Dr. Osman Öztürk: TTB Merkez Konseyi üyeliğinden neden istifa ettim?

Tabip Odaları İnisiyatifi’nden Dr. Osman Öztürk, Merkez Konseyi üyeliğinden neden istifa ettiğini açıkladı. İstifa dilekçesini paylaşan Öztürk, yazısının sonunda ismini vermediği eski bir TTB yöneticisine yönelik, “Birincisi, ne hekimlerin ne de TTB …

Dr. Osman Öztürk: TTB Merkez Konseyi üyeliğinden neden istifa ettim?
Yayınlama: 06.07.2026
A+
A-

Tabip Odaları İnisiyatifi’nden Dr. Osman Öztürk, Merkez Konseyi üyeliğinden neden istifa ettiğini açıkladı. İstifa dilekçesini paylaşan Öztürk, yazısının sonunda ismini vermediği eski bir TTB yöneticisine yönelik, “Birincisi, ne hekimlerin ne de TTB’nin birincil meselesi Kürt sorunu değildir, senden öğrenecek de değiliz. İkincisi, hayatında tek bir gün cezaevine girip açlık grevi, ölüm orucu izledin mi; Mutki’de, Nevala Kasaba’da, Goderne Vadisi’nde faili meçhul toplu mezar araştırdın mı; Roboski’de cenazeleri toprağa verirken, bombaların düştüğü ölüm çukuruna tırmanırken neredeydin ki bana, bize ders vermeye kalkıyorsun? Üçüncüsü, ED-TTB’de kalemşör mü kalmadı da gazete penceresinden atış vazifesi sana düştü?” diye yazdı.

TTB’nin 78. Seçimli Büyük Kongresi’nde Etkin Demokratik TTB Grubu, 11 üyeden oluşan Merkez Konseyi’nde 8 üyelik kazanarak çoğunluğu elde etmişti. Tabip Odaları İnisiyatifi ise Merkez Konseyi’nde 3 üyelik kazanmıştı. Tabip Odaları İnisiyatifi, Alpay Azap, Güray Kılıç ve Osman Öztürk’ün Merkez Konseyi üyeliğinden ayrıldığını duyurmuştu.

Osman Öztürk, BirGün’deki köşe yazısında neden istifa ettiğini açıkladı. “Seçim süreci üzerine birçok şey konuşulabilir, yazılabilir ama ben tek bir konuya değinmek istiyorum. İnisiyatif ilk kez katıldığı TTB seçimlerinde bölgesel temsiliyet esaslı bir yöntem önermişti ve hiçbir grupla ittifak pazarlığı yapmayacağını baştan açıklamıştı. Görüşmelerde ED-TTB Grubu kendince gerekçelerle öneriyi kabul etmedi. ÇHG ise sözcülerinin Kongre konuşmasında açık olarak belirttiği gibi İnisiyatif’le pazarlık yapmaya çalıştı.” ifadelerini kullanan Öztürk, şöyle devam etti:

“Aslında İnisiyatif kabul etse TTB Merkez Konseyi’nde sekiz üyelik kazanabilirdi ama dürüst ve ilkeli davranarak reddetti. Her iki grupla görüşmeleri açık ve şeffaf olarak yürütmesine rağmen İnisiyatif’in ÇHG ile gizli kapılar arkasında pazarlık yaptığı, el altından anahtar liste hazırladığı yalanını son ana kadar yayan bağzı ED-TTB’liler için bu da burada dursun. İnisiyatif’in “faşistler”le müzakere yaptığını yayan şuursuzların ise tedavisi yok.”

Öztürk, istifa dilekçesini de paylaştı:

“Türk Tabipleri Birliği Merkez Konseyi’ne,

Türk Tabipleri Birliği (TTB) 78. Büyük Kongresinin 28 Haziran 2026 tarihinde gerçekleştirilen seçiminde Tabip Odaları İnisiyatifi listesinden aday olarak Merkez Konseyi asil üyeliğine seçilmiş bulunmaktayım.

Öncelikle TTB Merkez Konseyi, Yüksek Onur Kurulu ve Denetleme Kurulu üyeliklerine seçilen bütün meslektaşlarımı kutluyorum.

