CHP’li Mustafa Adıgüzel’in sosyal medyadan paylaştığı uçak görüntüsü, faaliyetleri mahkeme kararıyla durdurulan Fatsa’daki siyanürlü altın madeninin doğada bıraktığı kalıcı tahribatı yeniden gözler önüne serdi. Görüntüler, Ordu’nun yüzde 74’ünün …
CHP’li Mustafa Adıgüzel’in sosyal medyadan paylaştığı uçak görüntüsü, faaliyetleri mahkeme kararıyla durdurulan Fatsa’daki siyanürlü altın madeninin doğada bıraktığı kalıcı tahribatı yeniden gözler önüne serdi. Görüntüler, Ordu’nun yüzde 74’ünün maden sahası ilan edilmesini ve bölgede yıllardır süren çevre mücadelesini yeniden gündeme taşıdı. Adıgüzel, bölge için “Yeşil Fatsa’nın bağrındaki sarı çıban” ifadelerini kullandı.
CHP Ordu Milletvekili Mustafa Adıgüzel’in paylaştığı hava görüntüsü, Fatsa’da bulunan geniş yeşil alanların ortasında açılmış maden sahasının oluşturduğu tahribatı yeniden gündeme taşıdı. Adıgüzel paylaşımında, “İhanetin belgesi bir ibret vesikası olarak orada duruyor. Siyanür havuzlarının Fatsa’ya yakınlığını ve yıllar geçse de o toprağın o yarayı tedavi edemediğini görebilirsiniz” ifadelerini kullandı.
“Yeni yaralar açtırmamak için daha neyi bekliyoruz?”
Karar’ın haberine göre, Fatsa’daki maden sahasının çevre ve yaşam alanları üzerindeki etkilerine dikkat çeken Adıgüzel, yeni maden sahalarına karşı da uyarılarda bulundu.
CHP’li vekil, “Ah keşke dememek için, yeni yaralar açtırmamak için daha neyi bekliyoruz?” diyerek hem yetkililere hem de bölge halkına çağrıda bulundu. Adıgüzel’in bu paylaşımı, Ordu’da son yıllarda giderek büyüyen maden ruhsatı tartışmalarını yeniden kamuoyunun gündemine taşıdı.
Yalnızca bir alanı değil, bütün bir ekosistemi etkiliyor
Ordu’da maden sahalarına ilişkin tartışmalar uzun süredir devam ediyor. Daha önce çevre örgütleri tarafından yapılan açıklamalarda, kentin yaklaşık yüzde 74’ünün maden sahası ilan edildiği ve ruhsatlandırıldığı belirtilmişti. Aynı açıklamalarda, Erzincan İliç’te yaşanan facianın ardından özellikle Fatsa’daki siyanürlü altın madeni konusunda endişelerin arttığı vurgulanmıştı.
Söz konusu tablo, Karadeniz’in fındık bahçeleri, ormanları, su kaynakları ve yerleşim alanları üzerinde büyüyen madencilik baskısını bir kez daha görünür hale getirdi. Çevre örgütleri ve bölge halkı, maden projelerinin yalnızca belirli bir alanı değil, bütün bir ekosistemi etkilediğini savunuyor.
Fatsa’da yıllardır süren direniş ve hukuki süreç
Fatsa’daki altın madeni, bölge halkının uzun yıllardır karşı çıktığı çevre başlıklarının başında. Fındık bahçeleri ve kestane ormanlarının bulunduğu bölgede başlayan siyanürle altın ayrıştırma çalışmaları nedeniyle çok sayıda ağacın kesildiği, yöre halkının ise hukuki mücadeleyle birlikte direniş çadırı kurarak tepkisini göstermişti.
Bölge halkı; Fatsa’nın içme suyu kaynakları, tarım alanları ve yaşam alanlarının maden faaliyetleri nedeniyle yüksek risk altında olduğunu ifade etti. Maden sahasının ilçe merkezine olan yakınlığı da yıllardır en çok tepki çeken başlıklar arasında yer almıştı.
“Fatsa’nın üstünde siyanür havuzları var”
Adıgüzel, maden sahasının “Fatsa’ya yakın olmadığını, doğrudan Fatsa’nın üzerinde” yer aldığını belirterek, bölgede daha fazla siyanür havuzu inşa edilmek istendiğini söylemişti. Adıgüzel’in son paylaşımındaki uçak görüntüsü de bu uyarıyı yeniden öne çıkardı.
Fatsa’daki siyanürlü altın madeni, Erzincan İliç’te yaşanan facianın ardından yoğun tepki çekmişti. Bölge halkı ve çevre savunucularının uzun süren mücadelesinin ardından, Ordu İdare Mahkemesi’nin ruhsat iptali kararına istinaden maden faaliyetlerinin durdurulduğu açıklanmıştı. Ancak çevreciler, sadece faaliyetlerin durdurulmasının yeterli olmadığını, bölgedeki siyanür havuzları ve tahrip edilen alanların mutlaka rehabilite edilmesi gerektiğini belirtti.
Karadeniz için uzun vadeli risk
Adıgüzel’in “yıllar geçse de o toprağın o yarayı tedavi edemediği” yönündeki tespiti, maden sahalarının kapatılsa bile doğada bıraktığı kalıcı izlere odaklanılmasına neden oldu.
Uzmanlar ve çevre savunucuları da siyanürlü altın madenciliğinin yalnızca işletme döneminde değil, sonrasında da su kaynakları, toprak yapısı ve ekosistem üzerinde uzun vadeli riskler oluşturduğunu vurguladı. Özellikle Karadeniz gibi eğimli, yağışlı ve heyelan riski yüksek bölgelerde, rehabilite edilmemiş maden sahalarının çok daha büyük çevresel tehditler yaratabileceğini belirtti.
“Fatsa’ya siyanür değil, yaşam”
Ordu genelindeki maden ruhsatı tartışmalarının sembollerinden biri haline gelen Fatsa’daki maden karşıtı direnişte bölge halkı; meydanlarda, çevre eylemlerinde ve hukuk süreçlerinde “Fatsa’ya siyanür değil, yaşam” çağrısı yapmıştı.
Adıgüzel’in son paylaşımı, hem Fatsa’daki eski maden sahasının yarattığı ağır tahribatı hem de Ordu’nun farklı bölgelerinde planlanan yeni maden projelerine karşı yükselen tepkileri tazeledi. Bu gelişmeyle birlikte gözler bir kez daha Ordu’daki maden ruhsatlarına, tehlike saçan siyanür havuzlarının durumuna ve Fatsa’daki alanın ne zaman rehabilite edileceğine çevrildi.