Türkiye ile Almanya arasındaki ekonomik ilişkilerin geleceği İstanbul’da düzenlenen Alman-Türk İş Konseyi Yönetim Kurulu Toplantısı’nda ele alındı. Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) ile Boston Consulting Group (BCG) tarafından hazırlanan …
Türkiye ile Almanya arasındaki ekonomik ilişkilerin geleceği İstanbul’da düzenlenen Alman-Türk İş Konseyi Yönetim Kurulu Toplantısı’nda ele alındı. Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) ile Boston Consulting Group (BCG) tarafından hazırlanan “Türkiye-Almanya İş Birliğinin Geleceği” raporu, iki ülke arasındaki ticaret hacminin önümüzdeki 10 yıl içinde 250 milyar Euro”ya ulaşabileceğine işaret ediyor.
Toplantıya Almanya’nın 10. Cumhurbaşkanı ve Alman-Türk İş Konseyi Onursal Başkanı Christian Wulff, DEİK Başkanı Nail Olpak ve DEİK/Türkiye-Almanya İş Konseyi Başkanı Mehmet Ali Yalçındağ’ın yanı sıra iş dünyası temsilcileri katıldı. Görüşmelerde hem ekonomik iş birliğinin geleceği hem de Türkiye’nin Avrupa Birliği ile ilişkileri değerlendirildi.
“Ticaret hacmi 5 yılda 125 milyar Euro’ya çıkabilir”
DEİK Başkanı Nail Olpak, Türkiye ile Almanya’nın uzun yıllara dayanan güçlü ekonomik bağlarına dikkat çekerek, mevcut yaklaşık 50 milyar Euro’luk ticaret hacminin önemli ölçüde artırılabileceğini söyledi. Olpak’a göre, orta vadede ticaret hacminin 5 yıl içinde 125 milyar Euro’ya, 10 yıl içinde ise 250 milyar Euro’ya ulaşma potansiyeli bulunuyor.
Hazırlanan raporda küresel ekonomik eğilimler, tedarik zincirlerindeki dönüşüm ve bölgesel fırsatlar analiz edilirken, iki ülkenin stratejik hedeflerinin birçok alanda örtüştüğü vurgulandı.
10 farklı büyüme alanı öne çıkıyor
Rapora göre Türkiye ve Almanya arasında iş birliğini derinleştirecek 10 temel büyüme alanı bulunuyor. Bunlar arasında tekstil, dijitalleşme, finansal yazılım, oyun sektörü, yapay zekâ ve iklim teknolojileri gibi alanlar öne çıkıyor.
Türkiye’nin coğrafi konumu, güçlü üretim altyapısı ve tedarik zincirlerindeki rolü, Almanya ve Avrupa Birliği için önemli bir avantaj olarak değerlendiriliyor. Özellikle Avrupa’nın tedarik zincirlerini çeşitlendirme arayışı, Türkiye’nin “yakın ve güvenilir üretim merkezi” konumunu güçlendiriyor.
Raporda ayrıca e-ticaret, iş gücü piyasası, enerji dönüşümü ve veri merkezleri gibi alanlarda ortak çalışma potansiyeline dikkat çekiliyor. Türkiye’nin turizm altyapısı ve Almanya’nın Türkiye’ye gelen turistler içindeki payı da ekonomik ilişkilerin önemli başlıklarından biri olarak öne çıkıyor.
Yeni coğrafyalarda ortak fırsatlar
Türkiye ve Almanya’nın sadece ikili ilişkilerde değil, üçüncü ülkelerde de birlikte hareket edebileceği belirtiliyor. Özellikle Hazar bölgesi ve Afrika’da altyapı, enerji dönüşümü ve katma değerli üretim alanlarında ortak yatırım fırsatları bulunduğu ifade ediliyor.
“Bu potansiyeli kullanmalıyız”
Almanya’nın eski Cumhurbaşkanı Christian Wulff da Türkiye ile Almanya arasındaki ekonomik ilişkilerin önemine dikkat çekerek, karşılıklı güvenin en büyük sermaye olduğunu söyledi. Wulff, Türkiye’nin jeopolitik konumu, üretim kapasitesi ve maliyet avantajlarının Almanya açısından önemli fırsatlar sunduğunu vurguladı.
AB üyeliği vurgusu
DEİK/Türkiye-Avrupa İş Konseyleri Koordinatör Başkanı Mehmet Ali Yalçındağ ise Türkiye’nin Avrupa Birliği ile tam entegrasyonunun ekonomik ilişkileri daha da ileri taşıyacağını belirtti. Yalçındağ, Türkiye’nin AB’ye üyeliğinin enerji güvenliği, tedarik zincirleri ve dijital rekabetçilik gibi alanlarda Avrupa’ya katkı sağlayacağını ifade etti.