Bilindiği gibi seçime dört liste girmiş olup TTB Merkez Konseyi asil üyeliklerine Etkin Demokratik TTB Grubu’ndan sekiz, Tabip Odaları İnisiyatifi’nden üç üye seçilmiş bulunmaktadır.

1- Mevcut siyasi iktidarın gerek baskıcı, otoriter yönetim tarzıyla ülkemize, gerekse uygulayageldiği piyasacı “Sağlık Reformu” ile sağlık ve hekimlik ortamımıza verdiği zarar açıktır. Bu nedenle Demokratik Kitle Meslek Örgütümüz TTB’ye bugüne kadar olduğu gibi önümüzdeki dönemde de büyük görev ve sorumluluklar düşmektedir.

2- Etkin Demokratik TTB Grubu ile Tabip Odaları İnisiyatifi arasında hem Türkiye sağlık ve hekimlik ortamına, meslek örgütümüz TTB’ye ve hekim mücadelesine bakışındaki programatik öncelikler, hem de Aydınlanmayı, laikliği, Neo-Osmanlıcılığa karşı Cumhuriyet’in değerlerini savunma konularında derin farklılıklar olduğu hekim kamuoyunun bilgisi dahilindedir.

3- Keza ED-TTB Grubu’nun gerek 2020-2024 yönetim döneminde meslek örgütümüze verdiği zarar, gerekse Tabip Odaları İnisiyatifi ile birlikte yönetimde olduğu 2024-2026 dönemindeki birlikte çalışma hukukuna asgari hürmetin gereği olan çoğulculuk yerine sayısal çoğunlukla karar alma pratikleri de bilinmektedir.

4- Daha önce 2010-2012 ve 2012-2014 yılları arasında iki dönem TTB Merkez Konseyi üyeliği yapmış olup verimli bir çalışma için uyum, güven ve samimiyetin ne kadar elzem olduğu tecrübesine sahibim.

Yukarıda saydığım nedenlerle TTB Merkez Konseyi çalışmalarına gerekli katkıda bulunabileceğimi düşünmüyorum. Aynı zamanda TTB Merkez Konseyi’ne ED-TTB Grubu’ndan seçilen üyelerin verimli ve uyumlu çalışabilmesine de fırsat sunmak istiyorum.

Bu gerekçelerle 28 Haziran 2026 tarihinde seçildiğim TTB Merkez Konseyi asil üyeliğinden feragatle istifa ediyorum.

Türk Tabipleri Birliği’ne ilk adımımı attığım günden bu yana yaptığım gibi ‘İyi Hekimlik/Halkın Sağlık Hakkı/Güçlü Meslek Örgütü’ için mücadele etmeye bundan sonra da devam edeceğim.”

Öztürk, yazısını şöyle noktaladı:

“Son olarak vakti zamanında TTB İkinci Başkanlığı görevinden kişisel kariyeri için istifa edip otuz yıldır Tanrılar katında yaşayan, seçim dönemi gelince de sözde fikir serdeden elit cerrah için, fazlası lüzumsuz, birkaç cümle yazayım.

Birincisi, ne hekimlerin ne de TTB’nin birincil meselesi Kürt sorunu değildir, senden öğrenecek de değiliz.

İkincisi, hayatında tek bir gün cezaevine girip açlık grevi, ölüm orucu izledin mi; Mutki’de, Nevala Kasaba’da, Goderne Vadisi’nde faili meçhul toplu mezar araştırdın mı; Roboski’de cenazeleri toprağa verirken, bombaların düştüğü ölüm çukuruna tırmanırken neredeydin ki bana, bize ders vermeye kalkıyorsun?

Üçüncüsü, ED-TTB’de kalemşör mü kalmadı da gazete penceresinden atış vazifesi sana düştü?

Birlikte yargılandığımız eski günlerin hatırına uzatmıyorum, bundan gayrı benden de cemi cümlemizden de uzak dur.”

Osman Öztürk’ün isim vermeden yaptığı eleştirilerin Prof. Dr. Cem Terzi’ye yönelik olduğu değerlendiriliyor.

( ALINTI www.birgun.net/makale/ttb-merkez-konseyi-uyeliginden-neden-i… )

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.