İlkay Akkaya’dan ODTÜ’deki olaylara ilişkin suç duyurusu: Bayrak ideolojik saldırının kalkanı yapıldı, organize bir nefret kampanyası yürütülüyor

Sanatçı İlkay Akkaya, Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) Bahar Şenliği’ndeki konseri sırasında bir grubun Türk bayrağı açması sonucu çıkan olaylar ve sonrasında sosyal medyada kendisi aleyhine yürütülen linç kampanyasının ardından Ankara Cumhuriyet …

İlkay Akkaya’dan ODTÜ’deki olaylara ilişkin suç duyurusu: Bayrak ideolojik saldırının kalkanı yapıldı, organize bir nefret kampanyası yürütülüyor
Yayınlama: 11.05.2026
A+
A-

Sanatçı İlkay Akkaya, Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) Bahar Şenliği’ndeki konseri sırasında bir grubun Türk bayrağı açması sonucu çıkan olaylar ve sonrasında sosyal medyada kendisi aleyhine yürütülen linç kampanyasının ardından Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu. Olayın, basına ve sosyal medyaya “bayrak açan öğrencilere saldırıldı” şeklinde yansıması üzerine harekete geçen Akkaya’nın avukatı Bişar Abdi Alınak tarafından savcılığa sunulan dilekçede; “bayrağın ideolojik bir saldırının kalkanı yapıldığı ve sanatçıya yönelik organize bir nefret kampanyası yürütüldüğü” vurgulandı.

“Olay, bayrak açan öğrencilere saldırı değil”

Avukat Alınak tarafından hazırlanan metinde, yaşananların spontane bir öğrenci refleksi olmadığı, organize biçimde hareket eden bir topluluğun ODTÜ Bahar Şenlikleri’ni ve müvekkilin ideolojik düşüncelerini hedef aldığı savunuldu. Olayın, basına yansıdığı gibi “bayrak açan öğrencilere bir saldırı olmadığı” özellikle vurgulandı.

Konser sonuna kadar ellerinde Türk bayraklarıyla etkinliğe eşlik eden ve herhangi bir olumsuzluğa maruz kalmayan kişilerin olduğu belirtilen dilekçede şu ifadelere yer verildi:

“Asıl amaçları; bayrak hamaseti ile toplumun kültürel ve tarihsel duygularını kullanarak kavga yaratmak, korku iklimi yaratmak ve bu saikle üniversitenin temsil ettiği değerleri kendi siyasi gösterilerinin sahnesine çevirmektir.”

“Dezenformasyon ve linç kampanyası” tepkisi

Suç duyurusunda, konser alanında yaşananların ardından sosyal medya ve bazı haber siteleri üzerinden gerçeğin kasıtlı olarak çarpıtıldığı belirtildi. Olayın, “Türk bayrağı açan gençler saldırıya uğradı” ve “öğrencilerin yalnızca bayrak taşıdıkları için darbedildiği” şeklinde kurgulanarak servis edilmesinin, halkı yanıltma ve toplumsal hassasiyetleri provoke etme amacı taşıyan sistematik bir manipülasyon olduğu ifade edildi.

Dilekçede, müvekkilin toplum nezdinde “terörist” ve “bayrak düşmanı” olarak yaftalanarak açık hedef haline getirildiği; toplumun bir kesiminin ise “vatan savunucusu” kimliği altında konumlandırılarak yapay bir cepheleşme yaratılmaya çalışıldığı vurgulandı.

5 ayrı suçtan cezalandırma talebi ve ‘Bayrağı aşağılama’ detayı

Avukat Bişar Abdi Alınak, etkin ve kapsamlı bir soruşturma yürütülmesini talep ederek şüphelilerin “hakaret” (TCK m. 125) , “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” (TCK m. 217/A) , “halkı kin ve düşmanlığa tahrik” (TCK m. 216) , “kişilerin huzur ve sükununu bozma” (TCK m. 123) ve “Türk bayrağını aşağılama” (TCK m. 300) suçlarından cezalandırılmasını istedi. Dilekçede ayrıca, suç teşkil eden içeriklere erişimin engellenmesi ve dezenformasyon yayan sosyal medya hesaplarının IP adreslerinin temin edilmesi de talep edildi.

Suç duyurusunda özellikle “Türk bayrağını aşağılama” suçlamasının gerekçesi dikkati çekti. Bu iddia; “sağ görüşlü olduğu belirtilen kitlenin, toplumun ortak değeri olan bayrağı bir nefret, provokasyon ve baskı aracı olarak kullanmasına” dayandırıldı. Dilekçede, bu grubun bayrağı ideolojik bir kalkan haline getirerek farkında olmadan kanunda yazılı olan ‘Türk Bayrağına Hakaret’ suçunu alenen işledikleri savunuldu.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.