, kendisine meydan okuyan ilk cumhurbaşkanı adayını 19 Mart operasyonuyla tasfiye etti. Butlan kararının görünmeyen bir sonucunu belki de önümüzdeki günlerde hissedeceğiz. Zira butlan darbesi genel merkeze vurulmuş gibi görünse de yaratacağı sonuçlar en çok Mansur Yavaş’ın Cumhurbaşkanlığı adaylığına hasar verecek.”
Yazının tamamını okumak için .